Gazetelere günlüğü 40 bin liradan verilen Anayasa değişiklik paketinin ilanını biz ücretsiz yayınlayacağız. Biz kadın olduğumuz için nasıl olsa parayla pulla işimiz olmaz!!!
Ama tabii hepsini değil, sadece biz kadınları ilgilendiren bölümü...
AK Parti Anayasa değişiklik kitapçığı (Tanıtım Medya Başkanlığı- Temmuz 2010)
"Ülkemizdeki dezavantajlı kesimlere ne tür avantajlar sağlanmaktadır?"
Anayasa'da devletimizin özellikleri sayılırken "Türkiye Cumhuriyeti,demokratik,laik,sosyal bir hukuk devletidir"denilmektedir.
Cumhuriyetimizin olmazsa olmazlarından biri olan "sosyal devlet" olma özelliğinin gereği olarak, toplumumuzdaki dezavantajlı ve özel olarak desteklenip korunması gereken bazı kesimlerle ilgili özel tedbirlerin alınması gerektiği ortadadır.
Bu değişiklikle kadınlar,çocuklar,yaşlılar,özürlüler,harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler için alınacak ilave tedbirler, yapılacak iyileştirmeler ve onların durumlarını düzeltmeye yönelik pozitif ayrımcılık içeren uygulamalar Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacaktır.
Hassas,kırılgan ve toplumumuzun çoğunluğunu oluşturan dezavantajlı insanlara verilecek ilave desteklerle ancak onları bu toplumda eşit ve onurlu bir şekilde hayatını sürdüren bireyler haline getirebiliriz. Bu değişiklikler bu anlayışın anayasal alt yapısını oluşturmaktadır.
Bu düzenleme, tarafı olduğumuz tüm uluslararası anlaşmaların gereği olduğu gibi, aynı zamanda insani ve vicdani bir yükümlülüktür."
Yani,
Kadın = Çocuk, yaşlı, özürlü, dul, yetim, malül ve gazi
Ülkemizde toplumun yarısını oluşturan kadınlar için düzenlenen taslak bu... İnanın bunu okudukça daha da aşağılanıyorsunuz. Devlet kadın ve erkekten oluşan iki cinsten birini yani kadını baştan dezavantajlı yani özürlü kabul etmiş üstelik bunu yıllarca sürdürerek özel korunması gereken kesimler içinde görmüş ve hala da görmekte! Sanki bu dezavantajlı grupların içinde erkek yok. Dezavantajlı kişilere yapılması gereken uygulamalarla açıkcası KOTA'nın ilgisi ne?..
Kadın-Erkek eşitliğini sağlamak için istenen pozitif ayrımcılığın adı KOTA dır. Bunu açıkça ifade edemeyip dezavantajlı grupların arkasından dolanmak niye?..
21. yüzyıla girmiş,Avrupa Birliği kapılarında ve sekiz yıllık iktidarda olan hükümet hala özel tedbirler alınması gerektiğini düşünüyor ama hep düşünüyor (!)
Kadınlar anayasa taslağından son nasibini de alıyor; Hassas, kırılgan insanlara verilecek ilave desteklerle toplumda eşit ve onurlu bir şekilde hayatını sürdüren birey haline getirebiliriz, diyor.
Açıkca Hükümet hazırladığı anayasa taslağıyla kadınların toplumda eşit ve onurlu yaşamadığını ve hala birey olmadığını itiraf ediyor. Sonra da uluslar arası sözleşmelere uymadığı içinde vicdan azabı çektiğini söylüyor.
Ama Başbakan, kadın açılım toplantısında çıkıyor ve 'ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum' diyor.
Herşey çok karışık değil mi?
Sapla saman,
Kadın ile erkek,
Dezavantaj ile sosyal devlet,
Eşitlik ile vicdan,
........
Hiçbiri hakettiği yere oturmuyor, değil mi sevgili KADINLAR?