Baykal dan İBB deki tutuklamalara tepki!

 

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, nikah töreni için geldiği İzmir de İzmi Büyükşehir Belediyesi ndeki ihale yolsuzluğu iddialarıyla ilgili operasyon ve sonrası tutuklamalara sert tepki gösterdi

10.12.2011
Yazı Boyutu:  

İzmir’de düzenlenen operasyon ve tutuklamalarla ilgili CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye başkanlarına destek vermek için İzmir’e giden CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, 23’ncü Dönem Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in yeğeninin nikah töreninde nikah şahitliği yaptı. Tören öncesi AK Parti’ye ateş püsküren Baykal, İzmir’e çifte standart uygulandığını öne sürdü.

Baykal, "Ortadaki çifte standartlı uygulamalar bizi tam bir güven ve rahatlık içerisinde bu olayları soğukkanlı bir şekilde izleme imkanından mahrum bırakıyor. İzmir ile özel olarak ilgilenildiği anlayışı bütün Türkiye’ye hakimdir. İzmir’de yaşanan olayların İzmir’de yargı kadrosunda yaşanan son dönemdeki değişimlerin, hepsi bir arada düşünüldüğü zaman İzmir ile diğer belediyelerdeki uygulamalar arasındaki çelişki, farklılık göz önünde bulundurulduğunda, gerçekten bunu anlayışla karşılamak çok güç oluyor. İnsanın aklına acaba İzmir’le belediye üzerinden bir başka hesaplaşma mı yaşanıyor sorusu geliyor. Ya da başka belediyelere yönelik yapılan iddiaların cevabı olarak bir siyasi tepki olarak İzmir’e mi yapılanlar reva görülüyor? soruları maalesef akla geliyor. Bunun bir hukukçu olarak hukuka saygısı olan bir vatandaş olarak, böyle soruları sormak zorunda kaldığımız için büyük üzüntü içerisindeyim. Bu Türkiye’ye yakışmıyor. Malzemenin böyle olmadığını söylemek ne yazık ki mümkün değil. Türkiye’de yargı geçen yıl yaşanan referandum sonrasında çok köklü bir değişime maruz bırakılmıştır. Bu açık bir gerçektir. O telaşın o gürültü patırtını, o referandum geriliminin niye yaşandığını şimdi bu olaylara bakarak daha iyi anlamak mümkündür" dedi.

"BELEDİYELERE ÇİRKİN SALDIRI"

Anayasa referandumunda 26 madde değiştirilmesini eleştiren Baykal "24 tanesinde hiçbir problem yoktu. Hepimiz diyorduk ki getirin biz de kabul edelim referanduma gerek kalmasın. ’Hayır’ dediler hepsi beraber. Yok kadınlara pozitif ayrımcılık yapılacak, 12 Eylül’le hesaplaşılacak, nerde kaldı bunlar. Hiçbirinin anlamı olmadığı görüldü. Ama iki önemli madde Türkiye’nin hukuk ve siyaset dünyasını temelden sarstı. Anayasa mahkemesinin ve HSYK’nın yapısı değişti. Yaşanan olayları bunlardan bağımsız izah etmek mümkün değildir. Türkiye’de terörle mücadele için geçmişte uygulanmış olan ve uygulandığı zaman da çok büyük tepkiler çekmiş olan özel yetkili mahkemeler şimdi belediye başkanlarını teslim almak için kullanılıyor anlayışı toplumda yaygın hale gelmiştir. Bunlar üzüntü verici olaylar. Olayın ayrıntılarını bilmiyorum, ama şu ana kadar ifade edilen gerçekler İzmir’de Belediye Başkanı’nın çok saygıdeğer olduğu, çıkar hesaplarının kesinlikle üzerinde olduğu, o işlere bulaşmadığı konusunda kimsenin bir kuşkusu yok. Böyle bir belediye başkanının başında bulunduğu belediyeye çok uzun bir süreden beri vergi denetim yalanlarıyla. Bütün yardımcı bürokratik personelle bir saldırının yapılmış olmasını iyi niyetle hukuka adaleti işletmek için gerçek gösterilen bir uygulama olarak kabul etmek mümkün gözükmez. Neden İzmir’e oluyor bu. Ortada bazı iddialar var. Bu iddialarla ilgili hiçbir soruşturma yapılmamış. Savcılar harekete geçmemiş. O hareketsizliği bununla mı telafi edecekler. Olay İzmir’i aşan bir olaydır" dedi.

"DENİZ FENERİ Nİ KAYIRIYORLAR"

Deniz Feneri olayında herkesin basit bir oyun ile aklandığını ifade eden Baykal, "Eminim her siyasetçi yargı dünyasına yönelik eleştiri yapmak zorunda kalınca derin bir üzüntü duyuyordur. Bunları söylerken o üzüntüyü bende hissediyorum. Bizim alıştığımız yargı ve adalet kavramı bu değil. Yaşadığımız gerçekleri görmezden gelmek mümkün değil. Nasıl olur da Deniz Feneri davasında yaşanan savcı operasyonlarını bu çerçevede hatırlamazsınız. Bunları yok saymak mümkün mü? Deniz Feneri göz göre göre kanırta kanırta aklanacak, herkes tahliye edilecek. Yıllarca hizmet vermiş, toplumun saydığı sevdiği, ahlaklı belediye başkanları bir büyük kuşatmanın cenderesine oturtulacak. Ne olacak güvendiğimiz yargı, bunu yapıyor olacak. Yargıyla ilgili konuşurken içimiz kanıyor. CHP Genel Başkanı bu olayları topluma anlatmakla yükümlü. Hepimizin görevi sorumluğu bu. Unutup her şeyi İzmir tartışması mı yapacağız. Arkasında ne var. Arkasında yargı krizi var. Bunun olmadığını söylemek mümkün mü. Türkiye’de yargının tarafsızlığından, bağımsızlığından söz etmek imkanı var mı? Allah aşkına. Yoksa ne oluyor o zaman. Niye yok onu söylemek lazım. Bunu söylemek yargıçlarımızı rencide ediyor olabilir. Rencide oluyorlarsa bunu saygıyla karşılarım, çok değer veririm. O duygu var ya o onları gereken zamanda gereken şekilde davranmaya yöneltmelidir. Türkiye’de pek çok namuslu, dürüst hakimin bulunduğu açık. Ama bizi ilgilendiren şimdi seçilmiş siyasi çekişme konusu olan belli davalardaki uygulamalar. O davalara yönlendirilen, atanan insanlar. Onlar tesadüfen mi iyi niyetle mi yapılıyor. Bunu kimse söyleyemez. Bu konuda kimseyi inandırmak da mümkün değil" dedi.

CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sevilgen, eski Milletvekillerinden Canan Arıtman, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır, Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu ve Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ı İzmir’de yanlız bırakmadı.

 ANAHTAR KELİMELER


Üye Ol



Üye Girişi