10 Ekim Katliamı Davası'nda IŞİD sanıklarından tehdit

 

Barışve Demokrasi Mitingine katılmak için toplandıkları Ankara Garı önünde IŞİD militanlarının bombalı saldırısıyla yaşamlarını yitiren 104 kişinin, ailelerinin katıldığı duruşmada sanıklar, kayıp yakınlarını tehdit etti.

01.02.2018
Yazı Boyutu:  
10 Ekim katliamı davasının ikinci gününde de IŞİD'li sanıklar tehditlerine devam etti. Katliamda yaşamlarını yitirenlerin ailelerini, avukatları ve LGBTİ'leri tehditleri görmezden gelen mahkeme heyeti, müştekilerin tüm taleplerini reddetti. Duruşmayı 4-5 Nisan'a ertelendi.

Etkin Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre 10 Ekim Ankara katliamının 7. duruşması 2. gününde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etti. 10 ve 11. Ağır Ceza Mahkeme salonlarının kullanıldığı duruşmaya mağdur avukatları, yaralılar, kayıp yakınları ve çok sayıda izleyici katıldı. Bu gün görülen duruşmada IŞİD'li sanıklar, tehditlerini sürdürdü.

Tutuklu 19 sanıktan 17'sinin hazır edildiği duruşmayı HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile HDP Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman da izledi.

Duruşmaya dün başlanan müşteki avukatlarının beyanları ile devam edildi. Avukat Ahmet Özdel, mahkemenin sadece huzurdaki sanıkları yargılamaktan çıkması gerektiğini belirterek, "Buradaki yargılama sadece katliamda ölen 102 kişi veya yaralanan yüzlerce kişi için değil, tüm dünyaya ve komşu ülkelerimize örnek bir yargılama olması gerekir. Komşu ülkelerde IŞİD eylemleri insanlığa karşı işlenen suç olarak değerlendiriyor. Buradaki tüm sanıkların da faillik ve iştirak olgusu yeniden değerlendirilmelidir. Buradaki her sanığın yönetici olup olmadığı deliller ışığında yeniden değerlendirmelidir" dedi.

IŞİD SANIĞINDAN AİLELERE TEHDİT

Avukat Özdel'in sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ilişkin beyanları sırasında sanık İbrahim Halil Alçay, araya girerek Özdel'in sözünü kesti. Mahkeme başkanının uyarıda bulunmasına rağmen konuşmaya devam eden Alçay'a, bir diğer sanık Mehmeddin Baraç da katıldı. Duruma tepki gösteren ailelere dönen Baraç, ailelere hakaretlerde bulundu. Yine Özdel'in beyanları sırasında sanıklardan Suphi Alpfidan hakkındaki delillerin ortaya konulması üzerine avukatı tehdit etti. Alpfidan, kendisine tepki gösteren ailelere dönerek yine parmağını sallayıp "Kesin sesinizi" dedi.

Sanık Alpfidan'ın avukatı Akın Deniz, müvekilli hakkındaki delilleri fiziki olarak görmek istediklerini belirterek, Alpfidan'ın tahliyesini talep etti. Sanık Hacı Ali Durmaz avukatı Hatice Aydın, delil ve belgeler için "farazi" yorumunu yaptı. Çıkan bilgi belge fotoğraflar için ise, "Belli belirsiz" ifadelerini kullanan Aydın, IŞİD için ise "Bu örgütün kurucuları nerededir? Bu olayların gerçek sorumluları burada değildir" dedi ve Hacı Ali Durmaz'ın tahliyesini talep etti.

'POLİSLER KENDİ EKSİKLERİNİ KAPATMAK İÇİN BİZİ KULLANDI'

Sanıklar Erman Ekici, Metin Akaltın, Yakup Karaoğlu, Yakup Şahin, Hakan Şahin, Yakup Yıldırım, Nihat Ürkmez, İbrahim Halil Alçay, Hacı Ali Durmaz, Abdulmuttalip Demir, Resul Demir, Abdulhamit Boz tahliyelerini talep etti.

Sanık Suphi Alpfidan'ın, polislerin kendi eksiklerini kapatmak için kendilerini kullandığını söylemesi dikkat çekti. Kendilerinin haksız yere suçlandığını ifade eden Alpfidan, "Bizi suçladılar, bize iftira atıyorlar, sadece mahkemenize güveniyoruz" dedi. Alpfidan da son olarak tahliyesini talep etti.

"Sadece gübre taşıdığım için buradayım" diyen sanık Hüseyin Tunç tahliyesini talep etti. Sanık Talha Güneş, ise müşteki avukatlarının taleplerine ilişkin "Burada avukatlar sürekli taleplerde bulunuyorlar, dosyayı aydınlatmak için mi? Yoksa marjinal sol örgütlere istihbarat toplamak için mi? Talepte bulunuyorlar?" diye konuştu.

IŞİD SANIĞINDAN LGBTİ'LERE HAKARET

Sanık Mehmeddin Baraç da müşteki avukatlarından birine "Dört göz" diye hitap edince salondaki aileler tepki gösterdi. Salondaki kadınların tepkisine Baraç, hakaret etti. Tepkilerin devam etmesi üzerine Baraç, bu kez LGBTİ'lere hakaret etmeyi sürdürdü.

Sanık Esin Altuntuğ, "7 Ekim'de hücre evinde olduğuna dair delillere ilişkin, beyanda bulundu. Altuntuğ, "O tarihte ben İstanbul İstinye Park'taki Hilton otelinde ailemle birlikte kalıyorduk" dedi. Savcı mütalaasında, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Savcı ayrıca müşteki avukatların, Ankara ve Gaziantep'te IŞİD soruşturmalarını yürüten savcılar ile Antep Emniyet Müdürlüğü hakkındaki suç duyurusu talebini, bir kısım sanıkların HTS kayıtlarının istenmesi ve istihbarat raporlarının istenmesi taleplerinin reddini istedi.

DAVA NİSAN AYINA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti IŞİD sanıklarının tehditlerini görmezden geldi. Heyet, Yunus Durmaz'ın adli tıp ve otopsi raporunun yeniden istenmesine, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığından Savaş Yıldız'ın iletişim kayıtlarının istenmesine, kamera tutanaklarında "x" ve "y" hakkında soruşturma olup olmadığı için Antep savcılığına yazı yazılmasına, Antep emniyetine yazılan müzekkerelerin tenkidine, tanık polis B.B.D. hakkında idari veya adli soruşturma olup olmadığı konusunda Antep emniyetine yazılan müzekkerenin tenkidine, sanık Suphi Alpfidan yönünden muhbir görüşme tutanağı olup olmadığı konusunda istihbarat daire başkanlığına müzekkere yazılmasına, soruşturmayı yürüten savcılar hakkında suç duyurusu talebine mahkeme yer olmadığına, katılan vekillerinin tanık dinlenmesine talebinin reddine, yazılan müzekkerelere cevap yazılmadığında suç duyurusunda bulunulacağından müşteki avukatların belgeleri elden alma yetkisi talebinin reddine, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve diğer duruşmanın 4-5 Nisan 2018 tarihine ertelenmesine karar verdi.

Üye Ol



Üye Girişi