Mor Çatı'nın 25. yılı kutlu olsun

Ünlüler Mor Çatı'nın 25. yıl dayanışma yemeğinde biraraya geldi


 

25 yıldır, kadın olmanın gücüyle güvenin, dayanışmanın ve ayakta kalmanın sembolü olan Mor Çatı, iş, sanat ve cemiyet dünyasının isimlerini “Mor Çatı dostları kadına yönelik şiddete karşı 25. yıl dayanışma yemeği”nde biraraya getirdi.

 

Yıllardır kadına yönelik şiddet için mücadele veren Mor Çatı’ya gelir sağlamak amacıyla düzenlenen yemeğe, Türkan Şoray, Beren Saat, Ezgi Mola, Cansu Tosun, esra dermancıoğlu, Banu Güven, Deniz Marşan, Tanem Sivar, Ayşe Tolga, Ayşe Deniz Yeğin, Başak Dizer, Ayça Sytmen, Zeynep Tosun, Raissa Sason, Vanessa Sason, Aycan Ece Yörenç, Gülseren Onanç ve Bağış Erten gibi isimler katıldı.

 

 

Mor Çatı’nın 25 yıldır kadına yönelik şiddetle mücadele alanında gerçekleştirdiği faaliyetlerine ve bu faaliyetlerin devam edebilmesi için dayanışmanın önemine değinen, Nacide Berber’in yaptığı açılış konuşmasının ardından, Mor Çatı kurucularından avukat Canan Arın, kuruluş sürecini, psikolog Feride Güneri ise şiddete maruz kalan kadınları ve mücadele deneyimlerini anlattı. Gece Şebnem Ferah’ın verdiği mini konserin ardından birlikte söylenen şarkılarla sona erdi. (UMUT ÜNVER)

Kadına karşı açılmış bir savaş söz konusu

 

Uzun yıllar kadın hakları için çalışmalar yapan Gülsen Ülker, “Meclis’teki çalışma çerçevemi temel insan, doğa ve yaşam hakları oluşturacak” dedi.

 

HDP’den Ankara’da 2. bölgeden 2. sıra adayı olan Gülsen Ülker, Meclis’e girmesi halinde yapacağı çalışmalara ilişkin olarak  Milliyet’in sorularını yanıtladı:

 

Uzun yıllar kadın hakları için çalışmalar yapmış bir isim olarak sivil toplumdan siyasete geçişiniz nasıl oldu?

Kadın hareketi içinde yürüttüğüm mücadelenin devamı olarak görüyorum bu geçişi. Kadın politikasını şimdi de Meclis’te sürdürme imkanı olarak bakıyorum adaylığıma. Tabii bu adaylığın HDP’de olması, HDP’nin kadın meselesinde, eşitlik politikalarında bulunduğu yer, bunu içselleştirmiş ve uyguluyor olması büyük etken. Aynı zamanda HDP’den böyle bir teklif gelmesi de partinin kararlılığının bir sonucu diye düşünüyorum.

 

‘Kazanımlara sahip çıkıyoruz’

Bir feminist olarak, kadın politikalarında gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasi iktidar tarafından çok açık bir biçimde kadınlara karşı bir savaş açılmış durumda. Neredeyse bütün kazanımlarımıza el konmaya çalışılıyor. Cinsiyet farklılığının kadın aleyhine işlemesi, fıtrat kavramı pekiştirilmeye çalışılıyor. Kendi hayatı hakkında söz söylemek isteyen kadınlar bunun bedelini canları ile öder oldu. Kadın cinayetlerinin artmasında, iktidarın eşitliği yok sayan, kadınların gülmesine, kaç çocuk doğuracağını, nasıl doğuracağını, ne giyeceğini belirlemeye yönelik söylemlerinin çok etkili. AKP’nin kadınlara müdahale eden baskıcı politikalarını kürtajın yasaklanması girişiminde, kız ve erkeklerin aynı evlerde yaşamalarına karşı söylenenlerde, 4+4+4 uygulamasında, okulların cinsiyete göre ayrıştırılması girişimlerinde görüyoruz. Ancak kazanımlarımıza sahip çıkıyoruz, çıkmaya devam edeceğiz. Kendi yeni yaşamımızı kuracağız.

 

‘Mücadelemiz sürecek’

Barış sürecinde Meclis’te yer alacak kadınlar nasıl bir fark yaratabilir?

Kadınların barış mücadelesinde önemli bir yeri var. Bugüne değin farklı platformlarda barış mücadelesini sürdürdük. Barış İçin Kadın Girişimi bunlardan biri. Barış sürecinin kadınlar eliyle Meclis’in de gündeminde yer alması mümkün olacak. HDP’nin kadın adaylarının neredeyse tümü bu mücadelenin içinden gelmiş durumda. 

 

Kadın meselesi dışında, hangi alanlarda aktif siyaset üretmeyi planlıyorsunuz?

Kadın meselesi hiçbir zaman sadece kadın meselesi olmadı bana göre. Dolayısıyla hayatın her alanı kadın mücadelesinin de alanı. Temel insan, doğa ve yaşam hakları benim çalışma çerçevemi oluşturacak.

(BURCU KARAKAŞ - İstanbul)

 

 

Yorumlar:

Yorum Yaz