Kim korkar hain kurttan? | Ferzan Sarpkaya

Ferzan Sarpkaya

köşe yazarı

18.09.2016 - 19:54
1250
9
Yazı Boyutu:    
1800’lü yılların ünlü masalı Who's Afraid of the Big Bad Wolf?’u duymuşsunuzdur. Üç küçük domuzcuk, kötü kalpli kurttan korunabilmek için kendilerine sürekli farklı malzemelerden evler inşa ederler. En sonunda, tabii ki saman ve tahtadan yapılan evlerin değil, üçüncü domuzcuğun yaptığı tuğladan evin kurttan korunmak için ideal olduğunu anlarlar

İki si de aynı günde aramızdan ayrıldı..
kisi de sayısız çok önemli ödül sahibi..
İki si de korkusuz du ..
Hain kılığında  ki kurtlardan..

Asıl adı, Tarık Tahsin Üregül olan oyuncu 13 Aralık 1949 yılında İstanbul'da bir abla ve bir ağabeyden sonra üçüncü çocuk olarak doğdu. Akan, bir dönem subay olan babası Yaşar Üregül'ün görevi nedeniyle Erzurum, Dumlupınar'da yaşamıştır. Babasının başka bir tayini üzere Kayseri'ye taşındılar ve ilkokulunuda burada tamamladı. Babasının emekliliği üzerine İstanbul'a tekrar taşındılar ve Bakırköy'e yerleştiler. Bakırköy'e taşındıktan sonra ortaokul ve liseyi burada tamamlamıştır. Lise'yi bitirdikten sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne girdi ve burada makine mühendisliği bölümünü okudu. Sinemaya geçmeden önce Bakırköy'deki plajlarda can kurtaranlık yapmaya başladı. Aynı zamanda sokaklarda işportacılık da yapmaya başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde, Makina Mühendisliği okuduktan sonra Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi ve bu okuldan mezun oldu. 1969 yılından sonra, 1970 yılında Ses adlı derginin düzenlediği Sinema Artist Yarışması adlı yarışmaya katılarak birinci oldu. Yarışmada birinci olduktan sonra 1971 yılında ilk kez Filiz Akın ve Ekrem Bora'nın başrol oynadığı sinema filmi Emine ile sinema filmi ile oyunculuk kariyerine başlamış oldu. 1979 yılında askerlik görevini yedek subay olarak Denizli'de yaptı. Sinemacılığın kötü gittiği  kendisi oynaması istenilen rolleri kabul etmediğinden  1978-1981 yılları arasında ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticaret hayatına devam etti. Tarık Akan, 1980 yılında 12 Eylül Darbesi'nde 12 yıl hapis cezası ile yargılanmış ancak 2.5 ay hücre hapsi cezası almıştır. 7 Ağustos 1986 tarihinde Yasemin Erkut ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1986 yılında Barış Zeki Üregül dünyaya gelmiştir. Ardından 1988 yılında ikiz olan Yaşar Özgür ile Özlem dünyaya gelmişlerdir. 1991 yılında Bakırköy'de olan Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından birisi olmuştur.

1995 yılında Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devralan oğlu Ali Nesin'den Nesin Vakfı başkanlığını devralmıştır. 2002 yılında Anne kafamda bit var isimli bir kitap çıkardı. Kitabında 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşadıklarını kaleme aldı. 


Tarık Akan, sol görüşe sahip. 1977 , 1978 yılından itibaren mesaj vermeye yönelik ağırlıklı filmlerde rol almaya başladı. Özellikle, Yılmaz Güney'in projeleri olan Sürü ve Yol filmleri ile her tür filmde oynayabileceğinin başarısını göstermiştir. "27 Mayıs ve 28 Şubat darbe değildir. Birincisi önümüzü açtı, yeni düşüncelerle tanışmamızı sağladı. Çünkü laik Cumhuriyet'ten uzaklaşmamızın önünü kapattı. 1971 darbe teşebbüsü ve 1980 Darbesi faşist darbelerdir. Türkiye'yi bugünkü noktaya taşıyan hareketler. 1980 son vuruştur emperyalizm için. TSK bu ülkenin her şeye rağmen en önemli kurumu." demiştir. 2013 yılında yapılan Gezi Parkı protestoları destek vermiştir. Tarık Akan, 1980 darbesinin olduğu dönemlerde tutuklanır.
 31 Mart 1982’de beraat eder. Daha sonra 1979 yılında İzmir'de Nazım Hikmet'in doğum yıl dönümüne katılmak ve Barış Derneği’ne üye olmak suçlarından yine yargılanır. Spor salonunda yapılan o doğum yıl dönümüne binlerce insan katılmışken bir tek Tarık Akan'a dava açılmıştır. Fakat, 1987 yılında davadan beraat etmiştir.
Eşitlik olgusu aile içinde başlamalı tezini  yaşamında sürdürmüştür. Hain Kurtları karşısına alarak..


