Bahçeli istedi. HDP'ye kapatma davası açıldı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. İddianame, Yüksek Mahkeme'ye gönderildi.


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. İddianame, Yüksek Mahkeme'ye gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in, HDP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesinde, 600'ün üzerinde HDP'li hakkında siyasi yasak istendi.

HDP’ye yönelik kapatma davası, Türkiye’de hem yargı bağımsızlığını hem de Erdoğan-Bahçeli birlikteliğini yine tartışmaya açtı. Başsavcının MHP’nin baskısıyla hareket ettiği söyleniyor. Ankara’da baskın seçim havası var.

Türkiye’de siyasette aynı günde meclisin üçüncü büyük partisi HDP’yle ilgili iki önemli gelişme yaşandı. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun hakkındaki kesinleşmiş yargı kararı TBMM Genel Kurulu’nda okundu. Kararın okunmasıyla Gergerlioğlu’nun milletvekilliği sona erdi.



HDP’nin karara protestosu sürerken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) dava açtı. Başsavcının iddianamesinde HDP üyelerinin beyan ve eylemleriyle, "devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları" belirtildi.

İddianamede HDP eş genel başkanları Pervin Buldan, Mithat Sancar eski eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 600 HDP’liye siyasi yasak getirilmesi istendi. Kobani iddianamesinin sanıkları arasında yer alan Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Ayla Akat Ata, Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Emine Ayna, Ertuğrul Kürkçü, Mehmet Hatip Dicle siyasi yasak getirilmesi istenen isimler arasında bulunuyor.

Başsavcılık HDP’nin mal varlığına el konulmasını ve Hazine yardımından mahrum bırakılmasını da iddianamede istedi.



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin, yazılı açıklamasında, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin, toplumun ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmayı amaçlayan kurumlar olduğunu belirtti.

Siyasi partilerin bu amaçlarını evrensel ve demokratik hukuk kuralları çerçevesinde barışçıl yollarla gerçekleştirmelerinin esas olduğunu vurgulayan Şahin, bununla birlikte Anayasa'nın 68/3. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası'nın 90. maddesinde, siyasi partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürmeleri gerektiğinin düzenlendiğini hatırlattı.

ANAYASA'NIN 14. MADDESİNİ HATIRLATTI

Yine Anayasa'nın 14. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan" faaliyetler biçiminde kullanılamayacağının öngörüldüğünü anımsatan Şahin, şunları kaydetti:

"Anayasa'nın 69. maddesinin 6. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası'nın 103. maddesinde, bir siyasi partinin Anayasa'nın 68. maddesinin 4. fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak bu nitelikteki fiillerin işlendiğinin ve odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi'nce tespit edilmesi halinde karar verileceği belirtilmiş, fıkranın devamında da bir siyasi parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin tüm organlarınca zımnen veya açıkça benimsendiği, yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılacağına işaret edilmiştir."

BAŞSAVCI AİHS'NE ATIF YAPTI

Başsavcı Şahin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrasında, "herkesin barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkı"na sahip olduğunun belirtildiğini, aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu hakların kullanılmasına, ulusal ve kamusal güvenliğin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla kanunla kısıtlama getirilebileceği ilkesinin kabul edildiğini vurguladı.

Şahin, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

* Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe olarak kabul etmiştir. Siyasi parti yönetici ve üyeleri demokratik ilkeler çerçevesinde faaliyetlerine devam etmeli, terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olmamalı, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlamamalıdır.

DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMAYI AMAÇLADILAR

* Bu bağlamda, Halkların Demokratik Partisi yönetici ve üyelerinin beyan ve eylemleriyle demokratik ve evrensel hukuk kurallarının kabul etmeyeceği şekilde davrandıkları, PKK terör örgütü ve bağlı örgütlerle birlikte hareket ettikleri, örgütün uzantısı olarak faaliyetlerde bulunarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçladıkları anlaşıldığından, adı geçen siyasi partinin kapatılması Anayasa Mahkemesinden talep edilmiştir."

KAPATMA VEYA DEVLET YARDIMINDAN YOKSUN BIRAKMA

Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanıyor. Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebiliyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava üzerine Mahkeme, bir siyasi partinin Anayasa'nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10'unun oyuyla karar verebiliyor.

Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanmak suretiyle dosya üzerinden Genel Kurulca inceleniyor ve kesin karara bağlanıyor.

