Gar Katliamı anmasına polis müdahalesi: 22 gözaltı

IŞİD'in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı Önünde toplanan barışseverlere yönelik bombalı saldırısında yaşamlarını yitiren 103 yurttaşı, katliamın altıncı yılında anmak için toplanan ölenlerin yakınlarına polis müdahale etti, 22 kişiyi gözaltına aldı.


Ankara Gar Katliamı’nın altıncı yıl dönümünde gerçekleştirilen anmada, ellerinde liste olduğunu, liste dışında alana geçişin olmadığını belirten polis, 22 kişiyi biber gazı ile müdahale ederek gözaltına aldı. Kayıplarını anmak isteyen yurttaşlar, "Bırakın acımızı yaşayalım" diyerek tepki gösterdi.

IŞİD üyesi iki canlı bombanın hedef aldığı 10 Ekim Barış Mitingi’nin üzerinden 6 yıl geçti. Katliamın 6'ncı yılında öldürülen 103 kişi Gar önünde anılmak istendi ancak anmaya sadece öldürülenlerin yakınları, STK temsilcileri ve milletvekilleri katılabildi.

ANKARA VALİLİĞİNİN PANDEMİ KISITLAMASINA TEPKİ

Ankara Valiliği'nin pandemi bahanesiyle getirdiği kısıtlamaya kitle tepki gösterdi.

Ellerinde liste olduğunu, liste dışında alana geçişin olmadığını belirten polis, eyleme katılmak isteyenlere biber gazı ile müdahale etti. Polsin sert müdahalesinde 22 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

Alana giremeyen kitle öldürülen 103 kişi için saygı duruşunda bulundu.

Polis amirlerinin “Süpürün” talimatının ardından anmaya katılanlar çevik kuvvet eşliğinde Kızılay’dan uzaklaştırıldı. “10 Ekim’i unutma, unutturma” sloganı atan bir kişi de yolda yürüdüğü sırada göz altına alındı.

Yürüyüşün fotoğraflarını çekmek isteyen gazetecileri engelleyen polis, yol boyunca herhangi bir slogan atıldığında gözaltına almakla tehdit etti.

Katliamda eşi Uygar Coşgun’u kaybeden 10 Ekim Barış Derneği Başkanı Avukat Mehtap Sakinci Coşgun şöyle konuştu:

“10 Ekim siyasi bir cinayettir. Bizim çocuklarımız neden öldürüldü? Bilinmelidir ki insanlığa karşı suçların faillerini gizleyenler bu suçların ortağıdır. Kardeşlerimizin hayatlarından bizlerin acılarından oy devşirenleri asla unutmayacağız”

TMMOB BAŞKANI KORAMAZ: BU MEYDANI BARIŞ MEYDANI YAPACAĞIZ

Katliamın gerçekleştiği alana yerleştirilen ‘Mabet Ağaçları’nın gece yarısı kaldırılmasına tepki gösteren TMMOB Başkanı Emin Koramaz ise “Ankara Valisi ağaçtan neden korkuyor? Ağcı terörist olarak gören bir anlyış olur mu? Biz bu meydanı barış meydanı, emek meydanı, demokrasi meydanı yapacağız. Ne yapacaklarsa yapsınlar her sene her ay bu meydanda olacağız” dedi ve şunları kaydetti:

“Altı yıl önce buraya bizler yaşamı savunmak, ölümleri durdurmak, barışın sesini duyurmak için gelmiştik ancak ne yazık ki ölümle yüzleştik. Katliamın üzerimizde yarattığı travmayı altı yılda aşamadık. Bombalar patladıktan sonra arkadaşlarımıza yardım etmeye çalışırken, bize bugün gibi biber gazı sıkanların tanığıyız. Bu cinayet siyasi bir cinayettir. Bunun en önemli delili, o dönemin başbakanı Davutoğlu’nun 'İki seçim arasındaki defterler açılırsa kimse insan içine çıkamaz' sözleridir. Bu bir ihbardır. Bu ihbar olarak kabul edilip, insanlığa karşı suçu olan tüm siyasiler yargı önüne çıkarılmalıdır."

DİSK BAŞKANI ÇERKEZOĞLU: ÜLKEYİ YÖNETENLER GERİLİMDEN MEDET UMUYOR

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “10 Ekim’de bu meydanda yitirdiğimiz bütün arkadaşlarımızı bitmeyen bir özlemle saygıyla anıyoruz. Bugün yine seçime giderken tehditlerin hava uçuştuğu bir Türkiye’de, bu ülkenin muhalifine işçisine, ‘İktidara talip olmaktan vazgeçin’ diyorlar. Seçime giden bir Türkiye’de ülkeyi yönetenler gerilimden medet umuyorlar. Demokrasi işçinin, adalet halkın ekmeğidir. Tehditlerin havada uçuştuğu bu süreçte kaybettiğimiz arkadaşlarımıza sözümüz emektir, barıştır, adalettir, halkların kardeşliğidir. Emeğin Türkiye’sini kurana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz” dedi.

TTB BAŞKANI BULUT: EMEK, BARIŞ, DEMOKRASİ BU ÜLKEDE KAZANACAK

10 Ekim'deki saldırı sonrası pek çok kişinin polisin biber gazlı müdahalesinin ardından vefat ettiğini belirten TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ise “Mücadelemiz bitmeyecek emek barış ve demokrasi bu ülkede elbet kazanacak” dedi.

KESK BAŞKANI BOZGEYİK: ACILARIMIZI BİLE YAŞAYAMIYORUZ

KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik ise polisin tutumuna tepki göstererek, “Bu ülkede uzun bir süreden beri acılarımızı bile yaşayamıyoruz. Abluka altında emekçilere, öğrencilere çok yoğun baskı ve gözaltı uygulamasıyla karşı karşıya kaldık. Barikatları kaldırın. Arkadaşlarımız acılarını özgürce yaşasınlar” dedi. (BİRGÜN)

Yorumlar:

Yorum Yaz