Ferzan Sarpkaya

Köşe Yazarı

03.05.2018 - 02:32
1214
10
Yazı Boyutu:    
Tarihsel süreç içerisinde, toplumların, büyük kitlelerin bilgilendirilmesinde,  eğitilmesinde yöneticilere,  karşı görüşte olanlara yönelik geri bildirimde bulunmalarında basının rolü yadsınamaz.

Birleşmiş Milletler, 1993 yılında özgür ve bağımsız bir basın için 3 Mayıs’ı Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul etmiştir.
Çevresinde dünyada olup bitenleri öğrenmek, öğrendiklerini, düşündüklerini başkalarına aktarmak ihtiyacı duyan insanın bu talebinin karşılanması için verilen çabalar sonunda bugün basın yayın dediğimiz medeni toplumun dördüncü kuvveti sayılan ‘’basın ‘’ kavramı doğmuştur.

Günümüzde basın dünyasında ‘’fikir işçileri’’ olarak da adlandırılan gazeteciler ile basının onca yasaya rağmen özgür haber yapabilmesi bir çok ülkede neredeyse olanaksız hale gelmiştir.

Sınır Tanımayan Gazeteciler'e göre;

 Dünya genelinde gazetecilere ve basına karşı düşmanlık, özellikle siyasi liderlerin açık bir şekilde desteklemesiyle artıyor.
Raporda, "Siyasi liderlerin basına karşı düşmanlığı artık sadece Türkiye (iki basamak gerileyerek 157'nci sırada) ve Mısır (161'inci sırada) gibi otoriter ülkeler ile sınırlı değil, ki bu iki ülkede 'basın fobisi' o kadar belirgin ki gazeteciler düzenli olarak terör suçlamasıyla karşılaşıyor ve [iktidara] bağlılık göstermeyenler keyfi olarak hapsediliyor" denildi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler dünyada giderek daha fazla demokratik olarak seçilmiş liderlerin basını demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak görmemeye başladığını belirtti. Buna örnek olarak gazetecileri "halkın düşmanları" olarak tanımlayan ABD Başkanı Donald Trump'ı gösteren rapor, Trump'ın göreve gelmesinin ilk yılı olan 2017'de ABD'nin bir önceki yıla göre iki basamak gerilediğini ve 45'inci sıraya yerleştiğini ifade etti.

En fazla gerileyen ülkelerin dördü Avrupa'da

Her ne kadar dünyada basın özgürlüğüne en fazla saygı duyan bölge Avrupa olsa da, aynı bölge 2017 yılında en fazla gerileyen beş ülkenin dördüne ev sahipliği yapıyor.

Dünyada basın özgürlüğünün en fazla olduğu ülke Norveç olmaya devam ederken, basın özgürlüğünün en az olduğu ülke bu sene de Kuzey Kore olarak listelendi. Norveç'i ikinci sırada İsveç ve üçüncü sırada Hollanda takip ederken, 178'inci sıradaki Türkmenistan ile 179'uncu sıradaki Eritre de sıralamada en sonda yer alan Kuzey Kore'den hemen önce.

Küreselleşme çerçevesinde gelişen değişen sermaye birikim yapısını, günümüzde medya sektöründe açık bir biçimde görüyoruz. '' Yeni sağ politikalar'' dünya genelinde yaygınlık kazanmış durumda. Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri, hem yerel, ulasal, uluslararası alanda büyük sermayenin medya alanına el atması benzer iş disiplinlerini kullanan dev medya tekellerinin ortaya çıkmasıdır. ''Tekelleşme'' olgusu yüzümüze çarpan tektipleşmeyle  özgür medya kavramından söz edilemez olmuştur. Tekellerin doğrusunda işler hale getirilmiştir.

İfade özgürlüğü en değerli haklarımızdan biri. Bu, insanlık hakkımızı kullanabilmek için de ,ÖZGÜR çoğulcu ve bağımsız bir medyanın varlığını yerleştirmek gerek dünya'ya, zihinlere..
 
     Maalesef ki yönetici sıfatı ile seçilmişlerin bile yönetmeyi kendi çıkarlarına uydurmak için   kendilerine güvensiz siyasetlerinden dolayı, medya satın alıp yandaş medya yaratmada sınır tanımıyorlar. Gerçekleri çarpıtma siyasetini yürütüyorlar.

       Satın alamadıkları medya ile de kavgalılar. Yandaş medyaları ve kendi sistemleri ile satın alamadıkları fikirleri, suç unsuru üreterek medyadan uzaklaştırma hapsetme, ölüme terk, etmediler.

       Burada ki başarıları tartışılır. 

       Fikri, sindirebilirler ise de susturamıyorlar.

       O doğru fikre inananlarla birlikte fikirler çoğalır, bunu atlıyorlar. 

       Medya da doğru çizgisinden ödün vermeyerek araştırarak, sorgulayarak yazanların, peşinde ki fikirler bırakmaz o yazanları, çoğalarak gelirler.

       Bu yüzden bu kavga hiç bitmez.
    
       Gazeteciliğin, basının muhalif olmaması durumu,insanlığa yapılan yanlışları araştırmamak, insanlıkla paylaşmaması anlamına gelmez mi?
        
        Bu muhalifliği en birinci sırada tutuklayan ülke de, maalesef Türkiye.
       Basın'ın ÖZGÜR 'lüğünden korkmak, ülkelerin  özgürlüğünü getirir mi?
       UBUNTU( Ben biz olduğumuz için ben'im)
        Tüm, Dünya Gazetecileri, basın, medya UBUNTU'YA, 
        Ağacın etrafına, elele hep birlikte!...
 
        ÖZGÜRLÜK ÖDÜLÜNE....

 
       
 
 
 
  


Üye Ol



Üye Girişi