Ahenk Bayazıt

Gazeteci

08.03.2021 - 02:23
364
3
Yazı Boyutu:    
Yılın en önemli günlerinden biri daha geldi malum. Çiçekler, çikolatalar, kolyeler, yüzükler, indirim kuponları, afili sözler...
Bugün kadınların yalnızca kadın oldukları için yaşadıkları zorlukların devam ettiği dünün bir tekrarı aslında... Bugün kadınlar çiçek değil, melek değil, kutsalınız değil, evinizin gözbebeği değil. 8 Mart, kadınları şımartma günü değil. 8 Mart, kadınlara hediye alma günü değil. Bugün kadınlar yine yalnızca kadın ve hala sırf bu yüzden maruz kaldıkları ayrımcılığa karşı direniyorlar. Kadınlar bir 8 Mart'a daha ağır şartlar altında giriyor.

Bu yüzden 8 Mart'ı 8 Mart yapan olaylardan birini hatırlatmak isterim. 8 Mart 1857'de ABD'nin New York kentinde binlerce dokuma işçisi, daha iyi çalışma koşullarına kavuşmak için çalıştıkları fabrikada greve yaptı. Polis saldırısıyla karşılaşan işçiler, kendilerini fabrikaya kilitledi. Olay sırasında çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi hayatını kaybetti. Akabinde kadınlar sendikal hakları ve oy kullanma hakları için defalarca kez mitingler düzenledi, ses getiren eylemlere imza attı.

Nihayetinde 26–27 Ağustos 1910'da Kopenhag'da düzenlenen Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı'nda Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihinde ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Türkiye'de de 8 Mart'ın 8 Mart olarak idrak edilmesi kolay olmadı. 8 Mart, tarihin her döneminde ve hayatın her alanında cinsiyeti yüzünden ayrımcılığa uğramış kadınların canları pahasına sürdürdüğü mücadelenin yalnızca bir günüdür. Kadınların yaşam hakkının dahi hiçe sayıldığı; evde, işte, akademide, siyasette kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı bugünlerde 8 Mart'ı kutlamak anlamsız gibi görünebilir. Fakat koşullardan hala memnun değilsek bile, bugünlere gelmemizi sağlamış, bizler için o özgürlük meşalesini yakmış kadınlara bir minnet borcumuz var. Eşitliği benimsememişlere benimsetme, özgürlüğümüzü kısıtlamaya çalışan bütün otoriteleri sarsma, fikirlerimize ve hayallerimize sınır çizen bütün yasakları delme görevimiz var. Kadınların korunmaya muhtaç kabul edilmediği, tercihlerine saygı duyulduğu dünyayı kurana kadar kadınların kadınlara ihtiyacı var.

* Ve erkekler... 8 Mart'ımızı samimiyetle kutlamak isteyen erkeklerimiz... Kadınlara roller biçmeyi, önlerine engeller koymayı bırakmadığınız sürece pahalı hediyeleriniz, süslü laflarınız anlamsız kalmaya devam edecek.

Üye Ol



Üye Girişi