Kadınlar Bakırköy Meydanı'nda 'gericiliğe ve tek adama hayır' dedi | Kazete: Özgür Kadının Sesi

 

İstanbul Bakırköy'de 8 Mart Emekçi Dünya Kadınlar günü için bir araya gelen kadınlar, şiddete, eşitsizliğe, gericiliğe, tek adama ‘hayır’ dedi.

05.03.2017
563
7
Yazı Boyutu:    
İstanbul’da 8 Mart Emekçi Dünya Kadınlar günü için kadınlar, 8 Mart Platformunun çağrısıyla şiddete, eşitsizliğe, gericiliğe, tek adama ‘hayır’ demek için Bakırköy’de Özgürlük Meydanı’nda bir araya geldi. “Yaşam hakkımız, özgülüğümüz, bedenimiz, emeğimiz için Hayır” sloganıyla düzenlenen miting için kadınlar sabahın erken saatlerinden itibaren toplanmaya başladı. Rengarenk kıyafetler, erbaneler, türlüler ve sloganlarla Özgürlük Meydanı’na yürüyüşe geçen kadınlar “Kadın emeğinin yok sayılmasına Hayır”, “Feminist isyandayız”, “8 Mart’ta kadınlar her dilde isyan ediyor, her dilde hayır diyor” pankartları taşıdı.



Miting alanına polislerce 2 farklı arama noktası kuruldu. Kortej yollarını kapatan polis, Sakine Cansız ile Figen Yüksekdağ’ın fotoğraflarının olduğu dövizleri taşımasını izin vermedi. Kadınlar ısrar edince alana dövizler alındı.

Renkli görüntülerin yaşandığı eylem alanına referandum damgasını vurdu. Kadınlar “tek adama, baskılara, yok sayılmaya, tacize, tecavüze, kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine, kadın emeği sömürüsüne, eşitsizliğe, savaşa, baskılara Hayır” dedi.

Ellerinde HDP’li tutuklu kadın vekil kadınların resimlerinin yer aldığı dövizleri taşıyan kadınlar, 16 Nisan’daki referandum için de “Na, na, na” sloganları attı.




BİZ KAZANACAĞIZ!

Mitingde ilk sözü KHK ile işten atılan Betül Çelep aldı. Çelep, “40 gündür direniyorum. Bir çoğunuz ile tanıştım. Şimdi yine beraberiz. Ben direnmeyi fabrikadaki kadın işçilerden öğrendim. Kadınlardan öğrendiklerimi kalkerken meydanında anlatılıyorum. Kadınlar biz kazanacağız. Susmayacağız, korkmayacağız itaat etmeyeceğiz" diyekonuştu

KADINLAR VARDIR

Kadınlar Birlikte Güçlüdür Platformu’ndan Selin Top da “Erkek şiddetinin her türlüsüne karşı, çocuk doğurup doğurmama hakkımıza karşı, bizi yoksullaştırmalarına karşı, savaşlara karşı, desteklenen silahlı örgütlere, ırkçılara karşı, şiddet politikalarına karşı, bizi evlere kapatmaya çalışanlara karşı bizler sesimizi yükselteceğiz” diye konuştu. Top, referandumda ‘Hayır’ diyeceklerini ve referanduma kadar yapacaklarını çalışmalarını anlatarak, “Kadınlar birlikte güçlü, Tine Nabê” dedi.



CEZAEVİNDE MESAJ: KADINLARIN BİRLİKTE MÜCADELESİ ÇOK ÖNEMLİ

Eylemde HDP’nin tutuklubaşkanı Figen Yüsekdağ ve DBP eş genel başkanı Sebahat Tuncel’in mesajları da okundu.

Sebahat Tuncel, kadınların birlikte mücadelesinin önemine vurgu yaptığı mesajında “Sevgili kadın özgürlük mücadelemiz açısından önemli bir gün olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sizler ile birlikte sokaklarda, alanlarda olmayı çok isterdik. Ancak; kadın özgürlük mücadelemize ve demokratik siyasetime yönelik geliştirilen saldırılar nedeniyle bugünü zindanlarda karşılıyoruz. Bugünü her zamanki gibi yüksek bir moral ve coşkuyla karşılıyoruz. Kadın katliamlarının, kadına yönelik şiddetin sistematik hala getirildiği bir dönemde, kadınları yaşamın tüm alanlarında sesini yükseltmesine, kadın dayanışmasını yükseltmesine her zamankinden çok ihtiyaç var. Milliyetçiliğin, dinciliğin, militarizim, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın körüklendiği halklarımızın kadınlarına savaşın dayatıldığı, kentlerimizin yerle bir edildiği, kadınları toplumsal yaşamın dışına itilerek, eve hapsedildiği  faşizm uygulamalarına karşı yapılacak olan tek şey; kadın direnişini örgütlemektir” ifadelerine yer verdi.

