Böyle adalet olmaz olsun: Pınar Gültekin'in katilinin suç ortağı kardeşine tahliye

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'i öldürüp, cansız bedenini bidonu koyup saklayan evli bar işletmecisi Cemal Metin Avcı'nın cinayete yardımcı olmaktan sanık kardeşi Mertcan Avcı'nın bugün duruşmada tahliye edilmesi mağdur taraflar kadar kadın örgütleri üzerinde tam şok etkisi yarattı.


Pınar Gültekin davasında katil zanlısı Cemal Metin Avcı'nın kardeşi sanık Mertcan Avcı tahliye edildi. Avcı cinayete yardımcı olmakla suçlanıyordu. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, "Başından beri yargılamada kabul edemediğimiz gelişmeler yaşanıyordu. Bugün, cinayete iştirak eden bir sanık olan Mertcan Avcı'nın tahliyesi kabul edilemez bir durumdur. Bugün adaletin öldüğü, umutların tükendiği, Pınar'ın umutlarının bir defa daha elinden alındığı gündür" ifadelerini kullandı

Muğla'da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in öldürülmesiyle ilgili sanıklar Cemal Metin Avcı ile kardeşi Mertcan Avcı'nın yargılandığı davada 3. duruşma sona erdi.

Davanın ara kararında, sanık Mertcan Avcı yurt dışı yasağı ile tahliye edildi. Avcı cinayete yardımcı olmakla suçlanıyordu.

Duruşmada, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Mertcan Avcı, "Her şeyi tüm gerçekliğiyle anlattım. Kaçma şüphem yok. En azından ev hapsi verin ki okuluma uzaktan devam edeyim. Suçsuz yere yargılandığımı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

AA'nın haberine göre, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanıklar Cemal Metin Avcı ve kardeşi Mertcan Avcı tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katıldı.

Gültekin'in yakınları, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, Muğla Barosu temsilcileri, kadın hakları derneklerinin üyeleri ve taraf avukatları katıldı. "Reddi hakim" talebi Muğla 1. Ağır Ceza mahkemesi tarafından reddedildi.

KATİL ZANLISININ BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİ İFADE VERDİ

Duruşmada tanık olarak dinlenen sanık Avcı'nın boşanma aşamasındaki eşi Eda Avcı, olayı jandarmanın kayınpederini telefonla aramasıyla öğrendiğini söyledi.

Olaydan sonraki pazartesi günü avukatın, eşinin bir kızla ilişkisi olduğunu söylemesi üzerine bağ evine gittiğini anlatan Avcı, ortamın çok temiz olmasının dikkatini çektiğini belirtti.

Eda Avcı, "Bağ evinde iyi bir temizlik yapıldığını fark ettim. Avukat bana eşimin bir kızla ilişkisini olduğunu, kızın kayıp olduğunu ve ifadeye çağrıldığını söyledi. İlk önce cinayetten bahsetmediler. Daha sonra öğrendim. böyle bir şey yapmış olabilir mi diye sürekli konuştuk." ifadelerini kullandı.

Eda Avcı, Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir'in, 'Daha önce Cemal Metin Avcı'nın suçunu itiraf etmemişken niye bağ evine gittiniz' sorusu üzerine, "Biz bağ evine sürekli gidiyoruz. Bağ evine kayınvalidem, kayınpederim ve eşimin ortağıyla gittim. Orada da yaklaşık 20 dakika bulundum. Sosyal medyada sürekli kızın fotoğrafı paylaşılıyordu. İlişkisini öğrendim, kız kayıptı ve Cemal öldürdü mü acaba? diye ve olmuşsa bu olay bağ evinde olmuştur diye bağ evine gece gittim. Aldatılan kişi olarak bağ evinde olabileceklerini düşündüm ve oraya gittim." yanıtını verdi.

Avcı, Epözdemir'in "Cinayet sonrası bir anormallik sezdiniz mi?" sorusunu, "Çok sakindir normalde ama daha da sakin ve durgundu. Yemek yemedi. Sordum 'Bir şey yok.' dedi ama ben bir şey olduğunu anladım." diyerek yanıtladı.

