AKP'li kadın vekillerden İstanbul Sözleşmesi yaklaşımı: Bunlar hep boş laf!

 

AKP'li kadın vekiller, İstanbul Sözleşmesi'nin uygulamadan kaldırılması yönündeki tartışmalarla ilgili olarak "kuzuların sessizliği"ne büründü. Kadın vekiller, bağlayıcı grup kararı olması nedeniyle Sözleşme ile ilgili görüş açıklayamayacaklarını ifade ettiler.

13.02.2021
Yazı Boyutu:  


M. TİLBE AKAN/ İSTANBUL


Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan ve hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge olan İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının üzerinden yaklaşık 10 yıl geçti. AKP döneminde Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi tartışmalara konu olmaya devam ediyor.




2014'den beri Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığı koltuğunda oturan Diş Hekimi Ebru Asiltürk'ün geçen yıl Mayıs ayında  Milli Gazete'de ki köşesinde İstanbul Sözleşmesi'ne bayrak açmasıyla başlayan sözleşmeye yönelik saldırılar; Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak'ın İstanbul Sözleşmesi için ''İstanbul Fethi için "Zulüm 1453'de başladı" diyenlerin rövanşıdır. Bu utanca son verilene kadar bu konu sabit gündem" ifadelerini kullanmasıyla devam etmişti. Ancak İstanbul Sözleşmesi'ne tepkiler bununla da kalmamış ilerleyen günlerde tartışmaya farklı bir noktadan dahil olan AKP’li eski milletvekili Mehmet Metiner ise kısa bir süre önce İstanbul Sözleşmesi ile ilgili eleştirel açıklamalar yapmış ve İstanbul Sözleşmesi'nin kabulü için "evet oyu" verdiğinden dolayı çok pişman olduğunu söyleyerek milletvekillerinin neye oy verdiğini bilmeden el kaldırdığını savunmuştu.

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş 2 Temmuz 2020’de, “İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması gerçekten yanlıştı. Bu metnin içerisinde iki tane önemli husus var dikkat çekmemiz gereken ve bizimle asla uyuşmayan, bunlardan birisi toplumsal cinsiyet meselesi bir de cinsel yönetim yönelim tercihi. Şimdi bunlar ve başka şeyler de var ama bu iki meselenin demin konuştuğumuz çerçevede tam da bu LGBT vesaire gibi unsurların marjinal unsurların ekmeğine yağ sürecek kavramlar olduğu ya da onların arkasına sığınarak faaliyet yapabilecekleri alanlar olduğu görülüyor.” demiş ve “İptal edilmesi söz konusu mu?” diye sorulduğunda “Halkımızda böyle bir talep varken buna bigâne kalamayız.” diyerek İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamadan kaldırabileceklerini ifade etmişti.


Türkiye için öncü bir adım olan sözleşme, son olarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun dünürü ve  partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaretinin ardından, katıldığı bir televizyon programında söylediği  "Sayın Cumhurbaşkanı ifade etti, İstanbul Sözleşmesi kesinlikle kalkacak" sözleriyle yeniden alevlendi..

 
28 Ocak’ta Oğuzhan Asiltürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaretinin ardından, Kudüs TV'de katıldığı bir programda İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılacağını söyledi. Asiltürk, "AK Parti'den yetkililer geldi ve 'Bu sözleşmeyi biz de Cumhurbaşkanı da kesinlikle kaldırmak istiyor. Ama bizim içimizde de sıkıntı olduğu için lütfen bizi destekleyin' dediler. Ben de biliyorum sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiğini, kesinlikle kalkacak", onların içerisindeki bazı cahiller kadın hakları deyip rahatsızlık duyuyorlar ancak kaldıracaklarını kendisi de kesin olarak ifade etti” diye konuştu.


AKP'Lİ KADINLAR "BEN BİLMEM KOCAM BİLİR" HAVASINDA


Kadını ve aileyi ev içi şiddetten korumaya yönelik Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılması tartışmaları yaklaşık bir yıldır devam ederken, bu konuda birkaç cılız sesin dışında AKP'nin kadın milletvekillerinin sessizliği ise dikkatleri çekiyor.


AKP'li 31 kadın milletvekilinden yaşanan sürece dair görüş olmak istedik. Herbirini tek tek aradık; büyük bir çoğunluğu telefonu açmazken ya da danışmanları dönüş yapmazken, Canan Kalsın'ın görevden alınıp yerine atanan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun(KEFEK) yeni Başkanı  AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal yazılı bir açıklama gönderdi. 


KEFEK BAŞKANI AKSAL: SÖZLEŞMENİN KALDIRILMASI GÜNDEMİMİZDE YOK


Fatma Aksal, açıklamasında şimdiye kadar yaptıkları çalışmaları hatırlatıp “Sonuç olarak; İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Kanunumuz ve uygulama yönetmeliklerimiz ile kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet sorunsalına yönelik mücadelemiz sorun ortadan kalkana kadar kararlılıkla devam edecektir.” diyerek İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının şimdilik gündemlerinde olmadığını dolaylı olarak ifade etmiş oldu.



“GRUPTAN İZİN ALMADAN KONUŞAMIYORUZ”


Geçtiğimiz Temmuz ayında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun (KEFEK) Başkanlığından alınan, AKP İstanbul Milletvekili Canan Kalsın artık beyan vermediğini belirterek “bu konuyu şu an kadınlar değil erkekler konuşuyor, o durumda da sonuç ortada” diyerek görüş vermeyeceğini söyleyerek, erkeklerin kadınlar adına kadınları ilgilendiren bir meseleyi konuşmasından rahatsız olduğunu belirtti. 



AKP Yalova Milletvekili Meliha Akyol, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması yönündeki tartışmalarla ilgili “İstanbul Sözleşmesi’ni biz uygulamaya koyduk. Bunlar hep boş laf” diyerek görüş belirtmeyi reddetti. 



AKP İstanbul Milletvekili İffet Polat ise Numan Kurtulmuş’un yaptığı açıklamanın arkasında olduğunu belirtti. Bolu Milletvekili Arzu Aydın ise “Gruptan izin almadan konuşamıyoruz” diyerek görüş vermedi.


KADEM: ŞU AN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'YLE İLGİLİ BİR GÜNDEMİMİZ YOK


Numan Kurtulmuş’un açıklamalarının ardından "İstanbul Sözleşmesi ve kadın cinayetlerinin artması arasında doğrusal hiçbir bağlantı yok iken, kadın cinayetlerini önlemek üzere getirilmiş bir düzenlemenin günah keçisi ilan edilmesini anlamak pek mümkün gözükmemektedir. Cinayetler gerçekten arttıysa burada bakılması gereken pek çok değişkenli sosyolojik ve psikolojik toplumsal süreçlerdir. Burada Sözleşmenin bu kadar hedefe konması asıl sebeplerin görmezden gelinmesi anlamına da geliyor" diyerek tavrını ortaya koyan Kadın ve Demokrasi Derneği'nden (KADEM) ise "Şu an İstanbul Sözleşmesi ile ilgili bir gündemimiz yok. Dolayısıyla açıklama yapmayı düşünmüyoruz" şeklinde bir dönüş aldık.









Üye Ol



Üye Girişi