CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi yaygınlaşıyor

 

2015 yılından beri CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu Sekretaryasını yürüten Türk Kadınlar Birliği, CEDAW Sözleşmesi ile ve Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi'nin toplum tarafından benimsenmesi ve uygulanmasının sağlanması için çalışma yürütüyor.

26.09.2018
Yazı Boyutu:  
Eşit, özgür ve şiddetsiz bir dünya yaratılması umuduyla,  bir araya gelen ve bu amaç doğrultusunda 94 yıldır mücadele eden ülkenin en yaygın kadın örgütlenmesi Türk Kadınlar Birliği (TKB) 1986 yılında yürürlüğe giren , Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan ve 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe giren  İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin tüm toplum katmanlarınca benimsenmesi için hazırladığı üç yıllık eylem plan taslağını Ankara'da STK temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantıda tartışmaya açtı.


Toplantıya ev sahipliği yapan TKB Başkanı Sema Kendirci Uğurman, (Sağda) CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye'de tanınması, öğrenilmesi ve kullanılması için, anlatmayı ve yaygınlaştırmayı görev edindiklerini söyledi.

 22 Eylül'de Ankara'da düzenlenen toplantıda, TKB'nin "CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi'nin Yaygınlaştırılması Projesi"  sivil toplum  kuruluşları, ağları ve platformlarının katılımıyla tartışmaya açılırken, projenin hayata geçirilmesine yönelik yol haritası da hazırlandı.

Üç yıllık eylem planı taslağı çerçevesinde, STK'ların öncelikle kendi üyelerine ve yerellerindeki diğer  STK'larla iletişime geçerek, onların CEDAW ve İstanbul Sözleşmesiyle ilgili farkındalıklarının arttırılması, projeye katılan STK temsilcilerinin yerellerde vali ve belediye başkanlarıyla temas kurarak eğitim yoluyla kamu personelinin, her iki sözleşme ile ilgili bilgilendirilmeleri sağlanacak.

Verilen farkındalık eğitimlerinden sonra projeye katılan STK'ların yerel baroyla işbirliği içersinde kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık içeren davalar takibe alınacak.

Eylem planı çerçevesinde, Projeye katılan STK'nca kamu kurum ve kuruluşları, bütçe, istihdam, işe alım ve işten çıkarmalar, ŞÖNİM'lerin işleyişi, sistematik olarak izlenecek ve raporlanacak.

Basına kapalı yapılan toplantının açılışında konuşan TKB Genel Başkanı Sema Kendirci Uğurman, gerek CEDAW, gerekse İstanbul Sözleşmesi'nin hem ayrımcılığın kaldırılması hem de kadına yönelik şiddetin önlenmesi için, toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayatın her alanında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladığını ve imzacı olan taraf devletlerden de bunu istediğini hatırlattı. TKB Başkanı; "Devletin yapması gerekenlerin yanı sıra kadın sivil toplum örgütleri olarak, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve şiddetin önlenmesindeki en önemli güvence olarak gördüğümüz bu sözleşmelerin, ülkemizde tanınması, öğrenilmesi ve kullanılması için, anlatmayı ve yaygınlaştırmayı görev edindik ve çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırdık" dedi. (Kazete)


Üye Ol



Üye Girişi