Sanıklardan Mertcan Avcı'nın kız arkadaşı Bensu Cantekin de Mertcan'ın beş yıldır erkek arkadaşı olduğunu, olayla ilgili fazla bir bilgisinin olmadığını, hareketlerinde de bir anormallik görmediğini ifade etti.

Mertcan'ın abisiyle sıkı bir ilişkisi olmadığını savunan Cantekin, "Ona yardım ederdi sadece. Bağ evine arada içki götürürdü. Olayı Mertcan kendi söyledi, abisinin alındığını söyledi. Pınar Gültekin'in kaybolmasıyla ilgili gözaltına alındığını söyledi. Olayın geniş içeriğini ise daha sonra basından öğrendim." dedi.

Sanık Mertcan Avcı da pazartesi sabahı iki polisin iş yerine geldiğini, güvenlik kamerası görüntülerine bakmak istediklerini belirtti.

Polise 'Ne oldu?' diye sorduklarında, abisinin Pınar Gültekin'in kaybolmasıyla ilgili gözaltına alındığını söylediğini ifade eden Avcı, olayı ilk kez o zaman öğrendiklerini öne sürdü.

"O zaman benim psikolojim çok kötü oldu, bana ve babama sorular sordular. Pınar Gültekin'in kaybolmasıyla ilgili en son abimle görüştüğünü söylediler. Olayı o zaman öğrendim." ifadesini kullanan Avcı, mahkeme başkanının, "Daha önceki ifadelerinde bunları neden söylemedin?" sorusu üzerine, "Ben söylediğimi hatırlıyorum." karşılığını verdi.

Daha sonra mahkemede iki tanığın daha ifadesine başvuruldu.

Söz verilen Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, tanık beyanlarının ezberletilmiş ve kurgulatılmış beyanlar olduğunu ileri sürdü. Cinayetin tasarlanıp organize şekilde işlendiğini iddia eden Epözdemir, "Sanık daha cinayeti itiraf etmeden eşi, anne ve babası cinayet mahalline gidiyor. Bu kişileri bağ evine götüren motivasyon acaba neydi? Aslında bu çok açık. Bu kişilerin olay mahalli yakınında araç plaka kayıtları ve sigara izmaritleri var. Bunlar olay mahalline suç delillerini yok etmek ve gizlemek için gitmişlerdir." açıklamasında bulundu.

Epözdemir, mahkemeye gönderilen bilirkişi raporuna da itirazda bulunarak, raporun objektif ve bilimsellikten uzak olduğunu, hükme elverişli olmadığını savunup, fizik ve kimya mühendislerinden oluşan yeni bir rapor hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

Mertcan Avcı'nın da cinayete iştirak ettiğini düşündüklerini savunan Epözdemir, sanığın daha önce verdiği ifadelerle kız arkadaşının anlattığı ifadeler arasında çelişki bulunduğunu, yargılamanın neticesine göre tekrar Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunacaklarını ifade etti.

"GEÇEN CELSEDEKİ REDDİ HAKİM TALEBİMİZ KABUL EDİLMEDİ"

Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, üçüncü duruşma öncesi yaptığı açıklamada, geçen duruşmada reddi hakim talebinde bulunduklarını ancak bu talebin mahkemece reddedildiğini ifade etti.

Mahkemenin kendilerine göre adil olmadığını öne süren Epözdemir, "Geçen celsedeki reddi hakim talebimiz kabul edilmedi. Bu hunharca, vahşice, canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlenmiş cinayeti yargılamak yerine, Pınar Gültekin'in özel hayatını yargılamaya çalışan, bu şiddeti, caniliği insan olma vasfına aykırı cinayeti meşrulaştırmaya çalışan, haksız tahrik indirimi uygulamak için maksimum bir çaba sarf eden bir anlayış ve perspektif görüyoruz duruşma salonunda." diye konuştu.

Talebin reddedilmesinin üzücü olduğunu belirten Epözdemir, "Mahkemenin adil olduğunu düşünmüyoruz. Bundan sonra da biz mahkemeden adalet beklemiyoruz. Çünkü şu ana kadar ki yargılama ve duruşma performansı, yapılanlar, müzekkereler, tanıkların ifadesi, yönlendirilmesi gibi hususlar müvekkillerin kafasında çok makul soru işaretleri uyandırdı." ifadesini kullandı.

