Ferzan Sarpkaya

Köşe Yazarı

03.11.2017 - 19:49
264
2
Yazı Boyutu:    

gülten akın beni sorarsan ile ilgili görsel sonucu

            Bir kayığa biner geceleri
            Sığlıkta o kadın tek başına
            Dua biçiminde inceltir korkuyu
            Sunar içtenliksiz, tanrısına
   
      Şiirler vardır. Durup dururken aklınıza gelir, sayfaları art arda koydukça şiir sızar damarlarınıza. 
  İnsanın o zor serüvenini eşsiz işçilikleriyle harflere sığdırır onlar.
  Şairler vardır. Döne döne okursunuz da çekip gitmeyi bir an bile aklınıza getirmezsiniz. 
  Her solukta daha ileri giden dizeleri kuşanır, yolunuzu ışıklandıranlardan, şiire ana olan vardır.
  Beş çocuklu Gülten Akın vardır
  Cemal Süreya’nın ona taktığı Ümmüşiir
  Hem bir anne, hem bir şair, hem de bir sokak kavgacısı olarak, Gülten akın bu unvanı her harfi ile sonuna dek hak etmiştir.
   
   Dört duvar arasına sığmayan bir kadındı.
   İçinde ayıp, dışında geçim, sol yanında sevgi vardı.
   
  Geçiş döneminin en güzel şiirlerinden biri, aşkın itirafı ve kavganın çağrısı ile el ele yürüyebilme cesaretini taşıdı:
  Acıyı da umudu da genellikle çocuklar üzerinden verdi.Bunun en önemli sebeplerinden birisi, oğlu cezaevindeyken yaşadıklarıdır.

 "Analardık. Oğullarımızın kızlarımızın yattığı cezaevinden görüşlerden çıkardık. Dağılırdık eskiden olsaydı. O açlık günlerinde dağılıp gitmeyi düşünmedik. Birlikte kaldık. Yürüdük yollar boyu. Otobüslere doluşup gittik. Görkemli kapılardaki yetkililere ulaşmaya. Dilekçelerde, dilekçelerde, sayısız pullarda umar aradık."

  Son Haber gazetesinde ilk şiiri 1951'de yayımlandı. Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. 
 Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.
  Şiirlerinde büyük ölçüde folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren "Şiiri Düzde Kuşatmak" (1983) kitabında, halk kaynağına inme isteğini, "Halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıklar. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. 

  Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu'nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü’dür.

  Elimi uzatsam tutamasam 
 Olanca sevgimi yalnızlığımı 
 Düşünsem hayır düşünmesem 
 Senin hiç haberin olmasa 
 Senin hiç haberin olmaz ki 
 Başlar biter kendi kendine o türkü 

  2008’de Dağlarca'nın ölümünden sonra Milliyet gazetesinin yaptığı yaşayan en büyük şair araştırmasında en çok oyu alan Gülten Akın şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan’ı 2013’te yayımlamış ve bu kitabı ile Metin Altıok Şiir Ödülü’ne layık görülmüştür 
Beni sorarsan,
Kış işte
Kalbin elem günleri geldi
Dünya evlere çekildi, içlere
Sarı yaseminle gül arasında
Dağların mor baharıyla
Sis arasında
Denizle gül arasında
Yanımda kediler, kuşlar
Fikrinden dolaşıyor
Hiçbir iktidarı sevmesem de
Sobanın iktidarında
Çarpışa çarpışa nasılsa
Büyüyebilen kızlar
Uslu, sakin, ölümü bekliyorlar
Yaşlılık
Dev mi oldular, başkaları
Üstüne üstüne gelip korkusuz
Güçlerini deniyorlar
  Akın, şiir dışındaki edebi türlere fazla ilgi göstermedi ancak yedi adet kısa oyun yazdı. Ürettiği tiyatro metinlerinde kadın, evlilik, düzene yönelik eleştiriler, yoksulluk, yalnızlık, yaşlılık ve yabancılaşma gibi konular üzerinde durdu. 
   Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev aldı
  Yaşamının her anını, yaşadığı her şeyi ince ince eleyerek ve elediklerini dağıtıp dünyayı güzelleştirerek geçirdi.
  "Gerek bireyi gerekse toplumsalı dile getirirken, dizelerinde her bir sözcüğün yaslandığı arka planda, halk şiirinin olanaklarını soluk kesen çağdaş bir duyarlılıkla kullanan, kadını insan kılan, insanı insan kılan bir ustalıkla ördü şiirini Gülten Akın."
  İyi ki vardın iyi ki varsın ''Kuş uçsa gölgesi kalır'' ya

  Adın ölmezlendi öl ölebilirsen..








Üye Ol



Üye Girişi