1 Kasım Seçimlerinin gerçek kaybedenleri | Songül Sallan Gül

Songül Sallan Gül

Süleyman Demirel Üniversitesi, Prof.Dr

songulsallangul@yahoo.com


08.11.2015
1573
15
Yazı Boyutu:    
Şu günlerde herkes Kanada kabinesinin yarısının kadınlardan oluşmasını konuşuyor. Kanada’nın genç başbakanı Justin Trudeau, mikrofonlardan kendisine yöneltilen neden? Sorusuna; “Çünkü 2015 yılındayız” diye kısa ve net bir yanıt verdi. Bu yanıt bize ülkemiz siyasetinin nerelerde olduğunu bir kez daha hatırlattı. AKP’nin eril kabinelerini ve olmaya devam edecek gözüken hallerini.
Türkiye de, 1 Kasım seçim rüzgârından geçti. Bu rüzgârın arkasında, yine ve yeniden muhalefet kaldı; Ankara Garı’nın kanlı meydanına gömülen barış umudu ve kadının kamusal alanda var olma mücadelesi kaldı.

AKP, daha milliyetçi ve muhafazakâr kimlik siyasetiyle oyunu artırmayı ve kazanmayı başardı. Bu siyasetle AKP, kadınların desteğini kısmen de olsa kaybetti ve onları da küme düşürdü. Kadınları özel alanda tutmak için siyasetin kamusalında kadın temsilini azalttı. 1 Kasım seçim döneminde 550 milletvekili adayının 77’sini kadın aday gösterdi ve beklentileri aşan seçim başarısına rağmen, kadın adayların sadece 33’ü parlamentoya girdi. Oysa 7 Haziran döneminde 44 kadın vekili vardı. 1 Kasım’da AKP, meclisin çoğunluğunu ve tek başına iktidarı elde ederken, kendi grubu içinde kadınları küme düşürdü.

CHP ise, seçimin sonucuna benzer bir tablo ile seçim yarışına girdi. Kendi partisini biraz maço bulan genel başkan, bu kez daha cesaretle yaklaştı partisindeki kadın temsiline. 7 Haziran döneminde 101 olan kadın aday sayısı, Kasım döneminde 127’ye çıktı. Dörtte bire yakın! Ama seçilebilirlik şansı çok olmayan sıralamalar nedeniyle kadın vekil sayısı yine 21’de kaldı. Bu tablonun sosyal demokrat bir partiye yakıştığı söylenmez. CHP’nin kadınları neden kazanamadığını yeniden ve iyi sorgulaması gerekiyor.

1 Kasım’da MHP’nin seçim spotları arasında en çok kadına yönelik şiddetle ilgili olanı dikkat çekiciydi. En azından benim açımdan. Kadına yönelik şiddeti önleyemediniz diye, kadınlardan, haklardan, eşitlikten yanaymış gibi, AKP’ye hesap soruyordu. Üstelik Sayın Bahçeli’nin genel başkan olarak sıralamayı kendisinin ve küçük ekibinin yapmasına rağmen, sadece 70 kadın aday gösterilmişti. Dolayısıyla 7 Haziranda 4 olan kadın vekil sayısı bu kez 3’e düştü. Kadınlar ve halk da MHP’yi küme düşürdü. HDP ise, bu seçimde kadınları merkezine aldı, ama 7 Haziran seçimlerine göre kadın aday sayısını düşürdü; 249’dan 234’de. Partide vekil sayısı 1 Kasımda 80’den 59’a düşerken, kadın sayısı da 34’den 22’ye düştü.

Sonuçta bu dönem parlamentoda kadın sayısı 98’den 82’ye indi. Yani Meclisteki kadın temsil oranı %18,4’ten %15’e düştü. 45 ilde de hiç kadın vekil yok. 81 ilin yarıdan fazlasında kadın temsil edilmiyor! Bu ülkede erkek siyasiler, erkek olduklarını her an aynayı yüzlerine tutarak hatırlıyorlar galiba. Kadını kamusaldan uzat tutuyor, aileden bağımsız, eşit ve özgür bir birey olarak göremiyorlar. Oysa görebilseler, bu ülkenin yarısı da kadınlardan oluşuyor. Cinsiyette biyolojiyi aşın, yanınızdaki insana, kadına bakın ve görün! O zaman kadınların siyasette eksik temsilinin ülkeyi ne hallere getirdiğini görebilirsiniz. Beyler, G20’nin toplanacağı ülkenin başbakanı Sayın Davutoğlu ve yıl 2015, hatırlayın! Biz, kadınlar olarak, bu ülkede daha demokratik ve eşit koşullarda ve olanaklarda hep birlikte yaşamak istiyoruz.

Üye Ol



Üye Girişi