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ da mesajında referanduma atıfta bulunarak “Kadınlar, ‘hayır’ın en doğal örgütleyicileridir; zira biliyoruz ki kadınlar, kendi varlıklarını tarih boyunca, hep ‘hayır’ diyerek inşa ettiler. Hayır dediğimiz zaman gerçekten yaşayabildik. Kocaya, sevgiliye, patrona, devlete kısacası erkek-egemen bütün kurumlara, bütün tavırlara ‘hayır’ dedikçe, kadın olduk, özgür olduk; biz olduk. İşte bugün de kadınlar olarak yapacağımız şey, çok iyi bildiğimiz bu iradeyi yani direnme, reddetme ve kendi alternatifini, inşa etme iradesini herkese yaymaktır. Egemenlerin yüzüne bir kez, bin kez daha milyonlarca kez daha haykıracağız; Hayır! Biz başka dünya inşa edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Laiklik çağrısı yaptığı için tutuklanan Cumhuriyet gazetesi stajyer muhabiri Ayşegül Başar da Bakırköy Cezaevi’nden yolladığı mektupta “Canım kadınlar coşkunuzu burada Bakırköy’den duyuyorum. Benim gibi eşitlik ve özgürlük isteyen kadınlar ile birlikte. İçerde kadın dayanışmasından güç alıyoruz. Bu yıl bütün dünyada yükselen kadın isyanına biz de özgürlüğü hapsedelmiş kadınlar olarak hapishaneden ses veriyor. Bir kadın daha eksilmeyelim” dedi.

‘KADIN EMEĞİNİ VE GÜCÜNÜ GÖSTERECEĞİZ’

Mitingde Türkçe ve Kürtçe iki dilde okunan ortak metinde de referandum vurgusu vardı. Platform adına açıklama yapan Şenay Kumuz, 8 Mart’ın kazanım tarihi olan, 1857 yılında 40 bin  dokuma işçisinin grevine atıf yapılarak 129 kadının öldürüldüğü hatırlattı. Kumuz, “Bugün yaşadıklarımız geçmişte yaşadıklarımızdan daha hafif değilken, bize dayatılan referandumla birlikte bu alanda geleceğimizle ilgili daha büyük bir tehdide karşı buluştuk. Bize dayatılan belki de telafisi imkansız bir şekilde, olacak olan, haklarımızı, kazanımlarımızı elimizden almaya çalışan bir rejim değişikliğidir. Ancak biz kadınlar biliyoruz ve inanıyoruz ki bu saldırıyı yine bizim gücümüz ve mücadelemiz püskürtecektir” dedi.

‘TEK ADAMA BİN KERE HAYIR!

15 Temmuz ve sonrası AKP’nin barış ve demokrasi isteyenlere yönelik politikaların eleştiren Kumuz, “Demokrasi adı altında faşizmin inşa edildiğini görüyoruz. 12 Eylül’ü aşan, OHAL’li savaşlı, bombalı ve krizli bir ortamda ‘tüm yetkiyi bana verin diyen tek adama ‘15 yıl yeter, bin kere hayır’ diyoruz. Biz kadınlar; kadın dayanışmasından aldığımız güçle bize dayatılmak istenen, köle düzeninize karşı çıkıyor, isyan ediyor ve kendi emeğimizle kurduğumuz yaşamı kimseye teslim etmeyeceğimizi haykırıyoruz” dedi.

ŞİMDİYE KADAR NASIL KAZANDIYSAK YİNE KAZANACAĞIZ

Açıklamada, OHAL ile birlikte kadınların dayanışma ve şiddete karşı mücadelesinin araçları olan dernek, kurum ve medya kurumlarının kapatmasına, HDP’li kadın vekillerin cezaevine konmasına, bölgede süren savaş ortamına tepki gösterilerek “Bir gecede çıkarttıkları yasayla ‘çocuk istismarcılarına evlilik yoluyla af önergesi getirmek istediler, sokakları isyanımızla doldurduk ve yasalaşmasına izin vermedik, kahkahalarımızı çalmak isteyenlere inat, zulmün karşısında gülümseyerek bu gidişatı durduracağız. Toplumsal yaşamın ve hayatın tüm alanlarında, evde, sokakta, okulda, işte bizleri yok saymaya çalışan erkek egemen düzene karşı direnmeye devam edeceğiz. Yaşam, eşitlik, özgürlük, laiklik ve barış için isyan ve dayanışma ile hayatı hep birlikte örgütleyeceğiz. Şimdiye kadar hakkımız olanları, özgürlüğümüzü nasıl direnerek kazandıysak, yine kazanacağız”

Eylem konuşmalar, şarkılar ve halaylarla devam etti.

Üye Ol



Üye Girişi