Kadına şiddete ‘Sanatsal Yakarış'

Seramik Sanatçısı Seçil Nebioğlu, Türkiye'de ve dünyada kadına şiddete ve kadın cinayetlerine, sanatın sesiyle yakarış amacını taşıyan “Toprakla Ağıt” sergisini düzenliyor. 126 kadın sanatçının katkısıyla gerçekleştirilen sergi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde açılacak.


25 Kasım - 30 Aralık 2021 tarihleri arasında UNIQ Expo İstanbul'da gerçekleşecek olan serginin, kadının çığlığına kulak vermek isteyenlerin katılım ve desteğiyle başka illere ve ülkelere de taşınması planlanıyor.
 
Özellikle son zamanlarda toplumun dindirilemez yaralarından biri haline dönüşen kadın cinayetlerine dikkat çekmek, o acıyı bir üretim gücüne çevirmek ve en önemlisi her zaman hatırlatabilmek amacıyla seramik sanatçısı Seçil Nebioğlu tarafından hazırlanan “Toprakla Ağıt” sergisi, dişil enerjinin gücünü ön plana çıkartıyor.
 
Serginin çıkış noktasının tüm dünya kadınlarının yüzyıllardır süregelen ortak sorunu olan kadına şiddet konusu olduğunu belirten Seçil Nebioğlu, ”Toprakla Ağıt; ülkeler üstü, milletler üstü, siyaset üstü, tüm dünyanın ortak sorunundan besleniyor. Kadın formundaki dişil enerjiye yapılan zulmün, aslında kişinin öz varlığına yapılan zulüm olduğunu her geçen gün bir kez daha hatırlatmak istiyor. Beynimizin sağ lobunda mevcut olan dişil enerjinin dışlanması ve hasar görmesi, önce kendimizi, devamında da toplumları ayrıştırmaya ve ötekileştirmeye götürüyor. Aslında kadın sorunu, tamamen bir varlık sorununa dönüşüyor. Bu sorunu aşabilmek için dişil enerjinin önce bireyde, sonra toplumda hak ettiği değer ve dengeye ulaşması gerekiyor. Serginin ortaya çıkış fikri bu farkındalığı kazandırma çabasıyla, ilhamını önce kadın sonra doğadan alıyor. Bu nedenle de dilimizde sanat, elimizde toprak, toprağa verdiklerimizi toprakla anıyoruz” diyor.
 
Ağıttan umuda…
“Toprakla Ağıt” kaybedişten kazanıma, ağıttan umuda uzanan bir dönüşüm yolculuğu... Kadının, dişil enerjinin, merhametin ve yaratıcılığın yok edilmesine karşı bir ağıt niteliğinde olan bu sergi, aynı zamanda ağıta karşı devam eden birlikte üretmenin gücü, dayanışma ve emek ile birleşerek, umudumuzu yeşertmeye, yeniden dişil gücün canlılığını, şefkatini sanat yoluyla hatırlatmayı amaçlıyor. Bu ağıtın, bu yakarışın içindeki umut; doğanın, rengin, sevgiyle verilen emeğin harmanlanmasıyla bir araya geliyor, o sessiz çığlığı herkesin duymasını sağlamak için var gücüyle çabalıyor.

Hatırlatabilmek için üretmek
Hazırlanan çeşitli masklar ve içi boş, bedensiz elbiseler, üretenlerin bu konuyu kendi yorumlarıyla ele alabilmesi için özgürce ve özgünce tasarlanabilmesi için seçilmiş. Askıda elbiseler, diğer yandan, yitirilen kadınların ‘yokluğunu', ‘boşluğu' ifade ederek, ağıt niteliği taşıyor. Kuru kafa görünümündeki masklar ise renkleri ve desenleriyle, yaşamın canlılığı ve ölüm arasındaki o keskin tezatlığı ifade ediyor. Yaşam sevincini içinde yaşatan tüm kadınların anısına saygı ve yaşamın dirimliliğine dikkat çekiyor. Seramiğin yanı sıra kullanılan materyaller de bütünleyici anlamlara sahip; kırılan zincirler özgürlüğü, kırılmış kuru dallar ise doğa tahribatına dikkat çekmeyi amaçlıyor.
 
126 gönüllü yer aldı
Seramik Sanatçısı Seçil Nebioğlu, kadına şiddete ve kadın cinayetlerine, sanatın sesiyle yakarış amacı taşıyan projesi için 21 Mart 2021'de atölyesini tüm sanatçıların ve gönüllülerin katılımına açtı. Sanatçının bu yakarışı, çok kısa sürede dayanışma, ortak emek ve sorumluluk projesine dönüştü. 126 gönüllünün yer aldığı bu projede kısa sürede, tüm kadınların bu meseleyi içselleştirerek yarattığı 460 adet mask ve 560 adet içi boş kadın elbisesi üretildi.
 
Seçil Nebioğlu, bu sergiyi özel kılan noktalardan birinin kolektif bir emeğe dönüşen kadınların emeğinin gücünü bu denli içten hissedebilmek olduğunu söylüyor. Nebioğlu, bu konuda şunları ifade ediyor: “Birden fazla seramik atölyesi aynı amaç uğruna beraber çalışıp, birleşen emeğin gücüne inanmaya davet ediyor. Yaratıcılık, kadının üretim gücü ve birlik duygusu tüm acı haykırışların üstünü örtüp, yepyeni başlangıçlara, yeşerecek bir umuda dönüştürüyor. Birliğin dönüşümüne de ortak oluyoruz aslında. Emekle üretmenin sanata dönüşümü, acıların hayallere dönüşümü en önemlisi ise şiddetin sevgiye dönüşümü.”
 
Yakarışa dünya sanatçıları da katılacak
Kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin, siyaset, milletler, ülkeler, farklı görüşler üstü, büyük bir insanlık sorunu olduğunu vurgulayan Nebioğlu, “Sanatsal Yakarış” projesini isteyen
herkesin katılımına açarak çığlığın büyümesini, farklı ülkelerden de katılımcıların desteğiyle
farkındalığın tüm dünyayı sarmasını hedeflediğini belirtiyor: “Amacım, sanatın etkisiyle ve
yapıcılığıyla farkındalık oluşturmak; umutsuzluğu umuda, sessizliği çığlığa dönüştürmek,
isteyen herkesin kendisini ifade etmesini sağlamak. Projeye katkı sağlamak isteyenlerle
haftanın beş günü üretim yapıyoruz. İstanbul'un dışından katılmak isteyenlerle ‘Uzaktakiler'
grubunu kurduk, her gün çoğalarak üretiyoruz. Farklı ülkelerin sanatçılarıyla, gönüllüleriyle de birleşeceğiz. Ürettiklerimizi önce Türkiye'de daha sonra farklı ülkelerde sergileyeceğiz.”    
 
Sergi, yaşamda farkındalık yaratacak
Sergi projesine ek olarak ikonik minik boyutlarda muhtelif askıda elbise ve masklar üretildi. Sergileme mekanlarında satışa sunulmak üzere, küpe, kolye, broş gibi yaşama karışacak ürünler oluşturuldu. Kadına şiddeti simgeleyen bu ikonların yaşama karışıp projenin farkındalık yaratan sembolleri olması hedefleniyor. İkonik parçaların gelirleri ise kadın derneklerine bağış yapılacak. Nebioğlu, toprağa verdiklerimizi, toprakla anarken ikonların yaşama geçen sosyal bir farkındalık hareketi oluşturacağını vurguluyor. (KAZETE HABER MERKEZİ)

Yorumlar:

Yorum Yaz