11.01.2018 - 00:49
1824
Yazı Boyutu:    
Genel olarak merhametli insan huyudur ve kız kardeşlerimin hepsinde var sanırım 'Yemedim yedirdim , giymedim giydirdim, çok sevdim, aşırı fedakar davrandım en son ihanetin büyüğünü gördüm." demek. Resmen gelenek gibi ama var.

Hani ihanet olsa yine iyi. Bazen yaşadığımız kötülük gümbürtülü bağır çağır geliyor ve oluyor, orası kötü. Şimdi burada iki hareket devreye giriyor; ya 'Senin ne haddine?' deyip ağzının payını vermek karşı tarafa, ki hayalimdir keşke ben de öyle davransam, diğeri 'Eyvallah' deyip çekip gitmek ki ben bunu çok yaptığım için bunu yazacağım.

Kişinin  'eyvallah' deyip gitmesi pısırıklık, korkaklık ve en kötüsü sanki haksız taraf bizmişiz gibi algılanması zamanla baskı oluşturmuyor dersem yalan olur.

Öyle ya; aslında haklı olan biziz ama susan, eyvallah çeken yine biziz. Ben her zaman delikanlılığı; cinsiyetten çok şahsiyette ararım. O yüzden 'eyvallah'ın anlamı bende derindir, hem delikanlıca mertçe gelir hem de anlayana da esaslı bir tepkidir.

'Seninle biz düşman bile değiliz' diyen Nazım' da esaslı bir eyvallah çekmiştir kendi üslubunca. 

Bu ne demek: "Ben sana o veya bu şekilde, bir değer, emek verdim. Ama sen nankörlük edip rezil etmeyi başardın ama ben gürültü etmeden gideceğim. Çünkü insan susar, korkaklıktan değil, senden bağımsız olan senin sevginden, saygıdan, edepten susuyorum yani sen haklı değilsin ben susuyorum.' demek. 

Kimine göre işe yarıyor, kimine göre dünyanın en işe yaramaz hamlesi. Biz tepkimizi nasıl koyarsak koyalım aslında yüreğimizden geçen hep aynı: 'Sen haklı değilsin ben susuyorum, seni Allah'a havale ediyorum.'

Üye Ol



Üye Girişi