'Beceriksizim, ama Cumhuriyetçiyim'

 

Erdoğan İzmir'de örgütüne ideolojinin egemenliğini kırma talimatı verdi

30.10.2013
Yazı Boyutu:  
 
 
5. İzmir İktisat Kongresi'nin açılışına katılan ve daha sonra Padrtisi AKP'nin izmir İl örgütü'nce verilen yemekte konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğanç “Meclis’te türban” tartışmalarına ilişkin “Parlamento’da, içtüzükte buna mani hiçbir şey yok. Bu kardeşlerimizin bu konudaki kararlarıyla ilgili olarak, buna herkesin saygı duyması gerekir. Bunlar 657’ya tabi memur da değil, bunlar millet tarafından seçilmiş, milletin Parlamento’daki temsilcisidir. Bunların tasarrufuna müdahale etmek Parlamentoya da inançlara da saygısızlıktır. Biz teşkilat olarak, Parlamento’daki grubumuz olarak bu kardeşlerimizin orada teline zarar asla getirmeyiz. Gereği neyse onu yaparız” diye konuştu.
 
 
Başbakan Erdoğan, AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından verilen öğle yemeğine katılarak bir konuşma yaptı.
 
Türkiye’de hala muhalefetin ülkenin kalkınmasına katkıda bulunma anlayışını kavrayamadığınıi iddia eden  Erdoğan, kendisine yöneltilen eleştirilere ilişkin, “Daha önce söyledim cevapları arkadaşlarım verecekler benden cevap alamayacaklar. Benim milletin cevabı sandıkta verecek. Hükümete yönelik böyle bir muhalefet sorumsuz parti yöneticileri milletvekilleri tarafından öfkeye tahvil etmiş durumda. Toplumda oluşturulmaya çalışılan kutuplaştırmada AK Parti’nin bir katkısı yoktur. 11 yıl boyunca kimsenin siyasi görüşüne, fikrine, yaşam tarzına bakmadan eşit derece hizmet götürmenin gayreti içinde olduk. Biz terörün açtığı yaraları kapamanın samimi mücadelesi içinde olduk. Dilimiz yapıcı dil oldu, sanal gerilimlerden özenle sakındık 11 yıl boyunca sadece işimize baktık. Sadece millete hizmet ürettik. Biz kardeşliğin dilini kullanırken birileri ayrıştırmanın, bölmenin dilini kullandı” dedi.
 
-“İZMİR ŞUANDA ÇOK İLERİ KONUMDA DEĞİL”-
 
Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan kutuplaşmanın mimarının AK Parti olmadığını bizzat muhalefet partilerinin olduğunu savunan Başbakan Tayyip Erdoğan, “Her türlü beceriksizliği, yolsuzluğu, ufuksuzluğu bu parti yöneticileri örtmeye çalışıyorlar” dedi.
 
Ege’nin incisi İzmir’in hak etmediği ihmale maruz kaldığını anlatan Erdoğan, “Metro olayı yarım kalmıştı. Yarım kaldığında biz bakanımıza bu işi ele alacaksınız dedik. Böylece tamamladık sonra da geldik muhalefetin genel başkanı ile açılış yaptık. İzmir şuanda çok ileri konumda değil. Buranın su konusunu belediye kendisi çözmesi gerekir. Ama bunu bile buraya biz getirdik. Bende belediye başkanlığı yaptım. Bana dönemin hükümeti su konusunda destek vermedi. İzmir’de de inanıyorum ki bir zihinsel değişimin belediyecilikte gereği, bunun yapılması lazım” ifadelerini kullandı.
 
-“SOKAKLARA YÖNLENDİRİLEN KİTLE İÇİMİZİ SIZLATTI”-
 
Erdoğan, İzmir’in bayraklarla donatılmasından çok memnun olduğunu dile getirerek, “Bu memnuniyet verici. Temenni ediyorum ki o bayrağın ruhuna hep birlikte nüfuz edelim, o ruhu kavrayalım. Mesele o” ifadelerini kullandı.
 
