OdaTv davasında karar çıktı: Gazetecilik kazandı! | Kazete: Özgür Kadının Sesi

 

Aralarında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Soner Yalçın ve eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın da bulunduğu 13 sanıklı Oda Tv davasında 6 yıl sonra karar çıktı.

12.04.2017
309
4
Yazı Boyutu:    
18. Ağır Ceza Mahkemesi Odatv Davası’ndan yargılanan 13. sanık hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, Odatv kumpasını kuranlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Tutuklu olarak yargılanan Gazeteci Ahmet Şık karar sonrasında döndü ve “Bu karar Cumhuriyet iddianamesini yazan ve kabul eden savcılara ve hakimlere ders olsun.” dedi. Şık’ın bu sözleri üzerine duruşma salonunda “Ahmet çıkacak yine yazacak” sloganları atıldı. Bunun üzerine Jandarma müdahale etti. Salonda kısa süreli gerginlik yaşandı.

DURUŞMADA NELER YAŞANDI

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13 sanıklı Odatv Davası'nın bugünkü duruşması öncesinde, bir başka davadan tutuklu olan Odatv Davası sanıkları arasındaki gazeteci Ahmet Şık için Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. 

14 Şubat 2011 yılındaki operasyonla başlayan Odatv Davası’nın son duruşması 15 Şubat 2017’de yapılmıştı. Savcının tüm sanıklar için beraat talep ettiği mütalaasının ardından, 15 Şubat’taki duruşmada son savunmalarda yapılmıştı. 

Son savunmalar sonrasında mahkeme, heyetin değişmesi ve dosyanın kapsamlı olması nedeniyle duruşmayı 12 Nisan’a ertelemişti.

 Odatv Davası’nda, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Mümtaz İdil, Nedim Şener, Ahmet Şık, Hanefi Avcı, Sait Çakır, Coşkun Musluk ve İklim Bayraktar sanık olarak yargılanmakta. 14 sanıkla başlayan davada, Kaşif Kozinoğlu cezaevinde hayatını kaybetmişti.

SON SÖZLERİ

Nedim Şener: “Son sözüm Hant için adalet için. Benim bu davaya iliştirilmem Hrant Dink cinayetindeki sorumluları açığa çıkarmamdandır. Benim yaptığım yazdıklarımla kamuoyunu uyarmaktı. Bu davada yargılananların yazdıkları okunsaydı Türkiye bu günleri yaşamazdı. Bu davada Akın Atalay avukattı, Kadri Gürsel bizi savunurdu. Şimdi onları içeri attılar. Bu dava bize çok şey kattı çok şey götürdü. Bu davadaki sanıkların haklarının teslim edilmesini istiyorum. Hrant için adalet için diyorum.”

Coşkun Musluk savunmalarını tekrar ettiğini söyledi, beraatını istedi.

Doğan Yurdakul adına avukatı Celal Ülgen söz aldı. Ülgen, “Sayın mahkemeden aklanma kararının ardından bu suçu işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum.” dedi.

Müyesser Yıldız adına avukatı Tugay Topbaş söz aldı. Savunmaları tekrar ettiklerini söyledi ve beraat istedi.

Mümtaz İdil'in avukatı Tugay Topbaş, İdil’in beraatını istedi.

İklim Kaleli’nin avukatı Refik Ali Uçarcı savunmaları tekrar etti ve müvekkilinin beraatını istedi.

Hanefi Avcı son sözlerinde, “Mahkemenizden tüm sanıkların beraatını ve kumpas kuranlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını diliyorum” dedi.

Yalçın Küçük son sözlerinde şunları söyledi:

Ben bu salonda 1 numara olmakla yargılanıyorum. Beni Ergenekon’da tutuklayıp bu davada tahliye ettiler.  PKK’y yönetmekle, Ergenekon’u yönetmekle, Odatv’yi yönetmekle suçladılar. Ben buradan beraat edersem, 2 davadan beraat edeceğim. Biri Odatv diğeri Ergenekon. Benim için tüm mahkemeler tek mahkemeydi. Biri tutarsa diğeri bırakıyordu. Benim de arkadaşlarımın da tutuklanmasında da bırakılmasında da hukuk yoktur. Anayasa mahkemesini sulh ceza mahkemesi gibi kullandılar.  Siyasi dengeler nedeniyle bizi bıraktılar. Çok sıkıştılar. Obama’nın elinde bir imkan vardı. Fethullah Gülen vardı. Fethullah’ın elinde de AYM vardı. Onlar önce vekil arkadaşlarımızı sonra bizi (Ergenekon davasını kastediyor) bıraktılar. Girmemiz ne kadar hukuksuzsa çıkışımız da öyledir

Yalçın Küçük "Takdir sizindir" dedikten sonra Ahmet Şık'a dönerek "Nasılsın, iyi misin? Bana ihtiyacın var mı içerde?" diye sordu. Küçük'ün sorusu salonda gülüşmelere neden  olurken, Ahmet Şık da "Yok hocam" diye yanıt verdi. 

Sanık Sait Çakır son olarak beraatini istedi.

Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu son sözlerinde şunları söyledi:

“6 yıl önce bu davada sanık olmak ülkenin lanetlisi olmak yazıları kitapları yasaklanmak demekti. 6 yıl sonra yozlaşmış iktidarlardan devlet içindeki çetelerden bağlantısız olmak anlamına geliyor. Bu davada hakim ya da savcı olmaktansa sanık olmayı tercih ediyorum, mutluyum. Biz yazgımızı kendimiz yazdık. Hakimler de yazgılarını kararlarıyla yazar. Önce salona sonra memlekete kararınız hayırlı olsun”

Gazeteci /Yazar Soner Yalçın son sözlerinde "7 yıllık süre zarfında söylenecek her şeyi söyledik. Beraatimi istiyorum. Bize bu kumpası kuran FETÖ'den şikayetçiyim" dedi. Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan son sözlerinde "Bu sanık sandalyesinde, bu kumpasta rol alan tüm devlet görevlilerinin oturmasını ve yargılanmasını istiyorum" dedi.

Ahmet Şık: Girişteki adalet heykelin terazisinde bir tarafında adalet şeref diğerinde adaletsizlik ve şerefsizlik var. Ve maalesef bu yargı mensupları için bu terazinin kefesindeki kötülük daha ağır oluyor. Aslında söyleyecek çok söz var. Ama aklımdan geçenleri söylersem yeni bir dava olacak. Hakkımızda yeni iddianame yazan iktidarın tetikçiliğini yapanları kastediyorum. Bu Adliye sarayı adaletin mezarı oldu. (odatv)


Üye Ol



Üye Girişi