Akşener’den Tunç Soyer açıklaması: Babadan oğula suç geçmez

 

İYİ Parti lideri Akşener, 12 Mart dönemi askeri savcılarından Babası Albay Nurettin Soyer'in Nurcular ve Ülkücüler davalarındaki tutumu nedeniyle MHP'lilerin yanısıra kendi örgütünün de Tunç Soyer'in adaylığına karşı çıkmasına " 'Babadan oğula suç geçmez" diyerek tepki gösterdi.

29.01.2019
Yazı Boyutu:  
İYİ Parti lideri Meral Akşener Ankara'da gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. Akşener toplantıda gazetecilerin gündeme ilişkin tüm sorularını yanıtladı. CHP'nin İzmir adayı Tunç Soyer'in babası için yapılan eleştirileri de değerlendiren Akşener, 'Babadan oğula suç geçmez, oğuldan babaya da suç geçmez' dedi.

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer’in  babasının  12 Eylül mahkemelerinde görev alan başsavcı Nurettin Soyer'in oğlu olması İYİ Parti çevrelerinde eleştiri konusu olmuştu. CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer’i aday göstermesi üzerine, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığından yapılan açıklamada “Aday tespitlerinde her kesimi kucaklayacak ve aynı zamanda toplumun belirli kesimlerinin de hassasiyetlerini dikkate alarak bir tercihte bulunulması önceliğimiz iken, son CHP PM’de Sayın Soyer’in aday gösterilmesi ile birlikte parti tabanımız ve bazı teşkilatlarımızda tepkiyle karşılanmıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Soyer kendi sorumluluğu alanında ve adaylığında kendi üzerine düşeni yapmalıdır” denilmişti.

AKŞENER TARTIŞMALARA SON NOKTAYI KOYDU

Ankara’da gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelen İYİ Parti lideri Meral Akşener, yerel seçimlerde CHP’nin İzmir adayının Tunç Soyer isminin olması yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Akşener konuyla ilgili, “Babadan oğula suç geçmez, oğuldan babaya da suç geçmez. İşbirliği yapılmış her yerde destek vereceğiz.” dedi.

‘GİZLİ İTTİFAK VAR MI?’

‘Seçimlerde HDP’yle gizli ittifak mı olacak?’ sorusuna da yanıt veren Akşener, “HDP ile ittifakımız yok. Kim kimi destekleyecek göreceğiz” dedi.

Akşener, yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:

Mansur Bey'in endişeleri vardı. Daha evvelde CHP'den oy alıp şaibeli bir biçimde kaybettiği için CHP'yi tercih etmiş olabilir. Kendisinin kazanacağı görünüyor.Akşener, bir gazetecinin HDP'nin İYİ Parti'yi desteklediğini ima eden bir soruya karşı şu cevabı verdi:

HDP ile ittifakımız yok. Çok ayıp. Bizi desteklemiyor ki HDP, çok ayıp. Yeni daha Orhan Miroğlu açıklama yaptı. Buldan ve arkadaşı Naci Bostancı'yı ziyaret etmişler. HDP üç ilde aday çıkarmıyor. İzmir'de HDP aday çıkarsa ne olur çıkarmasa ne olur. CHP'nin çok kuvvetli olduğu bir yer. Ben ısrarla bir şey söylüyorum. HDP'nin AKP ile olan ilişki biçimi ile muhalefet partileri arasındaki ilişkiler arasında dağ gibi fark var. Birbirlerini tanıyorlar. Miroğlu, İzmir'de HDP'nin oyuna talip olduklarını söylüyor. Son seçimlerde şahsıma, HDP'nin yöneticileri tarafından ağır ithamlar yapıldı. Biz olmayan şeyleri anlatmaktan yorulduk kardeşim, yorulduk.


28 Şubat'ta gece yarısı Albayrakların evi basıldığında avukatı tarafından aranan kişi bendim. Kendilerini tanımıyorum ama çağrılan bendim. Ama gönül köprülerini yıkıyorsunuz. Eskiden hükümetlere ayar veren gazeteciler vardı; şimdi hükümetin ayar yaptığı gazeteciler var. Bu gönül köprülerini yıkmayın. Bu kutuplaşmanın siyasi sonuçları var. Bir siyasetçinin ölmüş anasına sövülmez. Bir siyasetçinin torununa ‘gayrimeşru' denilmez.

İYİ PARTİ'DEN İSTİFA EDEN  AKALLA İLGİLİ: MİLLETVEKİLLİĞİNDEN DE İSTİFA ETSİN!

Milletvekili seçilirken bu şüpheler bu arkadaşımıza neden engel olmadı. Sayın Akkal hem beni hem de uzun yıllara dayanan arkadaşlarımızı yakından tanır. HDP meselesi, valla bir tane PKK'lıya taş atmamış adamlar beni PKK ile yan yana gelmekle suçluyor, inanamıyorum. Sayın Akkal'ın dili iktidar partilerinin oluşturduğu dildir. Sanıyorum kendisine bu metin imzalatılmış. Madem bu şüpheler gerçeğe dönmüş milletvekilliğinden de istifa etmeli.

