Gaye Güngör

gayegungor.com

23.03.2018 - 12:04
2528
4
Yazı Boyutu:    
Önceki yazılarımda gelişmiş ülkelerin de kadın-erkek eşitliği söz konusu olduğunda birçok alanda sınıfta kaldığını dile getirmiştim.  Almanya da bunlardan biri.  Ülkenin bütününe baktığımızda oldukça geleneksel bir yapı hüküm sürüyor. Özellikle güney eyaletlerde. Erkek çalışıyor, para kazanıyor, kadın evde yemek yapıyor, çocuk bakıyor.  Bu tablo genç nesille birlikte yavaş yavaş değişiyor. Bugün, Alman kadınları, diğer ülkelerdeki hemcinslerine göre daha fazla hakka sahip ama bu haklar elbette onlara gökten zembille inmedi; yıllar süren mücadeleler sonunda kazanıldı. Örneğin, doğum/ebeveyn izni, birçok ülkeye kıyasla oldukça cömert. Avrupa genelinde yasal ÜCRETLİ doğum/ebeveyn izni-dikkatinizi çekerim ANALIK izni değil- Avrupa Parlementosu’nun 2010 yılında aldığı tavsiye karar üzerine uzatıldı.  Almanya’da ebeveyn izni de yeni düzenlemelerle 14 aya çıkarıldı. Ebeveynler bu 14 ayı kendi aralarında paylaşıyorlar. Eğer ebeveynlerden sadece biri kullanırsa 12 ay, ikisi de kullanırsa 14 ay.  

Yine de her yerde olduğu gibi Almanya’da da kadın olmak zor. Ülkenin başında 13 yıldır bir kadın olduğuna aldanmayın. Angela Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) sandalye dağılımına baktığımızda 246 milletvekili içinden sadece 46’sı kadın-sadece yüzde 18. Siyaset hala testosteron seviyesinin en yüksek olduğu alanlardan biri. Bir diğeri de yiyecek içecek sektörü. Dünyanın en itibarlı nişanı olan Michelin yıldızına sahip kaç kadın şef var biliyor musunuz? Benim sayabildiğim yirmi yedi. Tam rakamlara ulaşamadım ve tek tek saydım, o nedenle, doğruluğunu garanti edemem ama Michelin rehberine göre yıldızlı şeflerin ortalama yüzde 13’ü kadın. Bu nedenle Michelin sıkça eleştiriliyor. Baskılar üzerine, Michelin’den, 2018 yılında kadın-erkek eşitliği konusunda pozitif ayrımcı politikalar izleyeceğine dair bir açıklama geldi geçtiğimiz günlerde.

Bugün, Ulrike Piwonka’dan bahsetmek istiyorum. Ulrike, Berlin’in en genç, sertifikalı, kadın kasabı.  Kasaptan da öte et uzmanı.  Almanya’da, Fleischmeisterin, yani kadın et uzmanı olmak öyle kolay değil. Aslına bakarsanız et uzmanı olmak kolay değil. Eğitimler, kurslar ve zorunlu stajlar sonunda bu sertifikayı elde ediyorsunuz. Ulrike, bu zorlu yola çok da isteyerek çıkmamış. Çocukluk hayali polis olmakmış ama sınavı boydan kaybetmiş.  Bunun üzerine aile mesleği kasaplığı seçmiş ve okulunu okumuş. Hem alaylı hem okullu. 

Şu an sadece Berlin’in değil, Almanya’nın da en ünlü kasaplarından biri.  Hem kasap, hem de girişimci. Mesleğinin yok olmaması için dersler veriyor ve özellikle bu mesleği seçmeleri için kadınları teşvik ediyor. Berlin’in aylık İngilizce dergisi Exberliner bu ayı kadınlara ayırmış ve ben de size Ulrike’yi tanıtmak istedim. Vejetaryen olma yolunda ilerleyen biri olarak etle aram çok iyi olmasa da bugün Ulrike’yi yerinde ziyaret edeceğim. Ulrike ve onun gibi elinin hamuruyla erkek işine karışan kadınları yazmaya devam edeceğim. Lütfen yorumlarınızda bu cesur kadınlardan bahsedin ki onları da yazayım. 


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi