Boğaziçi’nde protestolar yeniden ivme kazanıyor

 

Boğaziçi Dayanışması, tüm bileşenlerini pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi önünde eylem için buluşmaya çağırdı.

1.02.2021
Yazı Boyutu:  
Prof.Dr. Melih Bulu’nun AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından üniversite dışından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atamasının ardından başlayan protestolar 4 haftayı geride  bıraktı.

En son cuma günü gözaltına alınan beş Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinden ikisinin ‘‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’’ suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu 216/1 tutuklanması, ikisinin de adli kontrol kararıyla gözaltına alınması tepkileri arttırdı.

Boğaziçi Dayanışması, tüm bileşenlerini pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi önünde eylem için buluşma çağrısında bulundu.

‘‘Saldırılar, devlet otoriteleri tarafından işlenen nefret suçu boyutuna ulaştı’’

#BundanSonraSizeBizde etiketiyle sosyal medya üzerinden yeni bir kampanya da başlatan Boğaziçi Dayanışması, rektöre yönelik protesto gösterisi kapsamında hazırlanan görsellerden birinde Kabe’nin olmasının ardından başlatılan sosyal linçe tepki gösterdi.

Yapılan açıklamada ‘‘Arkadaşlarımız hükümet yetkilileri ve hükümet yanlısı medya tarafından açıkça hedef gösterilirken, kayyum Melih Bulu'nun sosyal medyada başlatılan linç kampanyasına katılarak attığı tweet ve rektörlük tarafından açılan soruşturma gösteriyor ki Melih Bulu'nun atandığı görevde kalması üniversitenin özgürlüğüne şu ana kadar yapılan en büyük saldırıdır. Melih Bulu, onu atayan iktidarın sesinden fazlası olmadığını bu hareketiyle bir kez daha göstermiştir. Bu saldırılar içişleri Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul Valiliği ve kayyum Melih Bulu'nun sanatçı arkadaşlarımızı ye LGBTİ+'ları bedef göstermesiyle bizzat ve açıkça devlet otoriteleri tarafından işlenen bir nefret suçu boyutuna ulaşmıştır’’ dendi.

Boğaziçi Dayanışması, tutuklu öğrencilerin serbest bırakılmasını, polisin üniversitenin içinden ve çevresinden çekilmesini, rektörün istifa etmesini, rektörlük seçimleri demokratik bir biçimde yapılmasını ve LGBTİ+'lara yönelik nefret söyleminin suç kapsamına alınmasını talep etti.



Boğaziçili öğrenciler tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılması için video hazırladılar

Boğaziçi Direnişi adlı sosyal medya hesabından yayınlanan videoda suç olduğu iddia edilen görselin üniversite içinden dışından yüzlerce kişinin katıldığı açık hava sergisine gönderilmiş anonim bir resim olduğu vurgulanırken öğrenciler antidemokratik atamalara karşı çıktıklarını ve özgür bir üniversitede okumak için demokratik hak arayışlarını sürdürecekleri belirtildi.

Videoda yer alan ancak isimlerine yer verilmeyen öğrenciler arkadaşlarının serbest bırakılmasını isterken kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini engellemek için bu videoyu hazırladıklarını dile getirdiler.

CHP’li Öztrak da İçişleri Bakanı Soylu gibi eleştiriliyor

Öğrencilerin hedefinde yalnız son gözaltı sırasında sosyal medya hesabından ‘‘Boğaziçi Üniversitesi’nde Kabe-i Muazzama’ya yapılan saygısızlığı gerçekleştiren 4 LGBT sapkını gözaltına alındı’’ şeklinde paylaşım yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yoktu. Öğrenciler ‘‘İnsanlığın mukaddes değerlerine yönelik hiçbir saldırıyı ve aşağılamayı kabul edemeyiz. Bu alçak provokasyonu şiddetle kınıyoruz. Görünen ve görünmeyen sorumlularının bir an önce ortaya çıkarılmasını bekliyoruz’’ yazan CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak’a da tepki gösterdiler.

Boğaziçi Mezunlar Girişimi: ‘‘Tutuklu öğrenciler serbest bırakılsın, demokratik rektör seçimi yapılsın’’

Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Girişimi de anti-demokratik bir yöntemle rektör atanmasına karşı yürütülen demokratik mücadeleye karşı son derece tehlikeli bir ötekileştirme ve kutuplaştırma söylemi geliştirildiğini söyledi.

Rektörün sosyal medyada sergiyi hazırlayan öğrencilere karşı geliştirdiği nefret söyleminin Boğaziçi ilkeleriyle çeliştiğini dikkat çeken Mezunlar Girişimi, tutuklanan öğrencilerin serbest bırakılmasını ve tüm bileşenlerin katılımıyla üniversitede demokratik seçim yapılmasını talep etti.

‘‘Üniversite, her türlü görüşün, sözel ya da sembolik olarak, özgürce ifade edilebildiği yerdir aksi takdirde üniversite olmaz’’

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği de bir açıklama yayınlayarak hukuksuz tutuklamalara son verilmesini istedi.

Açıklamada ‘‘29 Ocak Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen bir sergi etkinliği sonrasında beş öğrenci özel güvenlik görevlileri ve sivil polisler tarafından gözaltına alındı. Kulüp odaları, herhangi bir kulüp üyesine ve kulüp danışman hocalarına haber verilmeden polis tarafından basılarak usulsüzce arandı. Bugün ise, dün gözaltına alınan beş öğrenciden biri serbest bırakılırken iki öğrenci hakkında ev hapsi ve iki öğrenci hakkında da tutuklama kararları verildi. Üniversite, tanım itibarı ile, her türlü görüşün, sözel ya da sembolik olarak, özgürce ifade edilebildiği yerdir. Aksi takdirde üniversite olmaz. Bu hukuksuz tutuklamalara bir an önce son verilmesi gerektiğine inanıyor, öğrencilerimizin yanında olduğumuzu beyan ediyoruz’’ ifadelerine yer verildi. (VOA/Türkçe))

Üye Ol



Üye Girişi