Süleyman Demirel vefatının 6. yılında anılıyor

İslamköy’den Çankaya’ya azmi ve çalışkanlığıyla başarı hikayesi yazan Süleyman Demirel, 6 yıl önce aramızdan ayrıldı. Türkiye’nin fötr şapkalı babası Demirel, zekası, renkli kişiliği, o meşhur sözleri ile hala gönüllerde…


‘Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan’ ve 16 Mayıs 1993’te 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı ‘baba’sı Süleyman Demirel’in vefatının üzerinden 6 yıl geçti.  17 Haziran 2015’te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Demirel’in kıvrak zekası, meşhur cümleleri, siyasete bıraktığı renk, hep akıllarda kaldı.



TÜRKİYE'NİN ÇOBAN SÜLÜ'SÜ 

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 1924'te Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de doğan Demirel, ilköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi ise Isparta ve Afyonkarahisar'da tamamladı. Doğduğu köyde çobanlık .yaptığı için suiyaset arenasında "Çoban Sülü" olarak anıldı.

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden Şubat 1949'da mezun olan Demirel, 1950'de Elektrik İşleri Etüd İdaresinde memuriyete başladı.



Süleyman Demirel, 1948'de "Bir elmanın iki yarısıyız." dediği, babası Hacı Yahya Demirel'in yeğeninin kızı Nazmiye Demirel ile evlendi.

Bu süreçte, Elektrik İşleri Etüd İdaresince sulama ve elektrik konularında araştırma yapmak üzere ABD'ye gönderilen Süleyman Demirel, Türkiye'ye döndükten sonra 1953'te Seyhan Barajı inşaatında proje mühendisi olarak görev yaptı.

Başarılı çalışmalarıyla Başvekil Adnan Menderes'in dikkatini çeken Demirel, 1954'te DSİ Genel Müdürlüğünde Barajlar Dairesi Başkanlığına, 1955'te ise DSİ Genel Müdürlüğüne atandı.

Eisenhower Vakfının bursiyeri olarak yeniden ABD'ye giden Demirel, yurda dönüp askerliğini yapmak üzere 1960'ta Genel Müdürlük görevinden ayrıldı.

1962-1964 arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalışan Demirel, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde inşaat mühendisliği alanında dersler verdi.



Boğaziçi Köprüsü'nün 1954'teki ilk projesini hazırlayan, ABD'nin uluslararası mühendislik ve müteahhitlik firması Morrison Knudsen'in Türkiye temsilciliğini üstlenen Demirel, bu görevinden dolayı bir dönem "Morrison Süleyman" olarak da anıldı.

Projelerinde gösterdiği başarılı performanslarla dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in dikkatini çekti. 1955 yılında Devlet Su İşleri’ne genel müdür olarak atandı. O artık ‘su müdürüydü, barajlar kralıydı.’

Adnan Menderes bir toplantıda Demirel için, “Bu çocuğa dikkat edin, geleceğin başbakanıdır” ifadelerini kullandı. Adnan Menderes, öngörüsünde haklı çıktı. 

10 yıllık Demokrat Parti iktidarı 27 Mayıs 1960’taki darbeyle sona erdi.  Menderes, idam edildi, Cumhurbaşkanı Celal Bayar hapse atıldı. Kapatılan Demokrat Parti yerine Adalet Partisi kuruldu.

Demirel’in de siyasi yaşamı 1962 yılında, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı.  28 Kasım 1964’te bu partiye genel başkan seçilmesinin ardından, kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 aylarında görev yapan koalisyon hükûmetinde, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak görev aldı.


7 YIL SİYASET DIŞI…

10 Ekim 1965’te yapılan genel seçimlerde başında bulunduğu Adalet Partisi, yüzde 52 oy alarak tek başına iktidar oldu. Demirel, 41 yaşında Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Başbakanı olarak göreve geldi. 

Süleyman Demirel 4 yıl süren bu hükûmetten sonra 1969, 1970, 1975, 1977 ve 1979 yıllarında 5 kez daha hükümet kurdu. 

12 Eylül 1980’de gerçekleşen darbe üzerine görevden uzaklaştırıldı ve yedi yıl yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987’de yapılan halk oylaması ile siyasî yasaklar kaldırılınca Süleyman Demirel, 24 Eylül 1987’de Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi. 

29 Kasım 1987’de yapılan genel seçimlerde Isparta milletvekili olarak yeniden TBMM’ye girdi. 20 Ekim 1991’de yapılan genel seçimler sonrasında Doğru Yol Partisi ile Erdal İnönü'nün Genel Başkanı olduğu Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin oluşturduğu 49. Hükûmet’te başbakan olarak görev aldı. 16 Mayıs 1993’te, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı seçildi. Demirel, 16 Mayıs 2000 günü görev süresini tamamlayarak cumhurbaşkanlığından ayrıldı.



