Konak Belediyesi sığınmaevi inşaatına başladı | Kazete: Özgür Kadının Sesi

 

CHP'li Sema Pekdaş, Konak kadın sığınmaevi için inşaatın başlandığını açıklarken, kadın kooperatifleri için ise 'Önce bunu kadınlar istemeli ve sermaye birikimi sağlamalılar' dedi

04.04.2017
1224
17
Yazı Boyutu:    
Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, görevde bulunduğu üç yıllık hizmet dönemi için değerlendirme toplantısı düzenledi. Üç yıllık çalışmaları hakkında bilgi veren başkan Pekdaş, 16 Nisan'da halkın oyuna sunulacak Anayasa değişikliğinde Ahlaka aykırı bir durumun söz konusu olduğuna dikkati çekti. Sema Pekdaş, bir hukukçu olarak yapılmak istenen anayasa değişikliğini çok iyi bildiğini  belirterek, "Ahlaka aykırı bir durumu siz yasal hala getiremezsiniz. Onun için bu anayasa geçmemeli ve geçmeyecek." dedi.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ BİZE UYGUN DEĞİL

Konak Belediye Başkanı Pekdaş'ın referanduma ilişkin değerlendirmesi şöyle:
 “Ben bu referandumu önemsiyorum. Bir kadın yurttaş olarak önemsiyorum. Kadınların bu ülkede özgür bireyler olmaları açısından parlamenter demokrasinin önemli oluğunu biliyorum. Ben bir avukatım. Baro başkanlığı yaptım anayasaların nasıl olması gerektiği konusunda eğitim de aldım, çalıştım da… Önerilen sistemin demokrasiden uzak bir sistem olduğunu, Türkiye’nin cumhuriyetle birlikte bir aydınlanma projesi olarak hayata geçirdiği laiklik, demokrasi, çağdaş uygarlık düzeyinde var olma prensiplerinin yok edileceğine inanıyorum. Parlamenter demokrasinin iyileştirilmesine olan inancım gereğiyle cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bize uygun olmadığını düşünüyorum. Partili cumhurbaşkanı diyorsanız eğer bunun da tutarlılığı olmak zorunda. Acaba yemin metni değiştirilmiş midir dedim. 97 maddeye dokunuluyor ama yemin metninde dokunulmuyor. Partiye üye olurken bir metne imza atarız. Partili cumhurbaşkanlığı parti üyeliğine mi bağlı kalacak, yoksa yemin metnine mi? Bu kadar tutarsızlık bu kadar iki yüzlülük anayasa metni olarak düzenlenemez. En temel ahlak kuralı yalan söylememek, yeminine bağlı kalmaktır. Vali cumhurbaşkanına bağlı, il başkanı cumhurbaşkanına bağlı. Böyle bir sistem olamaz.  Ahlaka aykırı bir durumu yasa haline getiremezsiniz. Bu sistemin geçmemesinden yanayım. Elimden geldiğince, gücüm yettiğince anlatmaya çalışıyorum. Umuyorum hayır en yüksek şekilde çıkacak. Ben iyimserim sanıyordum ama ‘hayır’ önde… İzmir’de yüzde 70’in üzerinde Türkiye’de yüzde 58 gibi bir oran bekliyorum”
 
"KADINLAR KENDİLERİ ÖRGÜTLENİRSE KOOPERATİF BAŞARILI OLUR"

Kazete'nin sorusu üzerine semt merkezlerinde meslek edindirme ve hobi kurslarında edindikleri bilgi ve geliştirdikleri yetenekleriyle ürettikleri ürünleri pazarlarda stantlarda satarak aile bütçelerine gelir sağlayan kadınların kooperatifleşmesine öncülük konusuna değinen Pekdaş, Kooperatifleşmeyi önce kadınların istemeleri gerektiğini, sadece istemekle de yetmediğini sermaye birikiminin de olmasının şart olduğunu söyledi. Pekdaş, "Benim veya bir başka başkanın öncülüğünde kurulacak kurulacak kooperatif kalıcı olmaz. Kadın örgüt bilincine erişmedikçe, bütçeleme yapmadıkça, pazarda stantta sattığı getirisi oldukça düşük ürünlerle kooperatifleşemezsiniz. Önce koopertifleşmeyi kadınların istemesi yazım. Belediye başkanı olarak biz kurduk demekle kooperatif yürümez" diye konuştu.

SIĞINMAEVİNİN YERİ İÇİN İZİN ÇIKTI

Sema Pekdaş, kadın sığınmaevi için daha önce buldukları yerin, özel idarelere ait malların devri ile kendilerine tahsis edilmediğini ve ancak kaybettikleri davaya itiraz niteliğindeki ikinci davayı kazanarak yer tahsisinde olumlu sonuç aldıkları belirtti. Projeleri daha önceden hazırlanmış olan kadın sığınmaevinin inşaatına başlandığını, ancak yerinin gizli tutulduğunu söyledi.



İNSANA YAKIŞIR ÜCRET POLİTİKASINI HAYATA GEÇİRDİK

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Pekdaş, gelecek döneme ilişkin hedeflerinden de söz etti.

Toplantıda ilk olarak ilçede gerçekleştirilen projeleri kapsayan video gösterimi yapıldı.