“İSTANBUL’U DA ANKARA’YI DA KAYBEDECEKLER”

İddia ediyorum İstanbul'u da Ankarayı'da kaybedecekler. Bu ittifakı mutfak yıkacak mutfak. Ankara, İzmir, İstanbul'u kaybedecekler. Ertesi gün Erdoğan ne diyecek. Halkımın verdiği mesajı aldım diyecek. Bakanları değiştirecek olacak bitecek.

Önce soğan depoları basıldı şimdi de anlıyorum ki marketler suçlu. Doğalgaz elektrik paraları yüzde 10 indi ama halen cepler yanıyor. Milletimizin elinde bir fırsat var. Bunu da değerlendireceklerini düşünüyorum.

“ADAYLARIMIZ KAZANAMAZLARSA TEBRİK EDECEKLER”

Milletin dertleri üzerinden seçim propagandası yapılan bir döneme girdik biz. Cevat Yurdakul'un yeğenini MHP milletvekili yaptı. Bu kutuplaşmanın milletimize faydası yok. İYİ Parti projeler üzerinden gidecekler. Adaylarımız kazanırlarsa kazanacaklar, kazanamazlarsa tebrik edecekler.

Allah’tan ki DYP ile SHP iktidarının kuruluşunda ben yoktum ama ilerleyişinde vardım. İki farklı yapının yan yana gelişinden değerli sonuçlar üretildiğini gördüm. Keskin rakipler, yani ayıbı koridordan oy hedefi olmayan keskin rakip olmuyor. Kürt raporunu hazırlayan SHP'li iktidarla en sert PKK mücadelesi yapıldı.

Refahyol Hükümeti'nin de arka planındaydım. Orada da çok farklı iki siyasi yapının bir ortaya gelişinin iyi sonuçlar doğurduğunu gördüm.

“CHP ÇOK KOLAY YÖNETİLEBİLEN BİR PARTİ DEĞİL”

CHP, Sayın Kılıçdaroğlu açısından da bakıldığında çok kolay yönetilebilir bir parti değil. Bizim ilk önceliğimiz kalıcı olmak. Onun için müzakereler uzun sürdü. Yüzde 100 çıkan sonuçlar içimize sindi mi? Tabi ki hayır.. Bu sayın Kılıçdaroğlu için de aynıdır. Her iki partinin seçmeni de zorluklarımızı bilip kendi gözlerinde gördükleri bazı kusurları da affedeceklerdir diyorum.

Biz Türkiye'nin bütün seçmeninin yaşayan herkesin oyuna sahibiz. Kendileri her haltı yapıp karşısındakini çerçevelemeye çalışan bir tarz ve tavır var Türkiye’de benim itirazım bunadır.

24 Haziran'da Selahattin Demirtaşı içeri atan ben değilim. Aday gösteren de ben değilim. Ben bir partinin genel başkanı olarak bir günüm gitti temiz kağıdını alabilmek için. Bunların hiçbirinde ben yokum. Sadece Türkiye açısından zararlı olabileceğini düşündüğümü söylediğim için. Bununla ilgili abukluğa işaret ettim. Ben bir de PKK'lı oldum. Bu arada HDP yöneticilerinin da şahsıma yönelik aldıkları bir tutum oldu. Demek ki AKP ve MHP iktidarı Kürtlerin oylarını istemiyormuş. Ama Orhan Miroğlu’na, Naci Bostancı ve Pervin Buldan'ın görüşmelerine bakarsak bu böyle görünmüyor.

Ben iki arkadaşımı müzakere sürecinde tam yetkilendirdim. Sayın Kılıçdaroğlu da iki arkadaşı yetkilendirdi. Ben Üsküdar’da ikamet ediyorum referandum döneminde çok çalıştım ben. Hayır oyu benimdir diyemem ama etkim olduğunu düşünüyorum. İkametim olan Üsküdar’da ve büyükşehirde CHP adaylarına oy vereceğim. Evimizde 5 oy var 5 i de aynı durumda. Denizli Büyükşehir bizde Pamukkale ve Merkezefendi AKP'nin ilçeleri. Bunu biri biri diye paylaşılabilirdi. Eskişehir'de bizim teşkilatımız ve milletvekilimiz bazı şeylere direndi orada bir incitme söz konusu oldu, bazen hisli davranılabiliyor. Onlar da tolore edilebiliyor.

Ben Türk seçmeninin ferasetine irfanına güveniyorum. Her iki ittifak açısından da stratejik oy kullanılacağına inanıyorum. Biz kampanyamızda ağırlıklı olarak. Mersinde ayrı ayrı giriyoruz. Burhanettin bey ne anlatıyorsa diğer arkadaşlarımız onu anlatacak. Ben 2 defa belediye başkanlığı adaylığından geliyorum. Takım kaptanısınızdır, ayaklarınız yanar, nasıl çalışırsanız anlatamam size. Kutuplaştırmayan, proje konuşan ve birbirini suçlamayan bir dille gideceğiz.

Hileler sandık başında olur. İYİ Parti’nin sandık görevlisi sigara içmeye çıkarsa imzalı tutanağı almazsa hile olur. Bir kısım seçmeni sandığa gitmemesi için bir propaganda yapılıyor. Sandığın başında oyların sayılmasında ıslak imzalı oy alınmasında ve bu toplanan oyların doğru bir şekilde bilgisayara girilmesi süreci konusunda konusunda dikkatli olunması gerekir. (Sözcü)



Üye Ol



Üye Girişi