Zeytin dalı barışsız | Ferzan Sarpkaya

Ferzan Sarpkaya

köşe yazarı

21.09.2016 - 01:54
1312
15
Yazı Boyutu:    
 Birleşmiş Milletler, Barış Günü'nde, dünya çapında çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi amaçlıyor. Her 21 Eylül’de, Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınıyor. Savaşlardaki insani kıyımın anısına Japonya tarafından yaptırılan bu çan, dünyanın tüm kıtalarından çocukların bağışladıkları bozuk paralarla üretildi. Çanın üzerine, “Çok Yaşa Mutlak Barış” yazısı kazındı.
Eskiden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı'nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etmiştir.

Bu günün ilan edilmesi dünyaya Barış getirebilseydi keşke..

İnsanlık tarih boyunca savaşarak BARIŞ tan çok uzağa düştü.. kana susamışlığı dile getirdi..Savaş üstüne savaş ve binlerce insanı öldürmek ve varlık kayıpları tarihin siciline kayıt altına alınmakta
İnsanlığın bir yüzü acı çekerken diğer yüzü insanlığa son derece büyük acıları getirmiş olan savaş yolunun peşinden gitmeye devam etmekte.
Ne var ki savaş yolunda ki insanlığın, neden savaş yolunda olduğunun evrensel bir açıklaması da yok.
Günümüzde de ABD kaynaklı Irak,  Afganistan vb. acıklı durumları hatırladığımızda, bugün hepimiz farkında  olalım veya olmayalım;
Acı çekiyoruz.
En çok da yine kadınlar ve çocuklar 
Kadınlar savaşın en çok sömürdüğü konumda yaşamın kıyısında ...
Sadece ABD'nin tuzağına düşürülerek, korkunç savaş-kardeş kavgası acılarını hala çekmekte olan, Irak, Afganistan, Suriye, Filistin-Gazze, Arakan, Doğu Türkistan, Somali ve Türkiye de ki durum.
Aslında bütün insanlık, savaş ve tuzak karşıtı olması gerekirken savaş yanlısı olmasının, ekonomik ve küresel sermayeden savaş yolu ile pay almak için, savaş yanlısı olması daha da aşağılayıcı, insanlık adına. 
İşte burada insanlıktan çıkma gibi bir durumla karşı karşıya kalanların bu durumun farkında bile olmaması  kendini haklı göstermeye çalışması daha da vahim. 
İnsanlığa sunulmuş doğal hizmetlerin farkında bile olmayışımızdan doğan arayış teknoloji de son bulmuş olabilir mi?
 
21.yüzyıl da ileri bir teknoloji dediğimiz sahiplik, bireysel olarak baktığımızda bize bir fayda getiriyor mu.?

 
Bu ileri teknolojiyi güçlünün zayıfları yok etmesi amacında görebilmekteyiz her nedense.
Teknolojinin bunca gelişmesinin ancak onda biri insanlığa hizmet ederken, onda dokuzunun insanı yok etmek amacı ile salt savaş alanın da kullanılıyor olması ise bu sahipliğin  ne kadar acımasız  olduğunun bir kanıtı sayılmaz mı?
Ve bu teknolojiyi satmak uğruna da, daha çok savaş oyunları sahnelenerek, insafsızlığın, acımasızlığın önüne geçemeyen insanlık.
Ne yaman çelişkidir ki ülkeler kendi ürettikleri teröristler tarafından tehdit haline geliyor ve diğer teröristlerden yardım bekliyor.
SİLAH EKONOMİSİ DE BU SAYEDE BÜYÜDÜKÇE  BÜYÜYOR, CANSIZ BEDENLERDE KAN AKMAYA DEVAM  EDİYOR.
YERYÜZÜ İNSANLIĞI BARIŞ İÇİN KIVRANIYOR !!!
ZEYTİNLİKLER DE KATLEDİLİRKEN ZEYTİN DALI DA BARIŞ'SIZ ŞİMDİ

 
Yine bu insanlık, yeni yetişen nesil çocuklarına yanlış eğitim ve içlerinde şiddet barındıran teknolojinin savaş oyunları ile büyütüldükleri, öğrenimlerinde şiddetin özendirildiği eylemlerle yetiştirildikleri ve büyüklerinin çatışmacı faaliyetlerini gayretle taklit  etmeye yönlendirildikleri de bir gerçeğimiz, ne yazık ki!!

KENDİ İÇ SAVAŞLARIMIZI bitiremediğimiz için...
Dünya 'ya BARIŞ  gelmiyor.!!!

F.F. SARPKAYA



Üye Ol



Üye Girişi