Cumhuriyetçi olmanın bu şehri geri kalmışlığa mahkum etmek olmadığına değinen Başbakan Tayyip Erdoğan, “Cumhuriyetçi olmak bu ülkenin Başbakanına küfür etmek mi, hakaret etmek mi?” diye sordu.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik dünkü sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şunları kaydetti:
 
“Ben İstanbul’da Başbakanlık Ofisine gelirken oradaki Beşiktaş İskelesi’nden, Kadıköy’den gelen vatandaşlarımız geçiyor, orada her türlü giyim içerisinde olanlar var. Tasvip ederim etmem o ayrı ama herkese saygı duyduğumu söylüyorum, çok enteresan, ‘Oradan geçen bayanları dikizliyor’ diyor. Böyle bir ahlak dışı yaklaşım olabilir mi, böyle bir ifade olabilir mi? Ben ne söylüyorum o ne söylüyor. Ahlakın izmihlali felaket bir şeydir. AK Parti’nin ahlak üzerinde biz bu ülkemizi yücelteceğiz demesinin altında bu yatıyor, muhafazakarlık anlayışımızın altında bu yatıyor. Bunun için bu işin üzerinde hassasiyetle durmamız gerekiyor. Attığımız adımlarda dikkat edin. Bu tehlikeli bir şey. Üç çocuk istiyor, kadın vücudu üzerinden siyaset yapıyor diyor. İfadene dikkat et. Ben temennimi söylüyorum. Yıllarca bu ülkede doğum kontrolü yapıldı, adeta kısırlaştırmaya sebep olacak haplarla evlere girildi. Nüfuzumuzun gençliği en büyük sermayedir ve bu genç nüfusu yaşlandırmak için ellerinden geleni yaptılar. Ben başbakan olarak arzum şu; 2040 yılında, o yıllarda yaşlanmış Türk milleti istemiyorum, genç, dinamik bir millet istiyorum. Ben temennimi söylüyorum, bu temennimi her yerde işliyorum, ömrüm el verdikçe de bunu işlerim. Türkiye’nin genç nüfusa ihtiyacı var. Bunlar Cumhuriyetçi olmak beceriksizliğe, kirli suya, kirli havaya mahkum etmek Cumhuriyetçilik mi? Beceriksizim ama Cumhuriyetçiyim kendi dünyalarında bunu söylüyorlar, mantık bu.”
 
CHP, MHP, BDP seçmeninin içine düştüğü zor durumu analiz etmek ve üzerine gitmek zorunda olduklarını anlatan Erdoğan, “Dün Marmaray’ı açarken sokaklara yönlendirilen kitle içimizi sızlattı. Bu içler acısı manzaranın mimarı muhalefet partileridir” diye konuştu.
 
