22 hak örgütünden açıklama: Türkiye'de sivil alan daralıyor

 

İnsan hakları alanında çalışan 22 sivil toplum örgütü tarafından oluşturulan “İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı”nın 2020 yılı raporunda, sivil alanın gittikçe daraldığına dikkat çekildi.

17.12.2020
Yazı Boyutu:  
Aralarında Civil Rights Defenders, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, Kaos GL, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi gibi 22 örgüt tarafından oluşturulan “İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı” 2020 raporunu çevrimiçi bir basın toplantısıyla açıkladı.

“Yargı süreçleriyle sivil topluma gözdağı”

Raporda, yıl içinde yaşanan hak ihlalleri, 9 başlık altında toplandı. Raporun ‘Yargı süreçleri ile sivil topluma gözdağı’ başlığı altında Büyükada davası, İnsan Hakları Derneği üyelerinin gözaltına alınması, Osman Kavala davasıyla ilgili gelişmelere yer verildi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayeti davası da raporda yer aldı. Raporun bu bölümünde “Sanıkların SEGBİS yoluyla savunmaları alınmak istendi, Elçi ailesinin avukatlarının talepleri mahkemece dinlenmedi, sözleri kesildi, duruşmadan atılmakla tehdit edildiler ve yargılamaya etkin bir şekilde katılma hakları engellendi. Bu nedenle Tahir Elçi ailesinin avukatları, mahkeme heyetini reddetti. Duruşmadaki tutum, davranış ve kararları nedeniyle bağımsız ve tarafsızlığına dair ciddi endişelere yol açan mahkeme heyeti, duruşmayı 3 Mart 2021’e erteledi” görüşlerine yer verildi.

“Hekimler hedefte”

Raporda yer alan konulardan biri de pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının durumu oldu. Pandemiyle ilgili hükümet politikalarıyla uyuşmayan açıklamalar yapan, hükümetin salgınla mücadele politikasını eleştiren hekimlerin hedef alındığı vurgulanarak “Salgınla ilgili gerçek durum ve rakamları açıklayan çoğu Tabip Odaları üyesi veya yöneticisi çok sayıda hekim gözaltına alındı, haklarında soruşturma açıldı” denildi. Haklarında soruşturma ve dava açılan hekimler hakkında bilgilerin de yer aldığı raporda, hükümetin Türk Tabipleri Birliği’ne ilişkin söylemlerine yer verildi.

“Sivil alan gittikçe daralıyor”

Sivil alanın gittikçe daraldığına dikkat çekilen raporda sivil alanın neden daraldığı şu cümlelerle anlatıldı: ”İçişleri Bakanlığı, Covid-19 salgını nedeniyle sivil toplum örgütlerinin genel kurul yapmama sürelerini önce 1 Aralık 2020’ye, ardından bir kez daha uzatarak 28 Şubat 2021 tarihine kadar erteledi. Genel kurulların, dernek faaliyeti açısından temel bir çalışma olması ve pandemi koşullarında gerekli önlemler alınarak gerçekleşmesi, bazı alternatif düzenlemelerle mümkün olabilecekken bir bütün olarak yasaklanması, sivil toplum faaliyetlerine dönük bir başka müdahale halini aldı ve faaliyetlere engelleme teşkil edecek bir boyuta geldi. Başta Kürt illeri olmak üzere pek çok ilde eylem ve etkinlik yasakları, 2020’de de devam etti. Van’da, Kasım 2016’dan bu yana kesintisiz toplantı ve gösteri yürüyüşü ve her tür açık hava etkinliği yasağı sürüyor. Fiili yasak ve engellemelerse neredeyse ülke çapında ve etkili bir şekilde sürdürülüyor. AKP’li milletvekillerin teklifiyle gündeme gelen ve derneklere üye bildirim zorunluluğu getiren kanun, 24 Mart 2020’de TBMM’de kabul edildi. Bu uygulamayla, derneklere üye olanların fişlenmesinin önü açıldı ve STK’lara üye olmak isteyenleri caydırıcı bir başka engel daha oluşturuldu. Hak ihlaline uğrayanların ve hak örgütlerinin taleplerini, çağrılarını duyurmak konusunda çok önemli bir mecra olan sosyal medya da hükümetin düzenlemek istediği bir alan olarak yeni yasa tasarıların konusu oldu. Pandemi sürecinin başında torba yasadan son anda çıkarılan, erişim engelleme ve sansürü kolaylaştırıcı düzenlemeler içeren yasa tasarısı, Temmuz 2020’de yasalaştı ve yürürlüğe girdi.”

Raporda ayrıca barolara, avukatlara ve sendikalara yönelik uygulamalar eleştirilirken, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasının kadın ve LGBTİ hareketi üzerindeki polis baskısını arttırdığı vurgulandı.

“Baskılar 2020’nin son aylarında arttı”

Raporla ilgili değerlendirme yapan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Eş Direktörü Barış Altıntaş, baskıların özellikle 2020 yılının son aylarında arttığını söyledi. Altıntaş, “2020’nin son aylarında yoğunlaşan baskılar ve sivil topluma ve insan hakları savunucularına nefes aldırmama, demokratik bir toplumda insan haklarının korunması için üstlendikleri çok önemli sorumluluğu yerine getirmelerine engel olma, yaptıkları işler nedeniyle onları cezalandırma ve yıldırma amaçlı politikalar, bu ağı neden kurduğumuzu, hak savunucularının kendilerine yönelik baskı ve saldırılara karşı her koşulda dayanışmayı yükseltmesinin önemini ve bu ihtiyacı karşılamak için çalışmalarımızı daha da güçlendirmemiz gerektiğini bize bir kez daha gösterdi” dedi.  (VOA)

Üye Ol



Üye Girişi