Kadın hakları için bisikletle dünya turu

Dört Hollandalı kadın 360 gündür pedal basarak her gittiği ülkenin kadın sorunlarını saptıyorlar



Hollanda’nın Oudenbosch isimli şehrinde doğan ve çocukluktan beri arkadaş olan Carlijn Bettink (25), Lidewij Ponjee (24), Sophie van Hoof (25)ve Monique van der Veeken’in (25) Endonezya’dan Hollanda’ya, kadın haklarına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği bisiklet turu ekim ayında sona erecek.


11 ayı aşkın bir süredir pedal çeviren Hollandalı dört çocukluk arkadaşı Carlijn Bettink, Lidewij Ponjee, Sophie van Hoof ve Monique van der Veeken, Endonezya’nın Jakarta şehrinde başlayan rotaları doğrultusunda iki hafta önce Gürcistan üzerinden Türkiye’ye geldi. Sırasıyla Karadeniz’in tüm şehirlerini gören Hollandalı bisikletçiler, Ankara’da çeşitli görüşmeler yapmak için mola verdi. Kendilerine “Kadın Hakları için Sür / Ride 4 Women’s Rights” adını veren ekip Ankara ziyaretlerinde Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcileriyle görüştü.

400 GÜN SÜRECEK

Hollanda’nın küçük bir şehrinde doğan ve büyüyen bisikletçiler, amaçlarının kadın hakları konusuna dikkat çekmek olduğunu anlattı. Grubun üyelerinden Carljin Bettink, Amsterdam’da master tamamladıktan sonra kadın hakları konusunda bir proje yapmak istediklerini belirtti. Hollanda’da kadınların da erkeklerle aynı haklara sahip olduğunu ve herkesin istediği üniversiteye gitme ve istediği işte çalışma haklarının bulunduğunu aktaran Bettink, “Ancak dünyanın farklı ülkelerinde durumun böyle olmadığını biliyoruz. Bu yüzden kadın hakları sorunlarına dikkat çekmek için bisiklet turu yapmaya karar verdik. İlk olarak Jakarta’ya uçtuk ve 400 gün sürecek olan tura başladık. Kadın hakları konusunda faaliyet gösteren kuruluşlarla görüştük ve kadınların hikayelerini dinledik. Edindiğimiz bilgileri ve tecrübeleri, facebook ve web sayfamızdan okuyucularımızla paylaşıyoruz” diye konuştu. 



GÖZLERİMİZLE GÖRMEK İSTEDİK

Grubun bir diğer üyesi Lidewij Ponjee, neden böyle bir rota çizdikleri konusunda “Endonezya’dan Amsterdam’a gitmek oldukça ilginç bir deneyim olacaktı. Güney Amerika ya da Afrika’ya da gidebilirdik ama bazı güvenlik sorunlarıyla karşılaşabilirdik. Hollanda’da çok insan gideceğimiz ülkelerde kadın hakları konusunda bilgiye sahip değil. Tura başlamadan önce çeşitli kuruluşlar ve projelerle iletişime geçtim. Gittiğimiz ülkelerde de bu kuruluşlarla görüştük. Gitmeden önce ülkeler hakkında çok araştırma yapmadık. Çünkü yanlış haberler ve bilgiler olabiliyor. Kendi gözlerimizle görmek istedik. Araştırmamız aslında turla birlikte başladı” dedi. 

AZERBAYCAN’DA ÇOCUK GELİN SORUNU

Carljin Bettink, kadınlarla ilgili genel sorunun erkeklerle eşit haklara sahip olmaması olduğunu söyledi. Gördükleri ve bilgi edindikleri hakkında örnekler veren Bettink, Nepal’de ailelerin erkek çocuklara daha fazla ilgi gösterdiğini belirtti. Kız çocuklara gerektiği gibi eğitim ve bakım verilmediğini anlattı. Azerbaycan’da ise çocuk yaşta gelin sayısının artışına dikkat çeken Bettink, bunun nedenini ise çiftlerin genelde erkek çocuk istemesi ve kadınların kız çocuk sahibi olacaklarını öğrendiklerinde bebeklerini aldırması olduğunu aktardı. Lidewij Ponjee de, ülkede kadın ve erkek sayısında bir dengesizlik olduğunu, erkeklerin evlenme çağında kız bulamadığını ve bunun doğal sonucu olarak da kızlarda evlenme yaşının düştüğünü ifade etti.

URMILA CHAUDARY’DEN ETKİLENDİK

Çok güçlü kadınlarla da karşılaştıklarını ve bunun kendileri için ilham verici olduğunu dile getiren Bettink, en çok Nepalli Urmila Chaudary’nin hikayesinden etkilendiklerini belirtti. Nepal’deki Kamalari sistemine göre fakir ailelerin çocuklarının zengin ailelere köle olarak verildiğini anlatan Bettink, Chaudary’nin de çocuk köle olduğunu ve eğitim almadığını söyledi. Kamalari sistemine karşı savaşan Chaudary’nin bu savaşında başarılı olduğunu ve bugün Nepal’de bu sistemin neredeyse sona erdiğini ifade etti.

TÜRKİYE’DE KADIN AİLE İÇİNDE GÜÇLÜ

İki haftadır bulundukları Türkiye’de yerel halkla biraraya geldiklerini belirten bisikletçiler, Türklerin çok misafirperver ve sıcakkanlı olduğunu ifade etti. Seyahatleri boyunca oteller yerine restoranlarda, evlerin bahçelerinde kaldıklarını anlatan bisikletçiler, Türkiye’de ise çok sayıda ailenin evlerinin kapısını kendilerine açtığını belirtti. Türkiye’de kadının ailenin içinde çok iyi bir yeri olduğunu ifade eden Hollandalı aktivistler, devlette çalışan kadın oranının yüzde 18 olduğunu ve bu oranın iyi sayılabileceğini dile getirdi.

SİZİ KİM KORUYOR SORUSU

Eylül 2014’te tura başlayan dört genç kız, şimdiye kadar herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını belirtti. İnsanların genelde kendilerine “Siz sadece dört kız olarak mı yolculuk ediyorsunuz?”, “Erkekleriniz nerede?”, “Sizi kim koruyor” gibi sorular sorduğunu ifade eden bisikletçiler, bundan sonraki yaşantılarında da kadın hakları için mücadeleye devam edeceklerini anlattı. 

Günde ortalama 70-80 kilometre yol yaptıklarını belirten bisikletçiler, beş gün pedal çevirdikten sonra iki gün mutlaka dinlendiklerini ifade etti. Ankara’nın ardından Kapadokya, sonra İstanbul’a gidecek olan bisikletçilerin turu 31 Ekim’de son bulacak. Grup üyeleri insanların facebook veya http://r4wr.org sayfalarından kendilerini takip ederek projeye destek verebileceklerini belirtti. R4WR’nin şu ana kadarki rotası Endonezya, Singapur, Tayland, Kamboçya, Vietnam, Laos, Myanmar, Bangladeş, Hindistan, Nepal, İran, Azerbaycan, Gürcistan oldu. 
(Hürriyet & fotohttp://r4wr.org )

Yorumlar:

Yorum Yaz