600'ÜN ÜZERİNDE HDP'Lİ HAKKINDA SİYASİ YASAK İSTENDİ

Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in, HDP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesinde, 600'ün üzerinde HDP'li hakkında siyasi yasak istendi.

Anayasanın 69. maddesine göre, kapatma davasına bakacak Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebiliyor.

Temelli kapatılan bir parti, başka ad altında kurulamıyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in, HDP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesinde, 600'ün üzerinde HDP'li hakkında siyasi yasak istendi.

Anayasa Mahkemesi'nin, siyasi yasak istenen kurucuları dahil partililerin, beyan ve eylemleriyle partinin temelli kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde, bu kişiler Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak, 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamıyor.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Bu aşamadan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, raportör görevlendirecek.

Başkanın görevlendirdiği raportör ilk inceleme raporunu hazırlayarak Başkanlığa sunacak. Sonrasında kabulüne karar verilmesi halinde iddianame ve ekleri HDP'ye gönderilerek, usul ve esasa ilişkin savunmaları alınacak.

HDP'nin yasal süre içinde ön savunmasını vermesi gerekiyor. Bu sürenin uzatılması için yapılabilecek başvuruyu Anayasa Mahkemesi karara bağlayacak.

Ön savunmanın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş HDP'ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Başsavcı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün bu sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı HDP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun Anayasa Mahkemesi üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazetede yayımlanacak.

Hukukçular ve siyaset bilimcilere göre HDP'yle ilgili gelişmeler, "Türk siyasetinin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği kadar Türkiye’yi nereye götüreceği konusunda da tartışma ve endişe yaratacak" türden.



Eski Cumhuriyet Başsavcılarından Ömer Faruk Eminağaoğlu; HDP’ye kapatma davası açılması konusunu DW Türkçe’ye değerlendirirken, HDP’nin 2012’de kurulduğunu hatırlatıyor. Eminağaoğlu, "2012’den beri HDP, devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçlıyorduysa niye şimdiye kadar açılmadı kapatma davası. Ya da şimdi ne oldu da dava açıldı" diyerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) parti kapatmak için "Zorlayıcı sosyal gereksinim şarttır" dediğine vurgu yapıyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan iddianameye ilişkin yapılan açıklamada ise "AİHM, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe kabul etmiştir" denildi.

BAHÇELİ ISRARLA İSTEMİŞTİ

HDP’nin kapatılıp kapatılmayacağına ilişkin Ankara’da siyasette yoğun bir tartışma var. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11 Ocak’ta yaptığı yazılı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği 6-8 Ekim olaylarına ilişkin iddianameyi temel alarak HDP hakkında hızla kapatma davası açılmasını istemiş ve aksi takdirde "gereğini yapacağını" söylemişti.

HDP'nin kapatılmasını daha sonra meclis grup toplantısında gündeme getiren Devlet Bahçeli, kürsü konuşmasında "HDP’nin kapatılması elzemdir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı inanıyorum ki gereğini yapacaktır. Ve tarih önünde yapmak durumundadır" demişti.

AKP ise parti kapatmaya sıcak bakmadığını sık sık tekrarladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda konuşmayı tercih etmezken, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş parti kapatmaların Türkiye’de olumlu sonuçları olmadığını söyledi.

"YARGITAY BASKI ALTINDA HAREKET ETTİ"

Siyaset bilimci ve hukukçu Prof. Levent Köker, HDP’nin kapatılması konusunda MHP lideri Bahçeli’nin sürekli yargıya mesajlar verdiğine dikkat çekiyor.

Köker, "MHP de, mecliste grubu bulunan bir parti olduğu için mecliste grubu bulunan bir başka parti hakkında, yani HDP hakkında kapatma davası için başvuru yapabilirdi. Kendisi yapmadı. Bu başvuru için hep yargıyı işaret etti" diyor.

Köker'e göre bu süreçte hukuk kendi içinde işlemedi, Yargıtay baskı altında hareket etti.

"Etmediyse bile öyle bir intiba doğdu" diyen Köker, "Yaşananlar bize çözüm sürecinin bitmesiyle birlikte Türkiye’de Kürt sorununa karşı başlayan sert tutumun bir ileri noktaya taşındığını gösteriyor. Kapatma davasının nasıl sonuçlanacağını görmemiz gerekiyor. Çünkü AKP, parti kapatmalardan çok sıkıntı yaşadı" değerlendirmesinde bulunuyor.

