TBB Başkanı Sağkan: Eşitlerin başkanı olacağım

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, "TBB'nin sadece söylemde değil yargı yollarını kullanmak suretiyle ciddi anlamda etkin olacağı bir süreci hayata geçirmek zorundayız" dedi.


Sekizbuçuk yıllık Feyzioğlu yönetimin sonlandırarak Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı seçilen Erinç Sağkan, "Temeli hak savunuculuğu olan meslek maalesef bu felsefeden uzaklaşmaya başladı" derken "Ülkemizde hiçbir yurttaş savunmasız kalmayacak dedik" ifadesini kullandı. TBB'nin etkin olacağını belirten Sağkan, "TBB'nin sadece söylemde değil çok daha etkin şekilde yargı yollarını kullanmak suretiyle ciddi anlamda etkin olacağı bir süreci hayata geçirmek zorundayız" diye konuştu.

Sağkan, Habertürk TV'de Fatih Altaylı'nın konuğu oldu. Sağkan, "Ben listeleri kendim belirlemedim. Örneğin Akdeniz Bölgesi kendi içerisinde bir çalışma yaptı. Diğer bölgeler de öyle" derken, eşitlerin başkanı olarak görevini sürdüreceğini söyledi.  

Erinç Sağkan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

ÇOKLU BARO: "Önceki dönem TBB, insan hakları konusundaki ihlallere suskundu. Çoklu baro olayı da bu konuda bir kırılma oldu. Önceki dönem başkanı bizzat bu yasayı destekledi. Çoklu baroda 50 üyesi olan bir baronun 4 delegesi, 21 bin üyesi olan İstanbul Barosu'nun ise sadece 8 delegesi var. Bu baroların kuruluş süreçlerinde kamu kurumlarındaki avukatlara baskılar yapıldı. İnsanlar ekonomik olarak açlıkla sınanmaya çalışıldı. Delegeler üzerinde de baskı oluşturulmaya çalışıldı.

SEÇİMLERİ KAYBETMESİNDE ETKEN OLDU: Seçimleri kazanmamız ile ilgili dün itibariyle kamuoyunda çok büyük bir algı ortaya çıktı. Bunu görüyoruz. Türkiye bir Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetilmeye başlandı. Yargının gerekli görevlerini yerine getiremediği bir süreci yaşamaya başladık. Sayın Feyzioğlu'nun da yargı eliyle oluşturulan hukuksuzluklara ses çıkarmaması da seçimlerde kaybetmesinde etkili oldu.

LİSTELERİ KENDİM BELİRLEMEDİM: Çok sayıda baro, çoklu baroya karşı demokratik haklarını kullanıp bir tepki gösterdiler. Listemizi belirlerken de 22 Haziran ruhunu yansıtan bir çalışma gerçekleştirmeye çalıştık. Ben listeleri kendim belirlemedim. Örneğin Akdeniz Bölgesi kendi içerisinde bir çalışma yaptı. Diğer bölgeler de öyle. Öte yandan bölgeler çalışmalarını yaparken, kadın ve erkek adayların sayısıyla ilgili bir kıstas gerçekleştirilmedi. Bu konudaki eleştirileri haklı buluyorum.

MESLEK BU FELSEFEDEN UZAKLAŞMAYA BAŞLADI: Son 8 yılda hukuk fakültesi sayısı ise yüzde 25 oranında arttı. Eğitimin niteliği de düştü. Ekonomik bir kaos da var. Temeli hak savunuculuğu olan meslek maalesef bu felsefeden uzaklaşmaya başladı. Avukatların mesleki sorunlarında 150 bin avukatın örgütlü gücüyle tüm baroların desteğini alarak çok ciddi bir baskı unsuru olacak TBB'yi hayata geçireceğiz. Bizim bu meslek olarak hayatta kalma yöntemlerimizin tamamının önünü kapattılar.

CİDDİ ANLAMDA ETKİN OLACAĞIZ: Türkiye çok ağır bir süreçten geçiyor. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı, kürsü dokunulmazlığının ortadan kaldırıldığı, AYM'nin kararının yerel mahkeme tarafından uygulanmadığı, Anayasa'nın 90. mahkemesinin yok hükmünde kaldığı sayısız örnekler sayabileceğim ciddi hak ihlallerinden bahsediyoruz. TBB'nin sadece söylemde değil çok daha etkin şekilde yargı yollarını kullanmak suretiyle ciddi anlamda etkin olacağı bir süreci hayata geçirmek zorundayız. Bu süreç içerisinde bizim vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu TBB yapısı olmalıdır." (HABER MERKEZİ) 

Yorumlar:

Yorum Yaz