Üniversiteli Kadınlar: “Hem kadın üniversiteleri açıp hem de cinsiyet eşitliği sağlanamaz

On Birinci Kalkınma Planı’na tepkilerini dile getiren Üniversiteli Kadınlar "Hem kadın üniversiteleri açıp hem de cinsiyet eşitliğini sağlayacağız diyemezler” açıklamasında bulundu


TBMM''nin AKP ve küçük ortağı MHP'li üylelerden kurulu Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu'nda bir sunum yapan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, On Birinci Kalkınma Planı'ndan bahsetti. On Birinci Kalkınma Planı'nın yeniden gündeme gelmesiyle bu planda duyurulan kadın üniversitelerini hatırlatan üniversiteli kadınlar, "Var olan üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği yönetmeliğini kaldırıp, erkek egemen tahakkümle bilgi üretim süreçlerinin devamına yönelik müfredat hazırlayıp, üniversiteleri güvenli alanlar olmaktan uzaklaştırıp; cinsiyet eşitliğini kadın üniversiteleriyle sağlayacağız diyemezler" diyerek tepki gösterdi
On Birinci Kalkınma Planı’na tepki: “Hem kadın üniversiteleri açıp hem de cinsiyet eşitliğini sağlayacağız diyemezler”



TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun dün (6 Temmuz) AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık başkanlığında gerçekleşen toplantısında konuşan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, On Birinci Kalkınma Planı’nda kadın istihdamını, kadın okullaşmasını artırmayı ve kadın yönelik şiddeti engellemeye yönelik adımlar attıklarından söz etti.

Ancak Şenel, 2019’da sunulan planın içeriğinde yer alan kadın üniversiteleri kurma planına değinmekten kaçındı. Planın 560. maddesinde yer alan “kadın üniversiteleri” projesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı olduğu için kadın ve üniversite hareketinden büyük tepki toplamıştı.

İBRAHİM ŞENEL KİMDİR?

1966’da Tokat’ın Artova ilçesinde doğan İbrahim Şenel, 1988’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. 1989-1991 senelerinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nda Uzman Yardımcılığı yapan İbrahim Şenel, 1991-1997 senelerinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığılığında Uzman ve Uzman Yardımcısı olarak çalıştı.

1997-2000 yıllarında yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, 2000-2003 senelerinde de Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğü ve 2003-2007 senelerinde ise İhracat Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcılığı ve Daire Başkanlığı yapan İbrahim Şenel, 2007-2009 senelerinde Gümrük Müsteşarlığı’nda Müsteşar Yardımcısı, 2009-2011 senelerinde İhracat Genel Müdürü ve bilahare Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaptı.

İbrahim Şenel, 2011-2014 senelerinde de ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı ve 2014-2018 senelerinde Ekonomi Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulundu.

 2008-2011 senelerinde Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkan Vekilliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği yapan İbrahim Şenel, 2009-2011 senelerinde İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) Genel Sekreterliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2017 senelerinde Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu Üyeliği ve 2. Başkanlığı, 2013-2018 senelerinde Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Yönlendirme Komitesi Başkanlığı ile 2015-2019 senelerinde Türk Eximbank A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Vekilliği yaptı.

CUMHURBAŞKANLIĞI STRATEJİ VE BÜTÇE BAŞKANI OLDU

12 Şubat 2020 tarihinden beri de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı olarak görev yapan İbrahim Şenel, 1 sene boyunca bu görevi sürdürdü. Başkan Naci Ağbal’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı olarak 

ŞENEL ÇOK ŞEY SÖYLEDİ AMA KADIN ÜNİVERSİTLERİNE DEĞİNMEDİ

Şenel, On Birinci Kalkınma Planı ve yıllık Cumhurbaşkanlığı programlarıyla 2023 yılı sonu itibarıyla kadınların ilköğretim ve ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 100’e, yükseköğretimde ise yüzde 60’a ulaşmasını hedeflediklerini belirtti.

