AİHM, Selahattin Demirtaş'la ilgili nihai kararını bugün açıklıyor

 

AİHM Büyük Dairesi Selahattin 3 yıldır Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Yazar Selahatin Demirtaş’ın başvurusuyla ilgili kararını 22 Aralık’ta (bugün) açıklayacak. Türkiye'nin AİHM'in kararını uygulayıp uygulamayacağı ise merak konusu.

22.12.2020
Yazı Boyutu:  
Selahattin Demirtaş daha önce tahliye edildiği suçun isnadıyla ikinci kez tutuklandığı için hâlâ Edirne'de cezaevinde tutuluyor.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, açıkça ‘Seni Başkan yaptırmayacağız' diyerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a rakip olduğu için, partisinin tek başına iktidarını 2015'teki genel seçimlerde ve sonrasında görüldüğü gibi, yıllar sonra imkansız hâle getirdiği için hapiste.

AİHM ‘Demirtaş siyasi tutuklu' demişti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) iş insanı Osman Kavala hakkındaki tutuklamanın siyasi nedenlerle gerçekleştiğini ilan eden ilk kesinleşmiş  kararının ardından  bugün açıklanacak Selahattin Demirtaş kararı da büyük olasılıkla bu şekilde kesinleşen ikinci karar olacak.

Demirtaş'ın avukatları Başak Çalı, Kerem Altıparmak, Benan Molu ve Ramazan Demir'in sunumlarında bu tutuklamanın siyasiliğine dair tesipitlerde bulunmuştu. Bu oturumda avukatlar, Erdoğan'ın her açıklamasını Demirtaş ve HDP'li vekiller hakkında yargısal bir adımın izlediğine dikkati çekmişlerdi.

AİHM Büyük Dairesi'nin  bugün açıklanması beklenilen nihai kararının, yazım aşamasında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a fısıldanmış olabileceğini öne süren usta gazeteci ve eski haber sunucusu Banu Güven, DW Türkçe'ye yazdığı makalede, şu ifadelere yer verdi:

AİHM kararı önceden  fısıldandı mı?

"Demirtaş tarafından kararı bekleyen birkaç kişiyle yaptığım konuşmalarda, AİHM'nin 12 Kasım'da kesinleştirdiği Büyük Daire kararının içeriğinin de Beştepe'ye çoktan uçurulmuş olabileceği şüphesi gündeme geldi. AİHM'nin saygınlığı ve ilkelerini zedeleyecek bu şüphenin haklı çıkmamasını ummakla birlikte, nedenini de anlıyorum ama spekülatif olacağı için ayrıntısına girmiyorum. İçi boş bir reform vaadinin aniden dillere dolanması, Bülent Arınç'ın tam da kararı izleyen günlerde, bu tutukluluklardan rahatsız olan ama Cumhurbaşkanı'na önerilerini arz edemeyenler adına, belki de bir teşvikle, zemin yoklar, tartışma alanı açar gibi TV'ye çıkıp bu iki ismi anması, ardından da Bahçeli'nin parti kapatmadan haşerat temizliğine varan ifadelerle HDP'ye çullanması, pekâlâ bu ihtimal dahilinde değerlendirilebilir.

Cuma günü casusluk suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında serbest bırakılmayan Osman Kavala'nın da dört yılı aşkın süredir evinden ve ailesinden bin 700 kilometre uzakta olan Selahattin Demirtaş'ın da durumları, Avrupa Konseyi'nin yetkili organları tarafından izlenecek. Bunun süregelen hukuksuzluklar açısından ya da Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliği açısından nasıl sonuçları olur? Bu düzen içinde, hele Avrupa Konseyi gibi lobiciliğin ilkeleri zaman zaman önüne katıp götürdüğü yapılar söz konusu olduğunda, bunu kestirmek zor."

Yaptırımlar gelebilir

Banu güven, Türkiye'nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarıyla ilgili uygulamalarını Avrupa Birliği (AB) tarafından da izlenmekte olduğunu belirterek "AB'nin Aralık ayı başında oluşturduğu hak ihlalleri ve antidemokratik uygulamalara karşı yaptırım öngören yeni insan hakları rejimini de hatırlatalım. Bu tür ihlaller ve herkesin ayıplayarak izlediği, hukukun etrafından dolaşarak insanları tekrar tekrar hapsetme pratiği sürdükçe, bu tür yaptırımlar Türkiye için de gündeme gelecektir" dedi. (DW Türkçe)


Üye Ol



Üye Girişi