Edebiyat dünyasından bir yıldız kaydı: Demir Özlü yaşamını yitirdi

İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşayan Demir Özlü iki aydır kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.


86 yaşında hayatını kaybeden, edebiyatçı Tezer Özlü'nün ağabeyi Demir Özlü'nün bir süredir rahatsız olduğu bildirildi.

Özlü'nün kızı gazeteci ve yapımcı Ayda Özlü Çevik, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada ölüm haberini doğruladı. Çevik, babasının yaklaşık 2 aydır kalp yetmezliği tedavisi gördüğünü söyledi.

Çevik, "çok önemli bir edebiyatçı ve hikayeciydi" dediği babasının ölümüyle Türk edebiyatının dürüst bir kalemini kaybettiğini söyledi.


Demir Özlü, İzmir'de Konak Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikte kitaplarını imzalıyor.

Özlü'nün hiçbir zaman siyasetçi olmadığını belirten kızı Çevik, babasının her zaman demokrasi ve özgürlüklerden yana tavır aldığını söyledi.

Kazandığı ilk Sait Faik Armağanı'nda kendisine verilen para ödülünü tutuklu ve hükümlü ailelere verdiğini hatırlatan Çevik, "Hayatı boyunca adalet ve haksızlıklar için uğraştı. Anayasayı eleştirdiği için vatandaşlıktan atıldı. Edebiyatçı olmasına rağmen siyasetten her zaman nasibini aldı" diye konuştu.

Özdemir İnce: Demir Bizim kuşağın öncülerindendi

Özlü'nün yakın arkadaşı yazar Özdemir İnce de BBC Türkçe'ye verdiği demeçte, Özlü'nün ölümünden duyduğu büyük üzüntüyü paylaştı.
İnce, "Onun kuşağı Türkçenin edebiyat dili olarak olgunlaşmasında ifade olanağı açısından üst düzey katkıda bulunmuştur. Demir bunların öncülerinden birisidir" diye konuştu.

Özlü'nün edebiyat ve yazma anlayışıyla dünya standartlarında bir düzey tutturduğunu söyleyen İnce, "Bizim kuşağımızın iftihar vesilesidir" dedi.

İnce de, Özlü'nün politik açıdan her zaman demokrat, cumhuriyetçi ve devrimci olduğunu belirterek ""Demir kaybedilmiş değildir. Hiçbir yazar ölümüyle kaybolmaz. Yazsaydı büyüklüğüne bazı katkılar yapacaktı. Bir yazar olarak kaybettiğimizden daha fazla arkadaşımı kaybettiğimden dolayı son derece üzgünüm. Üzgünlüğümü hiçbir şekilde hiçbir şey bastıramaz" diye konuştu.


Demir Özlü Konak Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikte İzmir'li yazar Bekir Yurdakul ile 

Gazeteci-Yapımcı Ayda Özlü Çevik'in babası, yazar Tezer Özlü'nün ve  yazar Sezer Duru'nun ağabeyi Demir Özlü, hayatı boyunca birçok öykü ve romana imza attı. 

Özlü, 12 Mart askeri muhtırası döneminde tutuklandı, 12 Eylül darbesi sonrası ise vatandaşlıktan çıkarıldı.

Öykü ve romanlarıyla tanınan 1950 kuşağının önde gelen yazarlarından Demir Özlü üniversite tezlerine de konu oldu. 

Doğan HIzlan bugün Hürriyet gazetesindeki köşesinde  "Yazılanları bizzat yaşadım" başlıklı yazısında Demir Özlü'den sözediyor: "Park Otel’in balkonu yazarların, şairlerin buluşma yeriydi. Demir Özlü, Celâl Sılay, ben akşamüstümüzü orada geçirirdik. Akşam yemeğine herkes oradan dağılırdı. Ben lokantasını de severdim."


Demir Özlü, geçen dönem Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş'ın elinden plaketini alırken

Demir Özlü hakkında

1935'te İstanbul- Vefa doğumlu. Ödemiş İstiklâl İlkokulu, İzmir Karşıyaka Ortaokulu, İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nde (1953) okudu.

İlk şiiri Kabataş Lisesi öğrencilerinin çıkardığı Dönüm Dergisi ve daha sonra Türk Dili dergisinde yayınlandı. 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

1961-1962 arası Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde felsefe okuduktan sonra Türkiye'ye dönerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Felsefesi ve Metodoloji Kürsüsü'nde 4 yıl asistanlık yaptı.

Siyasal eylemleri nedeniyle işine son verilince avukatlık yapmaya başladı. 1969'da "Sakıncalı" olarak askere gitti ve yedek subaylık hakkı elinden alınarak Muş'ta çavuş olarak askerlik görevini tamamladı.

1971'deki askerî müdahaleden sonra bir süre tutuklu kaldı. 1979'da Stokholm'e yerleşti. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra vatandaşlıktan çıkarıldı. Türkiye'ye 1989'da dönebildi.

Öykü, deneme, eleştiri ve çevirileri Mavi, A, Pazar Postası, Yeni Ufuklar, Soyut, Somut, Yeni Edebiyat, Gösteri ve Adam Öykü dergilerinde yayınlandı. 1980'den sonra roman, anlatı, anı ve gezi kitaplarına ağırlık verdi. 

Demir Özlü'nün eserleri

ÖYKÜ: Bunaltı (1958), Soluma (1963), Boğuntulu Sokaklar (1966), Öteki Günler Gibi Bir Gün (1974), Aşk ve Poster (1980), Stockholm Öyküleri (1988), İstanbul Büyüsü (seçme öyküler, 1994), Geçen Yaz Kentte Kızlar (2001).

ROMAN: Bir Uzun Sonbahar (1976), Bir Küçük Burjuvanın Gençlik Yılları (1979), Bir Yaz Mevsimi Romansı (1990), Tatlı Bir Eylül (1995), İthaka'ya Yolculuk (1996).

ANLATI: Bir Beyoğlu Düşü (1985), Berlin'de sanrı (1987), Kanallar (1991).

ANI-DENEME-GÜNLÜK-GEZİ: Sürgünde On Yıl (1990), Berlin Güncesi (1991), Ne Mutlu Ulysses Gibi (1991), Siyasi Yazılar (1993), Borges'in Kaplanları (1997), Balkur'da Akşam Yemeği (1997).

Demir Özlü ile  söyleşiler

"Bu kuşak batı edebiyatını çok okudu" / Süreyya Köle 

“Öykülerimde Yaşama Sevinci ile Humor da Var”/ Irmak Zileli

"Edebiyat ile sinema olmasaydı saatleri nasıl tüketebilecektim"/Gülistan Ertik

Kendi Evine Varamamak/ MaviMelek Edebiyat 

(KAZETE)
 
 


Yorumlar:

Yorum Yaz