Kendi sesimle arkadaş oluyorum | Yaşar Seyman
03.02.2017
2336
35
Yazı Boyutu:    
Gültan Kışanak…
O, şimdi Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde bir odada tek başına tutuklu. 
Kamuoyuna sesleniyor: 
‘Payıma yine cezaevi düştü!’
Bu sözler Diyarbakır’ın Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak’a ait. Kışanak, cezaevinden Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ayşe Yıldırım’a  konuşuyor.
Bu röportajı okuyup etkilenmeyen insan var mı diye sormadan edemiyorum.

Gültan Kışanak, işkenceleri ile ünlü Diyarbakır Cezaevi’nden çıkıp yaralarını toplumsal mücadele içinde saran bir siyasetçi. 

Diyarbakır Cezaevi’nde yaşadıklarını bir söyleşide şöyle anlatmıştı:

“Diyarbakır Cezaevi Müdürü Binbaşı Esat Oktay Yıldıran vardı… Bir gün bizim kadınlar koğuşuna girdi.  Herkes ayağa kalktı, ben kalkmadım. Sırf içeri girdiğinde ayağa kalkmadım, diye beni köpeği CO’nun kulübesine tıktırdı. Köpeğinin bile kalmak istemediği, pislik içinde, küçücük bir kulübeydi… Bir gün değil, iki gün değil, bir ay değil, iki ay değil, tam altı ay orada kaldım. Nefes almanın bile zor olduğu o kulübede bana her gün dayak attılar, her gün işkence yaptılar.”   

Gültan Hanım, Diyarbakır zindanından iki yıl sonra çıkıyor.
Hedefi gazeteci olup haksızlıkları yazmak. 
İlk yolculuk İzmir’e…
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü tamamlıyor. Okulu bitirir bitirmez gazetecilik yapmaya başlıyor. Bununla yetinmeyip  kadın hareketi içinde yer alıyor. 

Bugün tek kişilik odasından şunları söylüyor:
“12 Eylül Askeri darbe döneminde yaşananlar, beni gazetecilik mesleğini seçmeye yöneltmişti. Gerçekleri yazmak, yanlışları eleştirmek, demokrasi bilincinin gelişmesine, demokratik kamuoyunun oluşmasına katkı yapar, diye düşünmüştüm. Bugün bir kez daha özgür ve bağımsız basının – medyanın ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendiğimiz bir dönemden geçiyoruz.”


23. Dönem Diyarbakır, 24. Dönem Siirt milletvekilliği,  Parti Eş Genel Başkanlığı yapıyor. Son yerel seçimlerde de Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilerek Diyarbakır’ın ilk kadın belediye başkanı oluyor.

Bugün yine tutuklu yine tek başına kış koşullarıyla hücresinde mücadele ediyor. Bakınız yine neler söylüyor:           

 “Bir odada tek başıma tutuluyorum. En büyük sorun yalnızlık, tecrit, havalandırmaya da tek başıma çıkıyorum. Ki mevzuat gereği, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış olanlar bile havalandırmaya birkaç kişi birlikte çıkıyorlar. Bu tecrit özel bir uygulama, bakanlık talimatıyla uygulanıyor. İnsan tabiatı gereği bir ses duymak, konuşmak istiyor.  Günde birkaç kez sesli kitap okuyarak, kendi sesimle arkadaş oluyorum.”
 
“Tüm kadınlara sevgiler, şimdi umudu büyütme zamanıdır.”

Üye Ol



Üye Girişi