Belediye bünyesindeki şirketlerin durumuna değinen Pekdaş ayrıca ücret politikalarına ilişkin, “MERBEL… Hizmet alım ihalesiyle belediyenin işlerini yerine getiren bir kamu şirketi. Biz geldiğimizde ihaleyi kaybetmişti. Belediyede kamu işçisi sıfatıyla çalışma ayrıcalığına sahip olan işçilerin durumu kritikti ve kriz yaratıyordu. Öncelikle sorunu oradan çözmeye başladık. MERBEL’in yine belediyenin iş yapan şirketi olmasını sağladık. Belediyede 10’un üstünde taşeron firma vardı. Bu da iş barışını etkiliyordu ve ücret farklılıklarının da gerçekten arası çok açıktı. Taşeronu hemen kaldıramazdık. Fakat taşeronda çalışanların niteliklerini daha iyi hale getirebilirdik.  Müdürlüklerin kendi bünyesinde yaptıkları hizmet alım ihalelerini sonlandırmaya başladık. Şimdi artık Konak Belediyesi’nde bu kadar farklı statüde çalışan yok. Artık tek bir ihale var.  Ücretleri dengeli hale getirmek için politika uyguladık. İnsana yakışır ücret politikasını hayata geçirdik, uçurumları ortadan kaldırdık” açıklamasını yaptı.

KATILIMCI SÜREÇ SONUNDA PROJE ÇİZİLİYOR, TEMELİ ATILACAK

Yenişehir’de yapılması planlanan yeni hizmet binası hakkında konuşan Pekdaş, “Konak Belediyesi’nin binaları İzmir’deki en kötü en eski hizmet binaları. Bu kadar dağınık yerde hizmet vermenin kaliteyi etkilediğini bildiğimizden hizmet binasının bizim için öncelikli konu olduğunu düşündük. Yer için tartışmalar yaptık. Yenişehir pazaryeri atıl bir yerdi ve önünde kullanılmayan bir benzinlik vardı. 7 bin kusur metrekarelik alanın yeni hizmet binası yeri olmasını hedefledik. Odalar, sendikalar, muhtarlar, dernekler ve o bölgedeki insanlarla toplantı yaparak nasıl bir bina istediklerini sorduk. Bu katılımcı süreç sonunda uygulama projeleri çiziliyor, daha sonra temeli atılacak” dedi.

2800 YILLIK KENT MERKEZİNE İZİMİZİ BIRAKMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Pekdaş daha birçok konuda gerçekleşen projeler hakkında bilgi verirken, “Biz büyük bir aile diye başladık… İnsanın insana iyi gelmesi felsefesi doğrultusunda tüm faaliyetlerimizi yeniden düzenlemeliydik. Tüm hemşerilerimizle farklı ilişkiler kurmalı ve kentin enerjisini açığa çıkarmak gibi bir görevimiz vardı. Semt merkezlerini öne çıkarmak istedik. Bürokrasinin ne kadar zaman kaybettirdiğini fark ettim. Azaltabildiğimiz ölçüde bürokrasiyi azaltarak hemşerilerimize hızlı hizmet sunmak durumundaydık. Online şekilde yazışarak vatandaşları binalar arasında yürümeden ruhsat alabilir hale getirdik. 2800 yıllık kent merkezine izimizi bırakmak için çalışıyoruz” diye konuştu.
Toplantıda Pekdaş’ın öne çıkan mesajları:

REKOR KIRIYORUZ

Günde 650 tonla çöp toplayarak rekor kırıyoruz. İzmir’de hayat burada akıyor. Bu çok doğal… Bu bizim için zorluk değil, onur kaynağıdır. Tescilli yapıların o ölçüde değerlendirilmesi gerekir.

VERGİDEN BİLE PAY ALAMIYORUZ

3 yıl içinde Konaklı vatandaşlardan 19 milyon 100 bin liralık emlak vergisi topladık. Bu parayı kültür, tabiat varlıklarının korunması için valilik fonu şimdiki adı yatırım izleme birimine aktardık. 2 milyon 750 bin para almışız. Projelerimiz beklemesine rağmen aldığımız para bu… İzmir’in kent merkezi... 30 ilçenin emlak vergilerinden buraya para aktarılıyor. Biz devletten daha çok katkı almamız gerekirken İzmirlinin vergilerinden bile pay alamıyoruz.

EKSİKLERİ SAYDI

Kentin bakımsız, metruk bir görüntüsü var. Evet. Bunların düzeltilmesi lazım... 150 yıllık belediyeyle yönetilen bir yer araç tarihi nedir? 30 yıldır artan araç sayısını kentin başlıca sorunu haline getiriyoruz. Her gün milyonlarca insan Konak’a geliyor, binlerce araç Konak’tan geçiyor bu bir zenginlik fakat biz 380 bin nüfusa göre pay alıyoruz.

3 yıldır görevdeyiz, 3 Sayıştay denetimi geçirdik. İlk defa olarak Maliye Bakanlığı denetiminden de geçtik. Alnımızın akıyla hepsinden çıktık. İyi ki denetliyorlar.

Kent merkezindeki statların var olmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Kent merkezlerine yapılan statlar kendini semtten soyutlamamalıdır. Ama bu kente 15 bin kişilik statlar değil 100 bin kişilik statlar gereklidir. Hedefleri büyük tutmak gerekir.



Üye Ol



Üye Girişi