"HUKUKİ DEĞİL SİYASİ BİR EYLEM"

Avukat Turgut Kazan’a göre Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi de, HDP hakkında kapatılma davası açılması da "siyasal bir eylem". Kazan, "İddianameyi ayrıntılarıyla okuyunca her şeyi daha iyi anlayacağız ama hepimizde hukuksal bir temele dayanmadığı şüphesi var. Çünkü Türkiye’de hukukun zerresi kalmadı" diyor.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının çok uzun süredir büyük tartışma konusu olduğunu ve sorgulandığını hatırlatan Kazan, "Bir parti lideri sürekli çıktı, Yargıtay’ın nasıl davranması gerektiğini söyledi. Bu parti lideri, ülkeyi yöneten bir ittifakın ortağı. Bahçeli kendisi. Bu durumda hiç kimse Türkiye’de hukukun işlediğinden söz edemez. O yüzden ortada hukuki değil siyasi bir eylem var" değerlendirmesi yapıyor.

"BASKIN SEÇİMİN HABERCİSİ"

Sabancı Üniversitesi’nden siyaset bilimci Berk Esen, HDP’ye kapatma davası açılmasını "AKP ile MHP arasında çatışmayla karışık pazarlığı MHP, kendi lehine çevirdi" sözleriyle değerlendiriyor.

Esen’e göre HDP’nin kapatılmasına dönük dava ile birlikte siyasette uzun süredir gündemde olan erken ya da baskın seçim hesapları yeniden ortaya dökülecek. Esen ayrıca, "HDP’nin kapatılması davası Türkiye’de yaz aylarında gidilebilecek bir baskın seçimin habercisi.

Çünkü Cumhur İttifakı artık kendine yeni bir alan açmaya çalışıyor. Ama bunu yaparken de sürekli çatışıyor. Ancak şu açık ki Erdoğan için sorun bitmeyecek. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden, ekonomiye, yargıya ilişkin tartışma sürekli büyüyecek" görüşünde.

Ankara’da siyaset kulislerinde de erken seçimin kapıda olduğuna dair değerlendirmeler öne çıkıyor. Muhalefet cephesi "Her an seçime hazırız" derken, AKP ile MHP'den "Erdoğan da, Bahçeli de 2023’ü işaret etti. Onlar ne derse, o olacak" sesleri yükselmeye devam ediyor.

"TÜM YOLLAR HDP'YE"

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın AYM’de dava açmasının ardından, AYM'de bir raportör dava dosyasına bakacak. Dosyada herhangi bir eksiklik olup olmadığının tespitinin ardınadn davanın kabul edilmesi ya da reddedilmesine ilişkin karar süreci başlayacak. Bu sürenin ne kadar olacağına dair yasal bir sınırlama yok.

Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, AYM’deki kapatma davası sırasında HDP’nin kendi genel kurulunu toplayıp, kendi kendine kapanma kararı alabileceğini söylüyor. Eminağaoğlu, "HDP, kendi kendine kapanma kararı alırsa, AYM’deki dava düşer. Dava düşünce de kimseye siyaset yasağı veremezler. HDP’ye Hazine yardımı kesilemez. Yani burada önemli olan HDP’nin ne yapacağı. HDP, kendi kendini kapatıp, hatta aynı isimle yeniden kurulabilir. Aynı isimle yeniden doğmasının önünde yasal engel yok" diyor.

Eminağaoğlu, HDP’nin kendi kendini kapatmasının yasal olarak önlenebileceğine dair bir düzenlemeye de dikkat çekiyor. "AYM, dava sırasında HDP’nin genel kurul yapmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesini isterse, kapatma davası yürür" diyen Eminağaoğlu, "Gelinen noktada HDP'nin ne yapacağı çok önemli" değerlendirmesinde bulunuyor.

2010 Anayasa değişikliklerini de hatırlatan Eminağaoğlu, HDP’nin kapatılması durumunda partinin kapatılmasına neden olan eylemleri gerçekleştirdiğine karar verilen milletvekillerinin vekilliklerinin düşmeyeceğine ve "bağımsız vekil" olacaklarına dikkat çekiyor.
(AA/Hilal Köylü -Ankara/ DWTürkçe)

Yorumlar:

Yorum Yaz