Şenel’in sunumuna göre, Türkiye’de cinsiyete göre nüfus dağılımında yüzde 49,9’luk bir orana sahip olan kadınlar, eğitim seviyelerine bakıldığında ortaöğretim okullaşma oranında 84,9’a, yükseköğretim okullaşma oranında ise yüzde 46’ya ulaşıyor.

2020 yılı verilerine göre kadınların istihdam içindeki payının yüzde 26,3, işgücüne katılma oranının ise yüzde 30,9 olduğunu aktaran Şenel, bu oranların geride kalmasını COVID-19 pandemisine bağladı.

Türkiye’de kadın profesör oranının yüzde 32,5 olduğunu, bu rakamın AB’de yüzde 20,8 seviyelerinde bulunduğunu dile getiren Şenel, sürdürülebilir kalkınmada cinsiyet eşitliğini sağlamayı ve tüm kadınlar ile kız çocuklarını güçlendirmeyi amaçladıklarını, bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadeleye yönelik hedefler ortaya koyduklarını savundu.

ÜNİVERSİTELİ KADINLARDAN TEPKİ 

İbrahim Şenel, tepki çeken “kadın üniversiteleri” projesine değinmese de, On Birinci Kalkınma Planı’nın yeniden gündeme gelmesine Üniversiteli Kadın Kolektifi (ÜKK) tepki gösterdi.

Sendika.Org’a konuşan ÜKK üyesi Zelal Baydemir, “Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik her alanda olduğu gibi akademik alanda da çeşitli saldırılar gerçekleşiyor. Bunlardan en günceli kadın üniversiteleri. AKP’nin ayrımcılığı önlemek üzerine sunduğu projenin kendisi doğrudan kamusal bir alan olan üniversitelerde kadınların sınırlandırılması demek” dedi. Üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği yönetmeliğinin de kaldırıldığını hatırlatan Baydemir şöyle konuştu:

Var olan üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği yönetmeliğini kaldırıp, erkek egemen tahakkümle bilgi üretim süreçlerinin devamına yönelik müfredat hazırlayıp, üniversiteleri güvenli alanlar olmaktan uzaklaştırıp; cinsiyet eşitliğini kadın üniversiteleriyle sağlayacağız diyemezler. Esasında bu projenin üniversiteli kadınların, LGBTİ+’ların üzerinde hegemonya kurabilmek amacı taşıdığını söyleyebiliriz. Kadın üniversiteleriyle; kontrol mekanizmaları kurmak, toplumsal alanlardan kadınları uzaklaştırmak, sınırlandırmak gibi sonuçları olacağından bizler bu projeyi kabul etmiyoruz.

"EŞİT, ÖZGÜR, FEMİNİST ÜNİVERSİTE"

AKP her geçen gün toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirecek politikalar üretiyor. Kadın üniversiteleri de ‘Siyasal İslamcı’ saldırılarını üniversitelerde kalıcılaştırmak için atılmış bir adım. Cinsiyetçi, heteronormatif kalıplarla örülmüş kadın ve LGBTİ+ düşmanlığı üzerinden var olan bir üniversite sistemi olmasıyla beraber toplumunda politik dönüşümünü İslamcı bir çizgide gerçekleştirmesi amacı içeriyor. Bu durumda bilimsel eğitimin yerini tamamen erkek egemen tahakkümle görülecek bir eğitimin var olması devamında da toplumsal çürümenin hızlanması anlamına geliyor. Kadın Üniversiteleri başlı başına kadın düşmanı kurumlarken iktidarını kadın düşmanlığı ile besleyen AKP’nin bu adımının da kadınları toplumdan izole etmeye, kadını ‘ikincilleştirmeye’ ve kendi kadın kadrolarını oluşturmaya yönelik bir hamlesi olduğunun farkındayız. Bu yüzden kadın üniversiteleri değil eşit, özgür, feminist üniversite talebimizi yükseltiyoruz. (SENDİKA.ORG)

Yorumlar:

Yorum Yaz