-“BAŞÖRTÜSÜ NASIL SİYASİ SİMGE OLABİLİR?”-
 
“Meclis’te türban” tartışmalarına değinen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“Ana muhalefetin bir temsilcisi başörtüsü ile ilgili ‘bu siyasi simgedir’ diyor. Başörtüsü nasıl siyasi simge olabilir. Başörtüsü şu anda bizim dinimizin gereklerinden birisidir. Fakat cehalet çok kötü bir şey. Dinimizin böyle emrinin olduğunu bilmeyecek kadar cahil. Bu adam milletvekili oluyor ve geliyor, parlamento kürsüsünde ya da partisinin binasında bunu söyleyebiliyor. Biz ise şunu söylüyoruz; bu ülkede başörtülü olan da başı açık olan da hepsi bizim kardeşimiz, el ele bu insanlar birlikte yürüsünler. Kimsenin özgürlük alanına müdahale etmeyelim. Kendi inançlarına göre istediği gibi yaşasın. Kamunun kendisine verilen hakları başı açık kardeşim de kapalı kardeşim de kullanabilsin. Yeri geliyor çarşaf giymiş bir kardeşime rozet takıyorlar, ama bir grup da geliyor otobüsten atıyorlar, bunları yaşadık. İşte istismar budur; hem rozeti takarsın, hem otobüsten atarsın. Biz insanımızı olduğu gibi kabul ediyoruz. Biz bir şeye inanıyoruz; Parlamento’da, içtüzükte buna mani hiçbir şey yok. Bu kardeşlerimizin bu konudaki kararlarıyla ilgili olarak, buna herkesin saygı duyması gerekir. Bunlar 657’ya tabi memur da değil, bunlar millet tarafından seçilmiş, milletin Parlamento’daki temsilcisidir. Bunların tasarrufuna müdahale etmek Parlamentoya da inançlara da saygısızlıktır. Biz teşkilat olarak, Parlamento’daki grubumuz olarak bu kardeşlerimizin orada teline asla zarar asla getirmeyiz. Gereği neyse onu yaparız. Kaldı ki ben CHP grubunun da bu ifadelerle aynı şekilde davranmayacağına inanıyorum ve parlamentodaki bu arkadaşlarına da aldıkları karar sebebiyle saygı duyacaklarına inanıyorum.”
 
-"ONLARIN YAPTIKLARI YOK Kİ"-
 
“Muhalefetin kutuplaştırma çabalarına rağmen bizim birleştirici olmamız lazım” diyen Erdoğan, “Özellikle İzmir’de istismarın egemenliğini kırmamız birleştirici zemini oluşturmamız gerekiyor. Biz ısrarla hizmeti ortaya çıkarıp projelerimizi ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Onların yaptıkları yok ki. Onlar sadece hakaret edecekler. Biz yaptıklarımızı anlatacağız. Bizim birleştirici olmamız lazım. İzmir’de ideolojinin egemenliğini kırmamız, birleştirici bir siyaset zemini oluşturmamız gerekiyor. Bizim karalamaya ihtiyacımız yok, biz yaptıklarımızı anlatalım” ifadelerini kullandı.
 
TWİTLERİ BEĞENDİ
 
Konuşmasında dünkü Marmaray açılıına da değinen Başbakan  Erdoğan, “Yaptığımız bu büyük açılışlar bu milletin insanlarını sevindirmez mi?” diye sordu.
 
Dünden bu yana 15 gün süreyle Marmaray’ın ücretsiz çalışacağını söylediklerini anımsatan Erdoğan, “Şimdi vatandaş Arılıkçeşme’den Kazlıçeşme’ye gidiyor geliyor. Birileri aynı şekilde ilk günden oradaki hassas çekilmemesi gereken imdat yerini çekiyor. Orada ister istemez Marmaray’da sıkıntı meydana geliyor. Medya hemen hazırlıklı onlarda çekimi yapıyor bununla birlikte tweetler başlıyor. Böyle anlayış olur mu? Kimin neyi merak ettiğini anlamak bakımından bu çok önemli. İsteseler de istemeseler de millet istikametini bulmuş” dedi.
 
Twitter’ı kendisini çok takip etmediğini dile getiren Başbakan Erdoğan, “Ben pek tweetleri takip etmem ama tweetlerde güzel şeyler de oluyor; ‘Ecdadımız gemileri karadan yürüttü. AK Parti de Marmaray’ı denizin altından yürütüyor.’ Tabi hamdolsun bunların hayallerin ulaşamadığı yere icraatlarımız ulaşıyor. Marmaray ilk söylediğimiz andan itibaren bizimle de dalga geçiyorlardı. Bu rüya gerçekleşti. Bununla da kalmayacağız. 2015 yılında iki katlı tüneli inşa ediyoruz. Boğaz’da üçüncü köprüyü de yapıyoruz. O da 2015 yılında bitecek bunları yaparken hepsinin ayrı işlevi olacak” şeklinde konuştu. (milliyet)
 
 
 
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi