Ahmet Altan yeniden tutuklandı, avukatı 'Hukuksuzluğun freni koptu' dedi

 

Yargılandığı FETÖ davasında geçen hafta hakkında tahliye kararı verilen yazar Ahmet Altan, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazının ardından bugün yeniden tutuklandı.

13.11.2019
Yazı Boyutu:  
Silivri Cezaevi’nde 1138 gün tutuklu kaldıktan 4 Kasım’da tahliye edilen gazeteci ve yazar Ahmet Altan, tahliyesinden sekiz gün sonra yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, ‘‘Silahlı terör örgütü üyeliği ve örgüte yardım’’ suçundan 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırdığı ve tahliye ettiği Ahmet Altan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yaptığı itiraz sonrası dün Göztepe’deki evinde gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü.

Gözaltına alınmasına Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Article 19 gibi uluslararası gazetecilik kuruluşlarının da tepki gösterdiği Ahmet Altan, bu sabah Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildikten sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

AB Sözcüsü: "Gazetecilerin yeri hapis değildir"

Karara dünyadan ilk tepki AB Sözcüsü Maja Kojicancic’ten geldi. Yazılı bir açıklama yapan AB Sözcüsü, siyasi müdahalelerin Türkiye’de yargının güvenilirliğine zarar verdiğini söyledi.

Kojicancic, ‘‘Mahkemenin Ahmet Altan'ın tahliye edilmesi yönündeki ilk kararını bozan ve inandırıcı gerekçelerden yoksun olan yeniden tutuklama kararı ve kendisinin bir kez daha hapsedilmesi, bilhassa yüksek seviyedeki siyasi müdahale nedeniyle Türkiye'de yargının güvenilirliğine daha fazla zarar vermektedir. Bu müdahaleye bir son verilmesi gerekmektedir. Medya ve ifade özgürlükleri demokrasilerin işleyişinde kilit önem arz etmektedir. AB Türkiye'de basın özgürlüğünün sürekli olarak yıpratılmasına ve özellikle de çok sayıda gazetecinin hapsedilmesine karşı görüşünü her düzeyde ve ortamda dile getirmektedir. Gazeteciler mesleklerini icra edebilmelidir. Gazetecilerin yeri hapis değildir’’ dedi.

RSF: "Adalet beklenen yargı küçültücü ideolojik yaklaşımlara teslim"

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, ‘‘Gazeteci yazar Ahmet Altan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı ve 27. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla yeniden hapishaneye gönderilmesi, adalet beklenen yargının ‘sevinci kursakta bırakmak’ gibi küçültücü ideolojik yaklaşımlara teslim olduğunu gösteriyor. Yazık. Ahmet Altan'ın yeniden hapishaneye gönderilmesi, yurttaşlar gibi gazetecilerin yargı prosedürünün her bir zerresinin siyaset ve ideolojileri tatmin amaçlı yürütülebildiği inancını güçlendirmiştir. Karar hukuk devletiyiz diyenlere atfolunur'' dedi

Tutuklama kararına itiraz eden Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu ‘bozma’ kararı sonrası İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama yaptığına atıfta bulunarak ‘‘27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir?’’ diye sordu.

Avukat Çalıkuşu: "Hukuksuzluğun freni kopmuştur"

Twitter’dan yaptığı açıklamada da ‘‘Ahmet Altan’ın dün bana değil, Anadolu Ajansı'na tebliğ edilen yakalama kararı UYAP’a yüklendi. Altan’ın tahliyesini ağırlaştırılmış müebbet ve 10.5 yıl veren 26. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Kararı veren 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ersin Öztürk, 2 gün önce başkan oldu. Ahmet Altan ara karar ile değil, hükümle tahliye edilmiştir. Hükümle birlikte ilk derece mahkemeleri dosyadan el çeker. Yetki istinaf ve Yargıtay’dadır. Ne savcı hükümle tahliyeye itiraz edebilir ne de bir ilk derece mahkemesi verilmiş hükme dokunabilir. Hukuksuzluğun freni kopmuştur. Temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali gibi bir gerekçe olamaz. Bu hukuksal bir saçmalıktır’ dedi.
26. Ağır Ceza Mahkemesi, hükümle tahliye kararında dosyada gelinen aşamada tutuklamaya alternatif olarak adli kontrol tedbirini yeterli gördüğünü ifade eden Çalıkuşu, Tutuklamadan bir gün önce göreve atanan 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üyeleri bu takdire karışamayacağını ifade etti.

"Sizi eleştireceğiz, sizden korkmuyoruz"

Ahmet Altan, geçtiğimiz hafta Silivri Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta kendi köşesine çekilmeyeceğini ve eleştirilerini sürdüreceğini ifade etmişti

Altan, ‘‘Diyorlar ki bizi eleştirmeyeceksiniz. Sizi eleştireceğiz, sizden korkmuyoruz. Ne yaparsanız yapın, siz hukukun dışına çıktığınız sürece biz sizi eleştireceğiz. Hapishane mi? Ne olduğunu gördük. Bir daha girmek mi? Bir daha girmek. Hiç. Bu ülke bizim. Hukuka dönecekler’’ demişti.

AB'den karara tepki

Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasının ardından yeniden tutuklanmasına AB tarafından da tepki geldi.

AB Sözcülüğü imzasıyla yapılan açıklamada “Türkiye'de pek çok diğer gazeteci ve medya kuruluşu temsilcisi gibi tutuklanan gazeteci Ahmet Altan, tahliye edildikten sadece bir hafta sonra, kaçma riski gerekçesiyle dün yeniden tutuklanmıştır. Kendisine karar henüz tebliğ dahi edilmemişken bazı medya kuruluşları bu arada konu hakkında haber yapmaya başlamıştır. Mahkemenin Ahmet Altan'ın tahliye edilmesi yönündeki ilk kararını bozan ve inandırıcı gerekçelerden yoksun olan yeniden tutuklama kararı ve kendisinin bir kez daha hapsedilmesi, bilhassa yüksek seviyedeki siyasi müdahale nedeniyle Türkiye'de yargının güvenilirliğine daha fazla zarar vermektedir. Bu müdahaleye bir son verilmesi gerekmektedir. Medya ve ifade özgürlükleri demokrasilerin işleyişinde kilit önem arz etmektedir. AB, Türkiye'de basın özgürlüğünün sürekli olarak yıpratılmasına ve özellikle de çok sayıda gazetecinin hapsedilmesine karşı görüşünü her düzeyde ve ortamda dile getirmektedir. Gazeteciler mesleklerini icra edebilmelidir – Gazetecilerin yeri hapis değildir” ifadeleri kullanıldı.

RSF Genel Sekreteri: "Karar Türkiye'deki durumun olağandışı seviyeye geldiğini gösteriyor"

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Genel Sekreteri Christophe Deloire de “Türkiye’nin en değerli gazetecilerinden birini mahkum eden bu karar, ülkede durumun olağandışı bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Ahmet Altan, sebepsiz yere ve hiçbir kanıt olmadan üç yıldan fazla hapis yattı” dedi.

‘KAÇMA ŞÜPHESİ’ GEREKÇESİ

İtirazı değerlendiren İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Altan hakkında, “Kaçma şüphesi, suçunun yasada belirtilen katalog suçlardan olması, konumu, sıfatı, eylemlerindeki yoğunluk, aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, eylemlerinin uzun süreye yayılmış olmasını dikkate alarak adli kontrol tedbirlerinin, harici davranışları da gözetilerek amaca hizmet etmediği” gerekçeleriyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 98 ve 100. maddeleri kapsamında, tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

Avukat Figen Çalıkuşu dilekçesinde, müvekkili Altan ile ilgili 26. Ağır Ceza Mahkemesinde verilen kararın, ara karar değil hüküm olduğunu ifade ederek “Dosya Yargıtay incelemesine geçmiştir. 27. Ağır Ceza Mahkemesinin tutuklama kararı verme yetkisi yoktur” demişti.Ahmet Altan'a tutuklama kararı yasaya aykırı'

Ahmet Altan'ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yetkisi olmadığı halde müvekkili hakkında tutuklama kararı verdiğini belirterek, "Ahmet Altan ara karar ile değil hükümle tahliye edilmiştir. Hükümle birlikte ilk derece mahkemeleri dosyadan el çeker. Yetki artık İstinaf ve Yargıtay'dır. Ne savcı hükümle tahliyeye itiraz edebilir ne de bir ilk derece mahkemesi verilmiş hükme dokunabilir" dedi.

TUTUKLAMA KARARI YASAYA AYKIRI

Gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ‘kaçma şüphesinden dolayı tutuklama kararına’ itiraz etti. Çalıkuşu, müvekkili hakkındaki İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince verilen tutuklamaya yönelik yakalama kararının kaldırılmasına ilişkin dilekçesini bir üst mahkeme olan İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine sundu.

Yargılamanın ve en son verilen tahliye kararının detaylı şekilde anlatıldığı dilekçede, “Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesine ekleme yapılmıştır: ‘Eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir.’ Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın üzerinde bir mahkeme midir? Bu görev suçudur” ifadelerine yer verildi.

AVUKAT: MAHKEME YETKİ AŞIMINDA BULUNDU

Avukat Çalıkuşu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise mahkemenin açık bir şekilde yetki aşımında bulunduğunu belirtti. Çalıkuşu, sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

Ahmet Altan’ın dün bana değil Anadolu Ajansı’na tebliğ edilen yakalama kararı UYAP’a yüklendi. Ahmet Altan’ın tahliyesini ağırlaştırılmış müebbet ve 10.5 yıl veren 26. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. (Yeniden tutuklama) kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Ersin Öztürk ise 2 gün önce başkan oldu.

Ahmet Altan ara karar ile değil hükümle tahliye edilmiştir. Hükümle birlikte ilk derece mahkemeleri dosyadan el çeker. Yetki artık İstinaf ve Yargıtay’dadır. Ne savcı hükümle tahliyeye itiraz edebilir ne de bir ilk derece mahkemesi verilmiş hükme dokunabilir.

Hukuksuzluğun freni kopmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesi, hükümle tahliye kararında dosyada gelinen aşamada tutuklamaya alternatif olarak adli kontrol tedbirini yeterli görmüştür. Yeniden tutuklamadan bir gün önce göreve atanan 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ersin Öztürk ve üyeleri bu takdire karışamaz.

Tutuklama kararında hukuksuzluk ve hukuksal cehalet iyice katlanmıştır. CMK 100’de tutuklama koşulu olmayan, uydurulmuş gerekçelerle tutuklama verilmiştir. Temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali gibi bir gerekçe olamaz. Bu hukuksal bir saçmalıktır.

Ahmet Altan’ın dosyası Yargıtay denetiminden geçmiştir. Yargıtay’ın kararına uyulmasını, şimdi itiraz eden mahkeme savcısı da istemiş, 26. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararına uyarak, Yargıtay kararı gibi karar vermiştir. Artık Ahmet Altan lehine kazanılmış hak doğmuştur.

Ahmet Altan’ın cezası azalabilir ama artamaz. Aleyhe bozma yasağı vardır. Yargı reformu değişikliğine göre zaten suç olmayan düşünce bir kez daha suç olmaktan çıkarılmıştır. Bu değişiklik Yargıtay’ın Ahmet Altan kararından sonra verilmiştir. Ahmet Altan’nı doğrudan etkiler.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 yıl 6 ay hapis cezası alan Ahmet Altan’ın, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 Kasım’da adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Altan hakkında, “Kaçma şüphesi, suçunun yasada belirtilen katalog suçlardan olması, konumu, sıfatı, eylemlerindeki yoğunluk, aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, eylemlerinin uzun süreye yayılmış olmasını dikkate alarak adli kontrol tedbirlerinin, harici davranışları da gözetilerek amaca hizmet etmediği’ gerekçeleriyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 98 ve 100. maddeleri kapsamında, tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Altan, karar doğrultusunda dün akşam gözaltına alındı, bugün de yeniden tutuklandı.




Üye Ol



Üye Girişi