Hayvan Haklarını Koruma Kanunu 17 yıldır askıda

Hayvan hakkı savunucuları, STK’lar, milletvekilleri tarafından birçok kez TBMM gündemine taşınan 2004 tarihli Hayvan Hakları Koruma Kanunu'nda yapılması öngörülen düzenlemeler 17 yıldır sonuçlandırılamıyor. Çünkü HAYKURDER Başkanı Paçalı'ya göre yasa çıkartılmak istenmiyor.



Duygu KÖSEOĞLU/TEKİRDAĞ
 
Türkiye’de hayvanların haklarını korumaya yönelik 2004 yılında çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununu çıkarıldığı ilk günden beri hayvanları mal olarak gösterilmesi, hayvanlara karşı işlenen suçların Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilmesi, sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı yapılması gibi nedenlerden dolayı tartışma konusu. Hayvan hakkı savunucuları, STK’lar, milletvekilleri tarafından birçok kez meclis gündemine gelen yasa değişikliği ve düzenlemelerin 17 yıldır sonuca ulaşması bekleniyor.
 
Hayvan haklarını araştırmak için 2019 yılında kurulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonunun sunduğu rapor sona yaklaşıldığını hissettirse de tamamlanan bir yasa taslağı meclise sunulmadı. Hayvan Hakları Kanunu için kamuoyunda yüksek beklenti, tüm siyasi partilerde de ortak mutabakat mevcut. Hayvan hakları yasasının çıkarılmama sebeplerini Adalet Derneği (HAD) Başkanı Avukat Hülya Yalçın, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Avukat Ahmet Kemal Şenpolat, Hayvanları Koruma, Kurtarma ve Yaşatma Derneği (HAYKURDER) Erman Paçalı ile konuştuk.
 
Hayvan hakları savunucularının anlatılarından bu yasanın çıkmaması konusunda 3 ana neden ortaya çıkıyor; ilk nedeni hayvanat bahçesi, yunus parkları, petshop ve av lobilerinin yaptığı baskı, ikincisi devletin hayvan hakları yasasını yeterince ciddiye almaması, üçüncü olarak da seçim malzemesi yapılmak istenmesi.
 
“Toplantıda taslak metin sunulmadı”

Yasa değişikliği ile ilgili süreci kısaca anlatan HAYKURDER Başkanı Erman Paçalı, Hayvan Hakları Meclis Araştırma Komisyonunun hazırladığı rapor hakkında beş partinin de uzlaşı sağladığını ve ortak bir taslak hazırladıklarını belirtti. Daha sonra her partinin ayrı ayrı taslak hazırlamaya koyulduğunu ve belirten Erman Paçalı, ilk teklif Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından, ikinci olarak da İYİ Parti’nin teklif verdiğini ve bu iki taslağın sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşıldığını ifade etti.  Bu komisyonda rapor üzerinde uzlaşan Milliyetçi Harekat Partisi (MHP) ve Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) henüz bir taslak gelmediğini sözlerine ekleyen Paçalı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) taslağı hazırladıklarını ifade ettiklerini söyledi. Paçalı, bunun üzerine AKP’nin hazırladığı taslak için 11 Mart'ta Ankara'da sivil toplum kuruluşlarıyla mecliste AKP grup salonunda bir araya gelindiğini aktardı. 

Toplantıda katılımcılardan taleplerinin ne olduğunu bir kez daha dinlemek istediklerini ifade eden Paçalı, “Bu çok saçmaydı. Biz oraya aslında taslağı görmeye gittiğimizi düşünerek gitmiştik. Ancak bir taslak metni sunulmadı. Taslağın hazırlık aşamasında olduğunu ve belli maddeler üzerinde taslakta yer alacak olan belli maddeler üzerinde mutabık kalındığını ifade ettiler.” dedi.

