Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


06.02.2017
2757
33
Yazı Boyutu:    

Referandumdan korkmaya başladım..

Niye mi?

Varlık Fonu adıyla ortaya atılan bir ucube karar yüzünden!

Daha referandum çalışmalarının başlamasına bir hafta gibi zaman varken aniden Türkiyenin en büyük gelir kaynaklarına tabiri caizse el konulması ve görüntü itibariyle saraya bağlanması insanı korkutmaya yetiyor bile. Zaten amaçları da bu değil mi; korku salmak.

Varlık fonunun halk diliyle nasıl anlaşılması gerektiğini, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve ekonomi profesörü Selin Sayek Böke şöyle anlatmış:

"Bu koşullarda kurulan bir fon ancak şunu yapabilir: Kamu kurumlarını kendine alır, ipotek eder, teminat gösterir ve bu ipotek ettiği kamu kurumları üzerinden borçlanır. Yani kurulan fon, bir kaynağı, yatırıma dönüştürme fonu değildir. Kurulan fon, kendi üzerine aldığı kamu kaynaklarını ipotek ederek, yani bizim geleceğimizi ipotek ederek, yeniden borçlanma mekanizmasıdır. Bu bir borçlanma fonudur, bir varlık fonu değildir. Daha da acısı ülkenin kurumlarını, devletini, 80 milyonun ortak kaynağını ipotek ettirir ve ne için kullanacağını dahi söylemez. Bir yeniden bir borçlanma mekanizması kurar. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Babadan kalma evi ipotek ettirip hayali yatırımlarla batıran bir evlat gibi Cumhuriyetin emek emek, yıllarca, herkesi dahil ederek inşa etmiş olduğu, halkın mallarını ipotek edip yandaşlara, batık projelere ve geleceği olmayan yerlere harcayıp kaynağı tüketmek demek. Kısacası adına Varlık Fonu denen bu şey, esasında kanunla kurulmuş bir aile şirketi. Başına getirilmiş olan yönetimden bu aile şirketinin, bir saray şirketi olduğunu da çok açık bir biçimde görüyoruz. Halkın malı, ülkenin geliri bütçeden çıkartılıyor ve sarayın şirketine devrediliyor. Yiye yiye, sata sata beş kuruş bırakmayıp, en sonunda evi ipotek ettirip, hanımın bileziklerini bozduranın başına ne gelirse bugün Türkiye'nin altın bileziklerini bozduranlar, Türkiye'nin başına aynı derdi sarmaktalar.”

HAYIR’lı anketler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı..Eee bu da iktidarı korkutmaya yetiyor. Önce en zayıf noktamızdan başlandı; Ekonomi. Alım gücü düştükce, hükümet halka dönük yeni ödemeler pompalıyor: Torunlara bakan ninelere maaş, Kobilere can suyu, esnafa vergi indirimi, alışverişlerde ÖTV, KDV indirimi, v.b…. Amaç: Mart sonuna kadar halkı ekonomik sıkıntıdan uzak tutmak! Ya Mart sonrası…

Referandumdan HAYIR çıkarsa, kurulu parlamenter düzen ve bütün kurum ve kuruluşlar aynen devam edecek. Atatürk’ün bizlere bıraktığı- atalarımızın kanlarıyla kurulmuş- Cumhuriyet ilelebet sürecek.

Ya EVET çıkarsa; Onu düşünmek bile istemiyorum.. 

Tüm toplum derinden etkilenecek hele kadınların hayatını olumsuz yönde tümüyle değiştirecek sonuçlar yaratacak. Kadınlar da bunun farkında!. Araştırmalara göre önde giden “Hayır” tercihinde, kadın oranının daha fazla olması bunu gösteriyor.

Hükümete daha önceki seçimlerde oransal olarak daha fazla destek veren kadınlar, beklenenin tersine bu kez haklı bir tereddüt ile başkanlık sisteminin; bir erkeğin iki dudağı arasında olmasını ve giderek de zorlaşan hayatlarına ne getireceğini soruyorlar. Şöyle ki;

Kadınlar, şiddetten kurtulmak, çocuklarını istismardan korumak istiyor,

Medeni haklarını, seçtikleri yaşam tarzını özgürce yaşamak, hayatlarını etkileyen kararları dayatmalarla değil, kendi özgür iradeleriyle almak istiyor,

Güvenlik ve huzur içinde yaşamak istiyor,

Hakları ihlal edildiğinde adalet arayacağı bağımsız yargı ve tarafsız cumhurbaşkanı istiyor,

Hayatı boyunca OHAL baskısında yaşamamak ve KHK’lere mahkum olmamak için “HAYIR”da birleşiyor.

 

 


Üye Ol



Üye Girişi