Boğaziçi protestolarında gözaaltına alınanlardan 98'i serbest

 

Boğaziçi Üniversitesi'ne giren polisin gözaltına aldığı 159 kişiden ifadesi tamamlanan 98 kişi serbest bırakıldı.

02.02.2021
Yazı Boyutu:  
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  daha önce AKP'nin il ve ilçe teşkilatlarında görev almış, milletvekili aday adayı olmuş hakkında yüksek lisans teziyle ilgili çalıntı iddiaları bulhunan  Prof. Dr. Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atamasının ardından başlayan eylemler nedeniyle polisin Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüse girerek gözaltına aldığı öğrenciler, sabah saatlerinde serbest bırakılmaya başlandı.

Avukat Levent Pişkin’in bianet’e verdiği bilgiye göre, 2911’e muhalefet (toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu) suçlamasıyla ifadesi alınan 100 civarında öğrenci, tutuldukları Vatan Caddesi'ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nden serbest bırakıldı.

İstanbul Valiliği ise eylemlerde gözaltına alınanlardan 98 kişinin serbest bırakıldığını duyurdu. Açıklamada “Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen gösterilerde dün gözaltına alınan şüphelilerden 98'i, İl Emniyet Müdürlüğünce ifadeleri alındıktan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla serbest bırakılmıştır. Konuyla ilgili adli soruşturma devam etmektedir" denildi.

Serbest bırakılan öğrenciler, Twitter'daki Boğaziçi Dayanışma hesabından yaptıkları video paylaşımında, “Gözaltındaki diğer öğrenci arkadaşlarımızı ve usulsüz haksız tutuklanan 2 arkadaşımızı derhal serbest bırakın” mesajını verdi.

"Okulumuza yıllar sonra polis girdi" 

Öteyandan öğrenciler  bu sabaha karşı paylaştıkları yazılı açıklamada ise 158 yıllık Boğaziçi Üniversitesi tarihinde  159 öğrencinin gözaltına alındığı hatırlatılarak şöyle denildi:

  • “Üniversitemize atanan kayyum tarafından açık cezaevine dönüştürülen okuldan dışarı çıkmamıza polis tarafından izin verilmedi, okulun içine kapatıldık. Güney Meydan’da herhangi bir şiddet söz konusu olmadan, barışçıl şekilde devam ettirdiğimiz eylemlerimize kayyumun okula soktuğu yüzlerce polis tarafından müdahale edildi, 51 arkadaşımız mukavemet göstermemelerine rağmen şiddete maruz bırakılarak gözaltına alındı. Böylece okulumuzun içine yıllar sonra ilk kez polis girmiş oldu.
  • "Üniversitemiz bu atamanın ilk gününden beri barikatlarla, TOMA’larla Akreplerle, uzun namlulu silahlarla abluka altında. Bir aydır üniversitenin bütün bileşenleri bu hukuksuzluğa ve polis şiddetine direniyor.
  • "En başından beri taleplerimiz sadece üniversitemiz özelinde değil, bütün Türkiye’de eşitlikçi, demokratik, özgür ve özerk bir üniversite sistemine yönelik oldu. Tam da bu yüzden Türkiye’nin farklı yerlerinden atanmış kayyumlara ses çıkaran herkesle dayanışma içinde olabildik. 
"Arkadaşlarımız serbest bırakılsın"

"Bütün saldırılara, hedef göstermelere, zora ve zorbalığa karşın hep aynı şeyi söyledik: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz! Üniversitemizin kapısına kelepçe vurulması, evlerimizin gece yarısı basılması, hukuksuz bir şekilde yapılan gözaltı ve tutuklamalar bizleri yıldırmadı ve yıldıramayacak. Asla boyun eğmeyeceğiz."

Öğrenciler, açıklamanın son kısmında "Bizler, muktedirlerin hayalini dahi kuramayacakları haklı ve onurlu bir yerden sesleniyoruz" diyerek bir kez daha taleplerini sıraladı:

  • Gözaltına alınan ve tutuklanan bütün arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Üniversitemizi abluka altına alan polis ordusu geri çekilmelidir.
  • Başta Melih Bulu olmak üzere tüm kayyum rektörler derhal istifa etmelidir. 
  • Rektörlük seçimleri üniversitelerin tüm bileşenlerinin katılımıyla yapılmalıdır.
Müslüman Öğrenciler: Kayyum Bulu kültürümüzle taban tabana zıt

Kendilerini “Boğaziçi Üniversitesi’nden Müslüman öğrenciler" olarak tanımlayan bir grup öğrenci de polis müdahalesinin ardından bir araya gelerek bir metin hazırladı. Metni "Müslüman öğrencilerin yer aldığı bir ortamda" oylamaya sunduklarını belirten öğrenciler, “Çoğunluğun aynı fikirde olduğunu görünce metni paylaşmaya karar verdiklerini” söyledi.

Metinde, "Bizler Boğaziçi Üniversitesi'nden Müslüman öğrenciler olarak okulumuzda son günlerde yaşanmakta olan vahim olayları endişeyle takip ediyoruz" denildi ve şu ifadeler yer aldı:

“Eser, Müslümanlar açısından kırıcı ve incitici olsa da oluşan gerilim okulumuzda yıllardır korunan ve bizim de desteklediğimiz saygı, hoşgörü ve özgürlük ortamı çerçevesinde çözülmelidir. Dolayısıyla bu gibi uyuşmazlıkların çözümünde şiddet, tehdit, linç ve cezalandırma yollarına başvurmak asla kabul edilemez. Bu süreçte esere dair rahatsızlığını dile getiren bizler ve diğer birçok Müslüman arkadaşımız herhangi bir ayrımcılığa, lince veya fişlenmeye maruz kalmadık.

“Öte yandan üniversitemize atanan kayyum Melih Bulu'nun sosyal medyada kullandığı ayrıştırıcı ve hedef gösterici dil, inancımızla ve Boğaziçi kültürüyle taban tabana zıttır. Tutuklu ve gözaltında olan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Rektörler demokratik seçim yoluyla belirlenmelidir. Kampüs içindeki ve çevresindeki polis ablukası kaldırılmalıdır.”









Üye Ol



Üye Girişi