26.01.2020 - 17:14
1945
10
Yazı Boyutu:    
Elazığ depremi yüreklerimizi yakarken bir kez daha tedbirsizlik ve önlem alınmayışın nelere mal olduğunu gözler önüne serdi. 

 Deprem olmadan önce önlem almak devletin görevi. Dayanıksız binalara oturulur raporu verenlerin tesbiti yapılıp ceza verilmeli. 

Kentsel dönüşüm adı altında eski binaları yok edip yenileri yapılıyor. Fakat bunlar sadece zenginlerin oturabileceği semtlere dönüştürülüyor. Parası olmayanlar eski binalara mahkum ediliyor. Halbu ki, kentsel dönüşüm projesi doğrultusun da evler yenilenip sahiplerine teslim edilmeli ve zengin çevreler kadar zengin olmayanların da sağlıklı ve çağdaş yaşama hakkı sağlanmalı. 

Her ne şartta olursa olsun insanın insanca yaşama hakkının var olduğu bilincine erişmeliyiz.

Gereksiz projelere yatırım yapmak yerine halkın refahını sağlamalı. Bir çok hastane var fakat uzman hekim yok. Var olan hekimin bir günlük hasta sayısı 150. Telefonla randevu almak 15 gün sonraya. 

Bu ve bunun gibi sorunlar dururken gereksiz projelere milyon dolarlık yatırım yapmak sadece??? 

Halktan alınan onca vergi, halkın refahı için kullanılmalı. 

Ülkemiz beşik gibi sallanıyor. Er yada geç bir depremin olacağını bildiğimiz halde , binalar denetimsiz kaçak yapılıyor. Deprem olduktan sonra değil, olmadan önce, enkaz altından beden aramak yerine tedbir almalı. 

Kuzey Anadolu fay hattı enerjisini boşaltmış olsa da İstanbul hâlâ tehlike altında. Deprem geldi gelecek söylentisi varken neden tedbir alınmakta aciz kalınıyor. 

 1999 depreminin izleri halen hafızalardan silinmemiş ken, o zamandan bu gün kadar neler yapılmış sadece??? İnsanız ve insanca yaşamak hepimizin hakkı. Sadece zengin olanların değil.

Üye Ol



Üye Girişi