Halk otobüsünde cinsel tacize 6,5 yıl hapis | Kazete: Özgür Kadının Sesi

 

Kadın avukata otobüste cinsel tacizde bulunan Hikmet Yıldırım'a mahkeme, kadının beyanını esas alarak 6 yıl 6 ay hapis cezası verdi

13.03.2017
1814
13
Yazı Boyutu:    
İstanbul’da halk otobüsünde yaşanan cinsel tacize ilişkin davada emsal nitelikte karar çıktı. Mahkeme, yargılamalarda çoğunlukla ‘sarkıntılık’ olarak tanımlanan eylemin, ‘cinsel saldırı’ suçunu oluşturduğunu ve mağdurun toplu taşımaya binme özgürlüğünü kısıtladığını söyledi. 


Sanığa herhangi bir indirime ve ertelemeye gidilmeden cinsel saldırı suçundan 6 yıl 6 ay, hakaret suçundan 4 ay hapis cezası verildi. Davayı takip eden İstanbul Kadın Avukat Dayanışması da, kadının beyanının esas alındığını belirterek, kararı sevindirici buldu.

Genç kadın avukat E.B. İstanbul’da 19 Nisan 2015’te saat 18.30 sıralarında Kadıköy’den Ümraniye belediye otobüsüne bindi. Bu sırada Hikmet Yıldırım,  koltukta oturan E.B’ye cinsel tacizde bulundu ve tacizini uzun süre devam ettirdi. Bu durumdan rahatsız olan kadın yerinden kalkıp uzaklaşmak istemesine rağmen yol vermeyerek tacizlerini ayakta da sürdürdü. Olaya tepki gösteren kadın bağırmaya başladı ve otobüsü durdurup diğer yolculardan yardım istedi. Bu esnada Hikmet Yıldırım, E.B’ye küfürlerle hakaret etti. 

Olayın ardından açılan davanın 6. duruşması sonrasında mahkeme kararını açıkladı. 

Cezada indirime gidilmedi

Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2 Mart tarihli kararına göre şüpheli Hüseyin Yıldırım, “Basit cinsel saldırı” suçundan 6 yıl 6 ay, “hakaret” suçundan da 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca hakaret suçunun aleni işlendiğini söyleyen mahkeme 4 aylık cezada artırıma giderek 4 ay 20 gün hapis cezası verdi. Mahkeme ceza indirimine ya da ertelemesine de gitmedi. 

Toplu taşımaya binme hak ve özgürlüğünden yararlanmasının kısıtladığı ifade edildi 

Mahkeme kararının en önemli yanlarından biri de kadınların özgürce toplu taşımaya binme haklarına dikkat çekmesi oldu. Mahkeme suçun, kadının herhangi bir saldırıya maruz kalmadan toplu taşımaya binme hak ve özgürlüğünden yararlanmasını kısıtladığını ifade etti. 
Bu durum kararda şu ifadelerle yer aldı: 

“Suçun büyük şehirlerde vazgeçilmez bir hizmet olan toplu taşıma aracı içerisinde ve en az toplumdaki erkek bireyler kadar ve belki de onlardan daha fazla kendisine yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirebilme ihtimalinden uzak şekilde bu hizmetten yararlanma hak ve özgürlüğü olan katılana karşı bahsi geçen hak ve özgürlüğünün kullanılmasını da kısıtlayacak şekilde ve bu hakkını kullandığı esnada işlenmiş olması” 

Sarkıntılık değil cinsel saldırı

Ayrıca mahkemenin suçu ‘Sarkıntılık’ olarak değil de ‘Cinsel saldırı’ olarak değerlendirmesi de davanın bir diğer önemli yanı. Mahkeme kararında, “Eylemin ani bir hareketle işlenmekten çok uzak uzunca bir süre devam eden ve ard arda sürekli tekrar edilen şekilde olması nedeniyle basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır” ifadelerine yer verdi.

Dava avukatlarından Elif Yorgancıoğlu kararı sevindirici bulduklarını ifade ederek, “Öldürülen ya da tacize, tecavüze uğrayan kadın davalarında çok fazla olumsuz karar ve cezasızlıkla karşılaştığımız için oldukça sevindirici bir karar oldu bu. Bu tip davaların, İstanbul Kadın Avukat Dayanışması olarak da takipçisiyiz” diye ifade etti. 

Kadının tutarlı beyanı esas alındı

Cinsel suçlara ilişkin özellikle taciz davalarında fiziksel bir delil olmadığı için genellikle beraat kararları çıktığını ifade eden Yorgancıoğlu, bu davada mahkemenin kadının tutarlı beyanını esas aldığını ve buna göre ceza verdiğini ifade etti. 

Bu durum mahkeme kararında, “tanımadığı bir kişiye namus ve iffetini ortaya koyacak bir şekilde iftirada bulunmasını gerektirir bir neden olmadığı” şeklinde ifade edilerek E.B’nin beyanlarının tutarlı olduğu belirtildi. (YARIN)

Üye Ol



Üye Girişi