Referandum yatırımı olan büyükanne maaşında son gelişmeler | Songül Sallan Gül

Songül Sallan Gül

Süleyman Demirel Üniversitesi, Prof.Dr

songulsallangul@yahoo.com


02.04.2017
2638
38
Yazı Boyutu:    

Referandum sonunda, Nisan ayında başlatılacak olan ve evde çocuk bakacak olanlara verileceği duyurulan büyükanne maaşına başvuru sayısının beklenenin üstünde olması, hükümetin programın kapsam alanını genişletme kararı almasına yol açtı. Pilot bölgelerdeki il sayısı 5’den 10’a çıkarılırken, yararlanıcı sayısı da 6.500’e çıkarıldı. Temmuz ayında da diğer illerde başvuruların alınacağı belirtildi.

Bu uygulama alt sınıfa, düşük gelirli ailelere yönelik. Ailede her iyi ebeveynin de çalıştığı, düşük gelirli ve sigortalı çalışan kadın üzerinden uygulanacak olan bir program. Aslında ahlaki ve kültürel düzenin koruyucusu olan muhafazkar aile mitini güçlendirmeyi, aile bağlarını ve mahremiyeti korumayı hedefliyor. Büyükanne maaşı uygulaması ifade edildiğine göre, evli kadınların istihdamda kalmalarını sağlamayı amaçlarken, geleneksel değerleri öne çıkarıyor ve kadınların geleneksel aile içi rollerini güçlendiren ataerkil zihniyeti de yansıtıyor.

İktidarın son yıllarda neredeyse tüm sosyal politikalarının merkezinde “geleneksel, kutsal aile miti ve değerleri” yer alıyor. Evde ev işlerinin yanında, çocuk, yaşlı ve engelli bakımı gibi sorumluklar da kadınların asli görevleri olarak görülürken, kadınların erkeğine karşı itaatkar, ailesine karşı fedakar olmaları ve eviçi sorumlulukların gönüllü üstlenicileri olarak “mutlu aile kadını” rolüne sahip çıkmaları bekleniyor. Doğurganlık ve annelik temelinde kutsanan bu kadınlık rolüyle, sosyal devletin çekildiği ya da ülkemizde hiç el atmadığı alanlardaki açık, kadın emeğiyle karşılanarak ailenin mahremiyeti ve refahı korunmaya çalışılıyor.

İktidara hakkını vermek gerek; son yılların aile odaklı, kadının bakım emeğine dayalı sosyal politikaları dinsel ve geleneksel değerlerle bezeyip, piyasanın ih­tiyaçlarını kadınlar üzerinden harmanlıyor. Bir başka ifadeyle kültürel olarak muhafazakâr, ekonomik olarak neoliberal ideolojinin tahayyülü olan bu aile modelinde, eğer kadınlar da çalışacaksa, bakım sorumluluğunun yine ailede ve kadında kalması koşuluyla çalışması destekleniyor. Yani piyasada kadın emeğinin değerini artırmadan ve erkeğe ciddi bir rakip olmadan…

 Ailelere, çalışan kadınlara; eviçi bakım sorumlulukları alanında çağdaş, eşitlikçi, kurumsal ve alternatif çözümler üretmek yerine, yeni sağın muhafazakar politikalarını temel alan ataerkil dayanışma ilişkileri öneriliyor. Oysa günümüzde herkes biliyor ki, modern kent toplumunda geniş aileyi yaşatmak artık o kadar kolay değil. Bu nedenle yoksul-düşük gelirli hanelerde çocuklu çalışan kadının çocuğunun yakını olan diğer kadınlar, büyükanneler baksın isteniyor. Böylece büyükanne maaşıyla bir kez daha kadın emeğinin piyasaya girme ve/veya kalma koşulları yeniden belirleniyor. Üstelik 425 TL gibi oldukça düşük bir gelir desteğiyle. Asgari ücretin üçte biri olan bir maaşla (!).

Bu destek Haziran 2015’de başlayan çalışan memura, anneye verilen kreş yardımı olan 300-400 TL’ye yakın, ama diğer aile destek yardımlarından ise oldukça düşük. Örneğin engelli ve yaşlı bakım ücreti olan 960 TL’den daha az, neredeyse yarısı. Böylece neoliberal politikaların egemen olduğu ve sosyal hakların piyasalaştığı bir dönemde, kadının emek piyasasında girmesi ya da bu piyasada kalması sağlanmaya çalışılırken, çocuk bakımı da muhafazkar bir bakışla, geniş aile ve ucuz emek anlayışıyla çözülmeye çalışılıyor.

Bu durum kadın emeğinin piyasa değerinin düşük tutulmasına da zemin hazırlanıyor. Büyükannelere layık görülen maaşın, piyasa ekonomisindeki değerinin bu kadar düşük tutulması ve sosyal güvence dışında bırakılması, muhafazakar iyi niyete (!) rağmen, kapitalist piyasa ilişkilerinde yaşlı emeğine düşük değer atfedildiğini göstermesi bakımından da oldukça düşündürücü!.

Yok eğer gerçek amaç Sayın Bakan Müezzinoğlu’nun açıkladığı gibi “torunlarla büyükannelerin bir arada olması”, yani geniş ailenin iletişimini artırma ve nesiller arası kaynaşmayı sağlama ise, başka önlemler alınabilir… Bu nedenle çocuk bakım desteğinin büyüanneler üzerinden değil, doğrudan çalışan kadınlara verilmesi en doğru olanıdır. Çalışan kadınlar alternatifleri değerlendirebilir. Büyük anneler de, hanenin değerli yaşlıları, para için değil, torunlarıyla severek kaynaşabilirler, öyle değil mi? 


Üye Ol



Üye Girişi