Ferzan Sarpkaya

Köşe Yazarı

13.05.2018 - 00:50
1289
5
Yazı Boyutu:    
Anneler Günü, anneleri onurlandıran özel bir gündür. Değişik günlerde, değişik ülkelerde kutlanır. 

Anneler günü geleneği, Antik Yunanların Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlar. Antik Romalılar da ilkbahar festivallerini İsa'nın doğumundan 250 yıl öncesinden ana tanrıça Kibele onuruna kutluyorlardı.

ABD'de Anna Jarvis'in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongre'nin onayıyla Amerika Birleşik Devletleri çapında genişledi.

Türkiye’de

Türk Kadınlar Birliği'nin girişimleri ile 5 Mayıs 1955 tarihinde mayıs ayının ikinci Pazar günü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ‘’Anneler Günü’’ olarak kutlanması kararı verildi. O yıl yılın annesi olarak 93 harbinin meşhur kahramanlarından 98 yaşında ki Erzurumlu Nene Hatun seçilmişti.

Tüm zaman ve enerjilerini çocuğun bakımı için vermeye hazır olan , bir başkası için asla yapmayacağı birçok şeyi çocuk için hiç düşünmeden yapar. Besleyebilmek için uykusuz kalabilir, bir yılda binlerce defa çocuklarının altını değiştirebilir, istenmeyen bir tehlike söz konusu olduğunda hiç düşünmeden onu korumak için kendini feda edebilir. Bu kişi o çocuğu  doğurmamış da olabİlir. 

Anne olmakla başladı annemi  daha iyi anlamak.. Bebeğini anne sütüyle beslemek için garip garip şeyler yeyip içmek, uykusuz gecelerdi, Öpüp kokladığında dünyayı unutmak çocuğun için kalbinde hep bir endişe duygusuyla yaşamaya alışmak kimse için etmediğin kadar çocuğun için dua etmek, gözyaşı damlasını göz bebeğinde saklamaktı..

Hayatla yüzleşirken onun için hep koruma içgüdüsü ile düştüğü zaman kaldırıp yarasını “anne öpücüğü” adındaki öpücükle iyileşeceğine inandırmaktı.

Okul hayatına yeniden başlamak, onların başarılarına yol açmaktı.

Her yaşında  “anne” dedikleri her an yanlarına koşmak, kucağını hep onun için açık tutma, artık senin de anneler gününü kutlayan  olduğunu bilmek, yazarken bile duygulanıp ağlamaktır.

Beni ben yapan otuz  dört yıl önce gideceğimiz yere önceden giden  annemi sevgiyle anıyorum. Bana annelik yapan ablalarımın, tüm anne adaylarının,  annelerin, annelik duygusu taşıyanların  günü kutlu olsun.. 

Annesiz kalan tüm çocukları kucakamak isterdim. 

Ayrıca yerin yüzlerce metre altında hayatını kaybeden evlatlarının yaş ortalaması 25-35 arasında 301 madenci annelere,  çocuklarını bir nedenle kaybeden anneler...Sabırla

ACILARI ŞİİR GİBİ EVRENDE...

ŞAİR HER YERDE

evren şiir, şair ise her yerde…
ceninde insana dönerken aylarca, anne rahminde
annenin duyguları da dağılır  şiir gibi evrene
bebeğine şairlik eder, eliyle karnını sıvazlarken
kimseye diyemez, korkusunu, heyecanını
dünyaya getireceği güne kadar

kucağına aldığında, kokusu sarmıştır tüm benliğini
açlığını emzirir sonsuz sabırla
uykuyu unutur, aylarca
titreme ile geçer ömrü besleyerek büyütecek
an gelir

kaç kız evlat toprağa döner
doğumunun kaç katıdır,  sancılı acısı

vakitsiz, kaç oğul
kaç annenin gün ışığı sönmüş
toprağa dönmüş yüzleri
sokaklar karanfil kokusu…
elleri toprak…


Üye Ol



Üye Girişi