Edward Franklin Albee Amerikalı yazar.

 Kim Korkar Hain Kurttan? (Who's Afraid of Virginia Woolf?) adlı oyunuyla tanınan yazar modernitenin ve savaş sonrası Amerikan kültürünü eleştiren oyunlarıyla dönemin farklı seslerinden biri olmayı başarmıştır.
1946 - 1947 arasında Hartford’taki Trinity College’ta öğrenim gördü. Bir süre roman ve şiir yazan Albee, daha sonra oyun yazarı olmaya karar verdi. Başta tek perdelik oyunlar yazdı. En önemli eseri üç perdelik ilk oyunu Who’s Afraid of Virginia Woolf’u 1962’de tamamladı. 1966’da sinemaya da uyarlanan bu oyun, Türkiye’de çeşitli kereler sahnelendi ve 1993’te Kabalcı Yayınevi tarafından Kim Korkar Virginia Woolf’tan adıyla yayınlandı. Albee oyun yazarlığının yanı sıra ABD’de çeşitli okullarda dersler de verdi. Seascape (1975, Deniz Manzarası), A Delicate Balance (Kılpayı, 1966) ve Three Tall Women (1991, Üç Boylu Kadın) adlı oyunlarıyla üç kezPulitzer Ödülü kazandı. Albee’nin ilk dönem oyunları absürt tiyatronun önemli örnekleri arasında yer almıştır.
20. yüzyıl Amerikan tiyatrosunun en önemli birkaç isminden biri olan Albee 1928’de, Washington DC’de doğdu. İki haftalıkken ABD’deki iki yüzü aşkın vodvil tiyatrosunun sahibi olan Albee ailesi tarafından evlat edinildi. 1939 ile 1946 arasında birçok okula devam etti ve hemen hepsinden kovuldu. Öğrencilik yıllarında başladığı şiir, öykü ve oyun yazma denemelerini, ofisboyluk, satıcılık, barmenlik gibi çeşitli işlerde çalıştığı 1948 ile 1958 yılları arasında da sürdürdü. 1958 yılında yazdığı ve ilk olarak Berlin’de sahnelenen The Zoo Story (Hayvanat Bahçesi) ile adını duyurdu. Arada yine başarılı oyunlar yazmasına karşın, ancak Who’s Afraid Of Virginia Woolf’tan sonra adı her yerde duyuldu. Aralıksız 664 kez temsil edilen ve Tiyatro Eleştirmenleri Ödülü dahil birçok ödül kazanan oyunla ilgili asıl gürültü Pulitzer ödülüne aday gösterildiğinde koptu. Basında oyun aleyhine birçok yazı yayımlandı. Aile gibi, "kutsal" Amerikan değerlerinin savunucusu olan Time dergisi, oyunun ‘yarattığı karakterlere hiç şefkat duymayan birisi tarafından yazıldığını’ söylüyordu. Oyun birçok yerde sansüre uğradı, hatta yasaklandı...

Ana teması yanılsamaların deşifre edilmesi ve gerçeğin arıtıcılığı olarak özetlenebilecek olan Kim Korkar Virginia Woolf'tan, 1962'de ilk sahnelendiğinde etrafında kıyametler kopartılmış, oyun ve ondan uyarlanan film birçok yerde sansürlenmiş, hatta yasaklanmıştı. Amerikan muhafazakarlarının gözünde neredeyse pornografi gibi görünmesine yol açan şey, kişileri sık sık kullanmaktan kaçınmadığı argo değil, oyunda Amerikan ahlakçılığının yediği ağır darbeydi olsa olsa. Uzlaşmaların ve temelinde bir sürü yalan olan sözde huzurun dünyasına şiddetle saldırılıyor ve delik deşik ediliyordu. 
“Kim Korkar Hain Kurttan?” yanılsama ile gerçek arasında gidip gelen, zaman zaman savaşa dönüşen bir oyun. “Soğuk savaş” döneminin bir oyunu ile Albee ‘50’li yılların  vatanseverlik üzerine kurulmuş yalan Amerikan dünyasına dokunuyor.

Hain kurtlara aldırış etmeden

Veda edemiyoruz çünkü;
 İki si de geride bıraktıkları emekleri ile ölümsüz..
Günümüzde sayılamayacak kadar yurtseverlikten uzak hain kurt kılıklılar var..
Aramızdan ayrılan ''Hain Kurtlar''dan korkmayanların ardından ...onların yolunda yürümektir bizleri aydınlığa ulaştıracak olan..
Ve bu hain kurtları kitapların içine hapsedip orada kalmaları için direnmek  dileğiyle…



Üye Ol



Üye Girişi