Cezasız kalan şiddet! | Songül Sallan Gül

Songül Sallan Gül

Süleyman Demirel Üniversitesi, Prof.Dr

songulsallangul@yahoo.com


01.11.2016
1509
10
Yazı Boyutu:    
Bu ülkenin kadınları sizden ne çekiyor? Ey bu ülkenin muktedirleri, erkekleri!

Eskiden aile içi şiddeti koca dayağı haberleriyle tartışırdık. Şimdi ise, sokaktaki sıradan erkeğin tanımadığı kadınlara yönelik şiddetini konuşuyoruz. Bu şiddet suçunun toplumsal bir hal almaya başladığını gösteriyor. Çünkü şiddet bir suç olmasına karşın, kadına ve çocuklara yönelik olduğunda cezasız kalıyor, bu ülkede. Üstelik eşitlik hukuk devletine ait bir ilke ve onun ayrılmaz, kaçınılmaz bir gereği olmasına karşın, erkek hukuk devletine dönüşmüş yargımızı (!) her geçen gün daha da sorgulatıyor. 

Cinsiyetçi yargı kararları kadınları kadın oldukları için asli suçlu görmeye, erkeği ise, erkek olmanın dayanılmaz hafifliğiyle savunmaya devam ediyor. Kanunun yeterli olduğu maddelerde bile yargı, erkek egemen zihniyetle kadına yönelik şiddeti meşrulaştırıyor. Eşitlik ilkesinin bir hak olarak yararlananlar açısından eşit işlem görmeyi ve ayrım gözetilmemesini isteme hakkı çiğneniyor. 

Saldırgan erkekler, en fazla işledikleri suçlar karşısında ifadeleri alınıp, serbest bırakılıyorlar. Vicdanlarımızı yaralayan cinsiyetçi mahkeme kararları, hukuku uygulamayan savcılar, erkek egemen hukuk sistemini her gün daha fazla karşımıza çıkarıyor. Örneğin geçen hafta 53 yaşındaki bir kadın, gittiği markette hiç tanımadığı iki erkeğin “düzgün yürü” lafları arasında saldırıya uğradı ve ağır yaralandı. Şikâyetine rağmen saldırgan ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 

Yine Eylül ayında şort giydiği için otobüste saldırıya uğrayan ve yüzüne tekme yiyen Ayşegül hemşire için adliye süreci yılan hikâyesine dönmüş durumda. Saldırgan mahkemede; "Sen şeytansın, yaşamaya hakkın yok" demeye devam etti. Çıkarıldığı mahkemede; “herkesin ortak yaşam alanına yakışmayacak şekilde giyim-kuşamı vardı. Ortamı bozuyordu" dedi. 

Kimdi herkes?  Kimin yaşam biçimine uymuyordu ki giyimi? Muktedir olanın, kendi gibi düşünenlerin, erkeklerin kadın için biçtiği yaşam tarzına ve kılıfa uyulmalı mıydı? Uyulması gereken yasalar mıydı? Yoksa kendini kudretli sananların yaşam biçimi ve değerleri miydi? 
Mahkeme; yasaları değil, erkek adaletini ve yaşam biçimini temel aldı ve saldırganı serbest bıraktı. Mahkeme çıkışında Ayşegül hemşire ne diyordu? “Çıkınca beni öldürür”. Yargı suç işleyen erkekle özdeşleşip, onu özgürleştirirken, şiddete uğrayan kadına zindan örmeyi başardı, onu korkuya mahkûm etti.

Hukuk sosyolojisi açısından yasalar, insan ilişkilerini düzenleyen kurallardır. Ancak yasalar karşısında kadınlar ayrımcılığa uğruyor ve eşitlikçi kanunlar bile uygulanmıyorsa yapılmak istenen nedir? Kadınları korkutmak, sindirmek, haklarını kullanmaktan vazgeçirmek mi? Kadınları eve kapatmak ve daha itaatkâr kılmak mı? Kadınları gönüllü kullar haline dönüştürmek mi?

Erkek hukuk devleti tepkilerden de korkuyor diğer yandan. Modern dünyada demokrat görünmekle gelenek arasında sıkışmış. Ah şu feministler var ya, onların yarattığı sosyal medya ve kamuoyu tepkileri mahkemelerin kararlarında zig zag çizmesine yol açıyor! Tepkiler artınca savcının karara itirazı üzerine nöbetçi mahkeme tarafından tahliye kararı kaldırdı ve yakalama kararı çıkararak, saldırgan yeniden gözaltına alındı ve tutuklandı. Ama yarın bir gün yine şiddet uygulayan şahıs tahliye edildi, diye duyarsak şaşırmayacağız! 
Sokakta, markette, siyasette, kadınlar olmayınca, uyguladıkları şiddet ve baskılar cezasız kalınca, tüm kamusal alan onlara kalınca, daha mı mutlu olacaklar? 

Ancak unutulmamalıdır ki,  bu durum sadece kadınların sorunu değil. Kadınların ardından toplumda muhalif görülen diğer grupların (LGBT bireyleri başta olmak üzere) hukukla, adaletle ilişkilerini zedelemekte! 

Şiddet, cezasız kaldıkça, hukuka güvensizlik artmakta ve şiddet sarmalı daha da yayılmakta ve toplusallaşmakta. Eşitsizlikleri derinleştirmek şiddeti herkese bulaştırıyor. Sanmayın ki hukuksuzluk, adaletsizlik size riayet etmez! 
Eşit ve adil yargılama herkesin insan olarak hukuk devletinde hakkıdır ve korunmalıdır!


Üye Ol



Üye Girişi