“1 hafta dendi 1 ay geçti taslak yok”

Mutabık kalınan maddeler ile ilgili verilen bilgileri ise Paçalı şu ifadelerle aktardı: “Toplantıda yorum farklarının kapatılacağı,yunus parklarının yenilerinin açılmasına izin verilmeyeceği, hayvanat bahçelerinin aynı şekilde kapatılacağı, mevcut olanların doğal yaşam parkına dönüştürüleceği, pitbullarla ilgili yasaklı kavramının korunacağı belirtildi. Mevcuttaki pitbulların ise 6 ay içerisinde kayıt altına alınarak mağdur edilmemesi adına sahiplerinde kalmasına izin verileceği gibi, bizim ilkelerimizdeki altıncı maddeye dokunulmayacağının vb. konuların taslakta yer alacağı hakkında bilgi verdiler. Bizim taleplerimizi tekrar dinlediler.” Toplantıda özellikle ısrarla altını çizerek “taslak ne zaman meclise gelecek?” diye sorduğuna dikkat çeken Paçalı, bu sorusuna AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in “1 hafta 10 gün içerisinde bu konu taslak olarak ihtisas komisyonuna gelmiş olacak” şeklinde cevap verdiğini söyledi. Paçalı, 11 Mart'tan bu yana geçen sürede o taslağın meclise gelmediğine dikkat çekti.

Sona geliniyor dediğimiz yerde bürokratlar değişiyor

Hayvan hakları yasasını mecliste hazırlamak, teklifi cumhurbaşkanına ve meclisi genel kurulunun onayına sunmakla görevlendirilmiş olan milletvekili Özlem Zengin’in, AKP’nin yaptığı kongre ile meclis grup başkanvekilliği görevinden genel başkan yardımcılığı görevine getirildiğini ifade eden Paçalı, yasanın takip işinin Özlem Zenginden çıktığını belirtti. Bu noktada yaşanan sıkıntıyı ise Paçalı şöyle anlattı: “Hayvan hakları yasası hazırlanırken her bürokrata bunu anlatmak, bilmedikleri ya da yanlış bildikleri bir konuyu düzeltmek, onların bu konuda aslında farkındalığının oluşmasını sağlamak için aylarca çaba harcıyoruz. Tam bir noktaya, sona geliniyor dediğimiz yerde tekrar bürokratlar değişiyor. Biz tekrardan başa dönüyor ve tekrar bu konuda yeniden görevlendirilen bürokrata aylarca bir sürü şeyi anlatmak için uğraşmak zorunda kalıyoruz. Şimdi yine aynı şey oldu. Bize ‘bir hafta’ içerisinde taslak metin gelecek dediler ve taslak metni gelmeden yasayla ilgili bürokrat değişti. Artık konu yasama kısmında. Daha önce Özlem hanımdı muhatap şu an henüz bir görevlendirme yapılmadığı için muhatap kim bilemiyoruz. Bundan sonra kim takip edecek çok belli değil.”

“Üçüncü kez seçim vaadi olarak kullanmak isteyecekler”

Paçalı, “Hayvan hakları yasası bence çıkartılmak istenmiyor ve bu artık art niyet” diyerek yıllardır süren bu mücadelenin ciddiye alınmadığını, yasanın çıkartılmak istenmediğini vurguladı. Defalarca tarihler verildiğini, bu konuda hazırlıklar yapıldığını ifade eden Paçalı, “Her seferinde bürokrat değiştirip sıfırdan süreci başlatmak artık bürokrasi falan değil, kötü niyet. Burada iktidar partisi herhalde önümüzde bir seçim gündemi oluşacak ve bunu üçüncü defadır seçim vaadi olarak kullanmak isteyecekler. Ama artık bu böyle olmayacak. Hayvan severler durumun çok farkında. Hepimiz buna karşı çok net bir tavır ortaya koyuyoruz.” dedi. 11 Mart'tan sonra konu ile ilgili herhangi bir gelişme olmadığını ifade eden Paçalı, AKP’nin genel kurul kongresinden sonra yasa taslağını askıya aldığını belirtti.

Hayvana şiddeti cezasız bırakmak zorunda değiller

Bütün partilerin bu konuyla ilgili bir yasa taslağı oluşturulması gerekmediğini, aslında bunun bir kararname ile halledilebileceğini vurgulayan Paçalı, “Bu konunun bu kadar uzaması çok saçma. Madem bu konuda samimiler en azından beş partinin üzerinde uzlaşmış olduğu maddeleri geçirebilirlerdi. Torba yasa içerisinde madde madde geçirebilirlerdi. Hayvanlara yönelik eziyeti, işkenceyi, istismarı, tecavüzü bu kadar cezasız bırakmak zorunda değillerdi. Yasanın bütününde bir uzlaşı sağlanamıyorsa en azından herkesin mutabık olduğu konuları torba yasa gibi geçirebilirlerdi. Ve bu konulardaki cezasızlığı ortadan kaldırabilirlerdi. Hala mevcut 5199 sayılı yasaya göre hayvana eziyetin cezası 181 TL.” şeklinde konuştu. Yasa ile ilgili mutabakat sağlanamayan konuların avcılık, havai fişek ve hayvan deneyleri olduğuna dikkat çeken Paçalı, “Bunlar için yasayı bu kadar uzatmaya gerek yok. Yasayı yenileyebilirsiniz. Biz bunu onlara teklif ettik ama burada samimiyetin olmadığını görüyoruz.” dedi.
 

Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı Avukat Hülya Yalçın

Maalesef yasa metnini sır gibi gizliyorlar

Adalet Derneği (HAD) Başkanı Avukat Hülya Yalçın ise on yılı aşkın süredir tartışılan ve üzerinde çalışılan hayvan hakları yasası ile ilgili hazırlanan metnin, 11 Mart’ta mecliste gerçekleşen toplantı öncesi ve sonrasında da ellerine geçmediğini “Metin yok, paylaşmadılar. Hatta o konuda biraz gerginlik oldu. Metni görmek istiyoruz dedik. Nesini göreceksiniz işte taleplerinize uygun yaptık dediler ama yapılan açıklamalar hiç de talepleri karşılamıyor. Maalesef metni sır gibi gizliyorlar ve metinden bazı noktaları toplumun nabzına göre öne çıkarıyorlar. Mesela evde 3 hayvan diyorlar. Sonra nabız ölçüyorlar. Tepki gelirse de aslında o yoktu. Sadece bilgi verdik diyorlar. Ellerinde bir oynak metin var. Ben ona oynak metin diyorum. Bir şeyler monte ediyorlar, çıkarıyorlar tekrar katıyorlar.” sözleriyle anlattı.

Biz gazı alınacak bir topluluk muyuz?

Yalçın, “Biz meclise gittikçe, toplanıp toplanıpgaz alıyorlar. Zaten toplantıda söylenmişti bu. ‘Biraz hayvanseverlerin gazını alalım diye topluyoruz sizi’ diye yüzümüze söylediler. Açıkça söylendi bu. Biz gazı alınacak bir topluluk muyuz? can savaşı veriyoruz burada.Üstelik biz buraya ihaleye gelmedik, iş torpiline gelmedik, para istemiyoruz, iş istemiyoruz, torpil istemiyoruz. Sadece ‘şu canlılara zulmedilmesin istiyoruz’ dedik. Ne demek gaz almak?” sözleri yaşanılan durumu eleştirdi.
 

Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı Avukat Hülya Yalçın

Hayvan hakları yasası her gelen gündemin arkasına atılıyor

Hayvan hakları yasası için geç kalınma nedenlerini Hülya Yalçın, yasanın çok yönlü ve çok kollu olmasından ziyade bu konunun devlet tarafından yeterince dikkate alınmaması olarak açıkladı. Hayvanhakları yasasının, her gelen gündemin arkasına rahatlıkla atılabildiğini dile getiren Yalçın açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu yasanın içinde Adalet Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı var, bütün bakanlıkları ilgilendiren bir konu çünkü.Bütün kanunları etkileyecek ama aslında çok basit. ‘Hayvana kötü muamele ve şiddet hapis cezasıyla cezalandırılacaktır’ hükmü konulsa altı dolar bunun ama bakanlıklararası işbölümüne falan gittikleri için gecikiyor. Tabiki haliyle bütçelerde söz konusu. Her bakanlığın bütçesi ayrı. İçişleri Bakanlığı da Adalet Bakanlığı da iş yükü artsın istemediği için bu yasayı bence bekletiyorlar."

İki taraflı bir anlayış ve uzlaşı lazım

Hayvan hakları yasasının çıkmama nedenleri arasında avcılık, petshop, hayvanat bahçeleri vb. lobilerinin de olduğunu ifade eden Yalçın, diğer bir önemli etkenin ise toplum olduğunu söyledi. Yalçın sözlerinin devamında “Bizim toplumuz hayvanları çok sevmiyor. Hayvanseverleri de sevmiyor. Şimdi bu karşılıklı bir şey, hayvanseverlerin bazı şeyleri çok abarttığını biliyoruz. 2 taraflı bir anlayış ve uzlaşı lazım. Hayvanları Koruma Kanununun adaletli ve yaşam için düzenlenmiş bir şekilde çıkması bütün toplumu rahatlatacak. Şiddette çok eminim ki yüzde 90 azalma olacak. Çünkü kedisine, köpeğine dokundurtmayan bir toplum kadına, çocuğa hiç dokundurtmaz. Bu noktada hassasiyet yükselecek. Ama hayvanlar bu kadar rahat harcanınca sıra çocuğa, kadına, gücü yetmeyen erkeğe de geliyor. Onun için hayvanları doğrudan doğruya adaletli bir şekilde koruyan yasa, toplumda şiddetin azalması noktasında çok rahatlatacak.” ifadelerine yer verdi.
 
