Oyuncu Şebnem Hassanisoughi: İstanbul Sözleşmesi'nin feshi kadın mücadelesini daha da güçlendirdi

Gain’in yeni dizisi “Metot”ta rol alan tek kadın oyuncu Şebnem Hassanisoughi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmasına çok öfkelendiğini belirttti ve "Kadınlardan ve LGBTIQ +’dan ödü kopan erkeklerin sözü bizim yaşamımızı belirlemeyecek" dedi.


Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Şebnem Hassanisough, tek kadın oyuncu olarak rol aldığı tiyatro oyunundan uyarlanan Tv disizi  Metot hakkında görüşlerini açıkladı. bu arada kadın hakları ve İstanbul Sözleşmesi'nin feshi ile ilgili düşüncelerini de aktaran  kuşağının öne çıkan oyuncularından  Hassanisough, “Metot”da beyaz yakalı dediğimiz kesime dair bir hikâye anlatıldığına dikkat çekerek "Düzen çok ürkütücü, şiddetli, vahşi. İnsanların varoluşlarına, duygularına saygı duymuyor, alan bırakmıyor ve düzeni düzen kılan, bir yandan da içinde sömürülen, ezilen insanlar. Sistemin böyle kurulu oluşu çok kurnazca, müthiş bir kısırdöngü. Ama gündelik yaşamlarımız, başka olaylar arasında saklansalar da bunların bazen daha sertleriyle dolu" diyor,

Cumhuriyet Pazar'dan Emrah Kolukısa'nın sorularını yanıtlayan  Şebnem Hassanisough,  Dizide psikolojinin bu denli kapitalist sisteme hizmet eder hale gelişinin eleştiri konusu yapılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Teknolojinin de bilimin de ilerlemesi, gücü elinde bulundurana bağlı olarak çok aleyhimize olabiliyor. Bu kadar saldırgan ve ölüm kalım hissiyle kendine muhtaç bir sistemin bu muazzam dalı kullanmaması düşünülemezdi. Oyundaki durum benim adıma çok güven sarsıcı, kırıcı ve sinir bozucu."

Bir soru üzerine babanız İran asıllı olmasına karşın İran'da yaşamadığını hatırlatan genç oyuncu "şarkılarına, yemeklerine, yazarlarına, sinemasına, şiirine ve diline küçüklüğümden beri aşinayım. En sevdiğim romanlardan biri, belki otuz senedir, Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı.," diyerek  İran kültürüne aşina olduğunu kaydetti.
 
"Kadınlardan ve LGBTIQ +’dan ödü kopan erkeklerin sözü bizim yaşamımızı belirlemeyecek"

Ünlü sanatçı,  İran’da kadınların mücadelesiyle ilgili olarak da "Heyecan ve ilham verici. Söke söke alınacak çok kıymetli bir hak mücadelesi. Sadece İran değil, tüm dünyadaki kadın hareketi için çok önemli" ifadelerine yer verirken  Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tek imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasıyla ilgili olarak şöyle konuştu:

"Öfke. Öfke ve dayanışmadan gelen ferah ve yıkıcı bir güç. Kadınlardan ve LGBTIQ +’dan ödü kopan erkeklerin sözü bizim yaşamımızı belirlemeyecek. Bundan sonra hukuk karşısında daha zorlaşmış olsa da birbirimizi yaşatma çabamız, hayatta kalma isteğimiz, belki daha büyük bir birliktelik ve dayanışmayla sürecek."

Pandemi ile aranız nasıl?

Sanatçı  Pandemi ile aranız nasıl" sorusuna ise şu karşılığı verdi:

Düşünüp durduğum pek çok soru var. Sisteme, doğaya, hırsa, devletlere, sağlık tüccarlığına, eşitliğe, sınırlara, özgürlüklere vs. dair. O yüzden soruyu sağlıklıyken kendimle kalmak, evimizde olmak diye algılıyorum. Ben bir introvert (içedönük) olduğumu biliyordum ama bu kadar uzun süre kendimle kalma pratiğim olmamıştı. Senelerce bir inzivayı denk getirebilmek için uğraştım ama bir türlü yapamamıştım. Şimdi zorunlu olarak bambaşka türlüsünü yaşıyoruz. Kendi okumalarım dışında senaryolarla, hazırlıklarla, şarkı söyleyip kaydederek vs. geçti günler. Bakalım önümüzdeki süreç nasıl olacak. Bir bilinmeze akıyoruz işte. Sağlığımızın yerinde olmasına çaba sarf ederek, şükrederek.

Savaş kadına karşı

"Metot”ta erkeklerin acımasız dünyasında ayakta durmaya çalışan beyaz yakalı bir karakteri oynayan Hassanisoughi,Oyundaki tek kadın sizsiniz. Kadınların bu dünyadaki var olma savaşına siz oyuncu olarak nasıl yaklaştınız? sorusun da şöyle yanıtladı: 

"Oynadığım rol kişisi ortamdaki tek kadın ve bunun üzerinden türlü imaya ya da davranışa maruz kalıyor. Bunların etkisini zayıflatmak için de sürekli tetikte, uyanık ve güçlü durmak zorunda. Hayatta da kadınların sıkça başına gelen bir durum. Fakat bu kadının varoluş savaşı değil, varoluş zaten bir oluş, yani dışsal şiddetle alakası yok. Şiddet kadına yönelen şey. Savaş kadına karşı. Tabii ki ben bireysel olarak her tür şiddetin karşısındayım. (Cumhuriyet)

Yorumlar:

Yorum Yaz