TÜRK SİYASETİNİN BABASI…

Süleyman Demirel siyasi hayatı boyunca, makamından çeşitli yollarla indi ya da indirildi. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980’de gerçekleşen askerî müdahalelerde görevden uzaklaştırıldı.  Postmodern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat’ta ise, cumhurbaşkanlığı koltuğunda o oturuyordu. Bu kariyer Süleyman Demirel’in, Türk siyasetinin babası olarak anılmasını sağladı. Demirel, kariyeri boyunca fötr şapkasını hiç düşürmedi elinden. Hatta kimi zaman zorla almak isteyenler de oldu babanın elinden şapkasını.

GÜNİZ SOKAK’A DÖNDÜ

Çankaya Köşkü’nden indikten sonra, siyaset tarihine de geçen Güniz Sokak’taki evine döndü, yıllarını verdiği siyasetten de uzaklaştı. Demirel’in evinin bulunduğu Güniz Sokak, Türk siyasi literatüründe önemli bir yer edindi. Demirel, 12 Mart muhtırası ile 1980 askeri darbesinin ardından sıkıntılı günlerini bu evde geçirdi. Yanında hep eşi Nazmiye Demirel vardı. Evin kapısı ise her dönemde, misafirlere açıktı. Güniz sokak ve Demirel’in evi, merkez sağ siyasetin adeta sembolüydü.

38 YILA BÜYÜK PROJELER

30 yaşında genel müdür, 40 yaşında parti genel başkanı, 1 yıl sonra da başbakan olan Demirel’in aktif siyaset hayatı 38 yıl dolu dolu sürdü. 38 yıllık bu döneme pek çok başarılı işler sığdırdı Demirel.  Köylere yol, su, elektrik götürdü.  Boğaziçi Köprüsü, Ereğli Demirçelik İşletmeleri, Keban Barajı, Güneydoğu Anadolu Projesi, gibi büyük projelere imza attı.



7 YILDA 125 ÜLKEYE GİTTİ

Demirel, 7 yıllık görev süresinde Çankaya Köşkü'nde sayısız kabul gerçekleştirdi, 125 ülkeye gitti, yabancı devlet başkanlarını Türkiye'de ağırladı, çok sayıda ili ziyaret etti.

TÜRK SİYASETİNE UNUTULMAZ SÖZLER KAZANDIRDI

"Gaptırmam" dediği fötr şapkasıyla bütünleşen Demirel, Türk siyasetine unutulmaz sözler kazandırdı.

"Binaenaleyh" denildiğinde akla gelen tek isim olan Demirel'in, "Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?", "Elektriğin komünisti olur mu?", "Dün dündür, bugün bugündür.", "Yürümekle yollar aşınmaz", "Gayrı mümkünü mümkün yapmanın mümkünatı yoktur" sözleri de siyasi tarihin unutulmazları arasına girdi.



EŞİ NAZMİYE DEMİREL 8 YIL ÖNCE YAŞAMINI YİTİRDİ

Süleyman Demirel, 65 yıllık hayat arkadaşı Nazmiye Demirel'i, 27 Mayıs 2013'te kaybetti. 

Demirel’in uzun siyasi yaşamı boyunca Nazmiye Hanım hep yanındaydı.. Nazmiye Demirel 1950’li yıllarda kendi arabasıyla Ankara caddelerinde gezdiğinde ülke çalkalanmıştı. Daha sonra o dönem hayretle karşılanan bu olay için “Kendi arabamı kendim kullanırım” demişti.  Söz verdiği gibi iyi günde de kötü günde de Süleyman Demirel’i hiç yalnız bırakmayan Nazmiye Hanım, Çankaya Köşkü’nden ayrıldıktan sonra 2005’te rahatsızlandı.  Alzheimer rahatsızlığıyla mücadele eden Demirel, uzun süre hastanede tedavi gördü.  Nazmiye Demirel 27 mayıs 2013’te hayata vefat etti. Demirel, 65 yıllık hayat arkadaşına veda ederken güçlükle ayakta duruyordu.

Ankara'da 17 Haziran 2015'te, 91 yaşında hayata gözlerini yuman Demirel'in, siyasi hayatı boyunca okuduğu kitaplar, fotoğrafları ve kullandığı eşyalar, doğduğu İslamköy'de açılan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesinde sergileniyor.

MİLYONLAR AĞLADI

Cumhurbaşkanı, başbakan, su müdürü, barajlar kralı olarak anılan Süleyman Demirel, eşinin yokluğuna ancak 2 yıl dayanabildi. 

Renkli kişiliği, kıvrak zekasıyla siyasi tarihe damga vuran Demirel, 17 Haziran 2015 tarihinde böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve akut solunum yolları enfeksiyonu sebebiyle hayatını kaybetti. 

Çocuğu olmamasına rağmen Türkiye’nin ‘babası’ olan Demirel’e milyonlar ağladı. 
İslamko¨y’e anıt mezar

Süleyman Demirel için İslamköy’de içinde demorkrasi ve kalkınma müzesiyle bir kütüphanenin de bulunduğu bir külliye yaptırıldı. Anıtmezar da Demirel daha hayattayken hazırdı. (Kazete Haber merkezi)


Yorumlar:

Yorum Yaz