Kadın Partisi: Türkiye'de sadece kuşlar özgür

Türkiye'de hak ve özgürlüklerin giderek daraltıldığına dikkati çeken Kadın Partisi, Türkiye'yi bu hale getirenleri kınadıklarını bildirdi


Kadın Partisi, Türkiye'de hak ve özgürlükler konusunda yazılı bır açıklama yaptı. Kadın Partisi Genel Başkanı Benal Yazgan tarafından yapılan açıklamada, "Biz kimseden yana ya da kimseye karşı değiliz. İdeolojik takıntılarımız yok, bu nedenle de hırçın ve öfkeli değiliz. Sadece İnsanız. Ve İnsan olmanın beraberinde getirdiği düşünme, yargılama, sonuca ulaşma ve eyleme geçme gibi lütuf ve sorumluluklar çerçevesinde doğru ve yanlışı tespit ederek safımızı belirliyoruz. Bizim safımız; özgürlük ve adalettir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, yasakların olmadığı, insanların cinsiyet, cinsel yönelim, ideoloji, etnik köken, uyruk, mezhep, din, dil ve fikirlerinden dolayı ötekileştirilmediği, sistem dışına itilmediği, hapishanelere atılmadığı bir ülkede yaşamak istediklerini kaydeden Kadın partisi bu nedenle de Türkiye'yi bu hale getirenleri kınadıklarını ve bunu tüm dünya ile paylaştıklarını belirtti.

Güneydoğu Anadolu'da yaşanan olayların ancak izin verildiği kadarına tanık olunabildiği vurgulanan açıklamada şöyle denildi:

"-Akademisyenlerden ancak hakim ideolojiyi benimseyenler üniversitelerde barınabiliyor.

-Devlet ve hükümet karşıtı her bir üniversite, şirket, holding, vakıf, dernek, eğitim kurumu, kurum ve kuruluş,dolaylı ya da doğrudan uygulanan mali ve manevi baskıyla bezdiriliyor ve sistem dışına itiliyor.

-Bürokraside sadece baskın ideolojiyi benimseyenler kendine yer bulabiliyor.

-Yazılı ve görsel basın tek sesli ve iktidara tutsak kılınıyor.

-Muhalif televizyonlar, gazeteler ve gazeteciler kıyıma uğratılıyor.

-LGBTİ bireyler yok sayılıyor. -Her kademedeki eğitim kurumları tek tip / türdeş olmaya zorlanıyor.

-Eğitim olgusunun evrensel olması gereken alanı daraltılarak sadece "milli ve yerel" alana hapsediliyor.

-Facebook ve Twitter gibi sosyal medya mecraları sıkı denetim altına alınıyor.

-Sıradan insanlar dahi iktidara ilişkin olumsuz düşüncelerini ifade etmekten alıkonuyor.

-Hakların yerini ihlaller, özgürlüklerin yerini yasaklar alıyor.

-İnsan hakları ihlalleri sıradanlaşıyor.

-21. Yüzyıl Türkiye'sinde halen "Alevi Sorunu"nun var olduğu kabul edilmiyor.

-21. Yüzyıl Türkiye'sinde halen "Kürt Sorunu"nun var olduğu kabul edilmiyor.

-Romanlar sözde 1.nci uygulamada ise 2.nci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.

-Bizzat devlet tarafından bol çocuk doğurulması tavsiye edilerek ve maddi teşvik uygulanarak kadınların iş ve sosyal yaşamda yer alma özgürlükleri gene bizzat devlet tarafından engelleniyor.

-Fırsat eşitliği kavramı, sadece sırtını zamane muktedirlerine dayayan toplumsal katmanlar için geçerli bir kavram haline dönüştürülüyor.

-Din referanslı devlet ve iktidar politikaları dindar bireylere diğerlerine kıyasla daha geniş bir özgürlük alanı sunarken diğerlerinin özgürlük alanı giderek daraltıyor ve Anayasal hakları elinden alınıyor. Ve en kötüsü tüm bu olumsuz gelişmeler giderek olağanlaşıyor."

Bizzat iktidar sahipleri tarafından gittikçe daraltılan bu haklar ve özgürlükler bağlamında, bizler ise bu memlekette sadece kuşların Özgür olduğuna inanıyoruz..."

(KAZETE/ ÖZEL)


Yorumlar:

Yorum Yaz