Hayvanlara kötü muamelenin dünyada büyük bir sorun olduğunun altını çizen Yalçın, Türkiye’den farklı olarak batı ülkelerinde hayvana karşı suç işleyen kişilerin daha ağır cezalar aldığını belirtti. Bu noktada hayvanı yanlış besleyip aşırı kilo almasına sebep olan kişilere çok ciddi ağır para cezaları ve hatta hapis cezaları verildiğini söyleyen Yalçın, hayvana şiddet, işkence uygulayan kişilerin kabahatler kanunu kapsamında para cezası ödediğine dikkat çekerek “Araştırmalar gösteriyor ki bir sonraki aşamada insana yapıyor bunu. Mecliste de bunu söyledik.Özellikle tecavüz çok ahlaksızca, sapıkça bir şey. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri hepsi hayvan kaynaklı. Hayvana yapıyor, bakıyor bir şey olmuyorsa o cesaretle ötekilere de yapıyor. Hayvanlara kötü muamelenin, hapisle cezalandırılması toplumsal suçu önlemekte de çok iyi bir yol olacak.” dedi.
 
 
HAYTAP Başkanı Avukat Ahmet Kemal Şenpolat

15 yıldır yasa değişikliği için mücadele ediyoruz

Hayvan hakları yasa değişikliği üzerinde 2004 yılından bu yana uğraştıklarını belirten Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Avukat Ahmet Kemal Şenpolat, “Geçen bu 15 yıllık süreç içinde gelinen son aşamada geçtiğimiz haftalarda da gördük ki bir sonuca ulaşılamadı.” dedi. Verilen mücadele ve çalışmanın sonrasında yasalarda biraz değişiklik yapılsa da hayvana kötü muamele eden kişilerin tutuklanmasıyla ilgili ciddi bir yaptırım getirilmediğinin altını çizen Ahmet Kemal Şenpolat, yasa değişikliğinde öngörülen hapis cezasının da yine para cezasına çevrilebileceğinin altını çizdi. “Aslında biz burada hayvan hakları savunuculuğundan öte toplumdaki ciddi bir yaraya parmak basıyoruz” diyen Şenpolat yasanın çıkarılmamasını şu sözlerle eleştirdi: “İnsanların da rehabilite edilmesi için uğraşıyoruz. Yani istediğimiz yasa değişikliği aslında çocuk haklarıyla, kadın haklarıyla, engelli haklarıyla, toplumdaki zayıf halkaların hakkının korunmasıyla ilgili. Yasa değişikliği olmadığı gibi değiştirmeye yönelik de ciddi bir irade yok. Hani laf olsun torba dolsun madem bu kadar bir talep oluştu toplumda toplumun gazını alalım gibi olmuş oluyor.”

Bizim yaptığımız Donkişotluk

Son yapılan toplantıda da kendilerine hazırlanan yasa tasarısı hakkında bir metin verilmediğini ifade eden Şenpolat, “Bu ilk defa yaşanan bir durum değil. Daha önce de yaşandı. Çünkü menfaat grupları var ve baskı oluşturuyorlar. Petshop, yunus parkı işletenler, hayvanat parkına distribütörlük yapanlar yasanın çıkmasını istemiyorlar. Adalet Bakanlığı Mahkemelerin kilitleneceği nedeniyle istemiyor. Basit bir hayvan sevgisi gibi görünen şeyin arkasında çok büyük bu işten para kazanan avcılık, atçılık sektörü vb. gibi rant lobileri var. Herkes bu işten para kazanıyor bizim yaptığımız Donkişotluk. Onların tekerine çomak sokuyoruz. O yüzden de orada bir baskı oluşunca da av, yunus parkı, hayvanat bahçesi ve yunus parklarının kapatılması ile ilgili istenilen yasa değişikliği de kalıyor.” sözleriyle yasanın neden çıkartılmak istenmediğini açıkladı. 
(Haber Merkezi)

Yorumlar:

Yorum Yaz