Duruşma öncesi Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri de kadın cinayetlerine tepki gösterdi.

'ADALETİN ÇIKACAĞINA İNANMIYORUM'

Öte yandan duruşmada mahkeme heyetine güvenmediklerini belirten Sıddık Gültekin, "Mertcan da bu cinayete yardım etmiştir. Ölü bir insanın damağını açamazsın, kolunu kıramazsın. Cemal Metin Avcı mümkün değil tek başına cesedi cenin haline getirip varile koyamaz. Kesinlikle yalnız değildir. 6-7 aydır buraya geliyorum ve utanıyorum. Bu iftiralardan vazgeçtim artık. Biz çok mağduruz. Benim başıma gelenleri, bu durumu normal olarak karşılayan insanların da başına gelsin istiyorum. Bu saatten sonra mahkemeden adalet çıkacağına inanmıyorum ve heyetin çekilmesini istiyorum" dedi. Anne Şefika Gültekin ise, "Bu işi tüm aile birlikte yaptılar. Ben de artık adaletin çıkacağına inanmıyorum" diye konuştu.

Gültekin Ailesi'nin avukatı Rezan Epözdemir'in 'algı' yaptığını savunan tutuklu sanık Cemal Metin Avcı ise, "Karşı tarafın avukatı sürekli algı yapıyor. En başından sonuna kadar her şeyi doğru anlattım. Çok pişmanım. Her şeyi olasılık üzerinden ve güzel konuşmayla televizyonlara çıkıp algı yaratmaya devam edecek" dedi.

Konuşmaların ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemal Metin Avcı'nın tutukluluk halinin devamına, kardeşi Mertcan Avcı'nın ise imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağıyla birlikte tahliyesine karar verdi. Heyet, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine, Adli Tıp Kurumu'na yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesine ve ABD'ye yazılan müzekkerenin sorulmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

'MERTCAN AVCI'NIN TAHLİYESİ KABUL EDİLİR GİBİ DEĞİL'

Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, Mertcan Avcı'nın tahliyesini değerlendirdi. Epözdemir, "Duruşma üzücü bir kararla sona erdi. Sanık Mertcan Avcı ne yazık ki adli kontrol şartlarıyla tahliye edildi. Başından beri yargılamada kabul edemediğimiz gelişmeler yaşanıyordu. Sanıkların vahşi cinayeti değil, sanki Pınar'ın özel hayatı yargılanıyordu. Siz, ABD'ye müzekkere yazıyorsunuz. Hiçbir yargılamada bunu görmedim. Bunun cevabı 1 yılda gelmez. Gelse bile müspet cevap gelmez. Bunun dışında olay yerinde keşfi yapan lise mezunu bir vatandaş. Ancak kullandığı terimler fizik veya kimya mühendislerinin kullandığı terimler. Israrla Adli Tıp'tan ölüm zamanı ve sebebi soruluyor. Zaten verilen raporda cesedin kül halinde olduğu, ölümü zamanının belli olmadığı, sebebinin ise diri diri yakma veya boğma olabileceği ve tıbben ayrım yapılamadığı belirtildi. Buna rağmen müzekkere yazıp cevap beklemek çok talihsizdi. Cemal Metin Avcı'nın eşi bugün, 'Sosyal medyadan Pınar'ın öldürülmüş olabilme ihtimalini anlar anlamaz eşimin yaptığını düşünerek bağ evine gittim' dedi. Sizi oraya götüren motivasyon nedir? Bugün cinayete iştirak eden bir sanık Mertcan Avcı'nın tahliyesi kabul edilemez bir durumdur. Bugün adaletin öldüğü, umutların tükendiği, Pınar'ın umutlarının bir defa daha elinden alındığı gündür" dedi.

Pınar'ın babası Sıddık Gültekin ise, "FETÖ'nün ortalıkta dolandığını bugün bir kez daha gördük. Anlayan anladı" ifadelerini kullandı.

Yorumlar:

Yorum Yaz