'Cennet annelerin ayakları altında ama anneler de erkeklerin ayakları altında'

 

Sinema sanatçısı İlyas Salman, çocukları ölüm orucunda ve açlık grevinde olan annelerle ilgili olarak, “İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır" dedi.

25.05.2019
Yazı Boyutu:  
Türk sinemasının bir döneme damgasını vuran usta oyuncularından İlyas Salman, gündeme dair açıklamalar yaptı. Açlık grevleriyle ilgili konuşan İlyas Salman, 7 bin insanın hayatının 23 Haziran'da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden   çok daha önemli olduğunu söyledi.



"İKTİDAR 23 HAZİRAN SEÇİMLERİNİ DE İPTAL ETTİRMEK İÇİN YENİ MANEVRA YAPABİLİR"

ANF’den Rojda Oğuz’a konuşan sanatçı İlyas Salman, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesiyle ilgili olarak, “Ankara, Türkiye’nin başkenti ama ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda asıl başkent İstanbul. Burada rant ve para var. Türkiye’nin parasının yüzde 80’inin elinde bulunduruyor. Onun için İstanbul’u kaybetmek, iktidarı kaybetmek demekti. 13-15 bin oyla kaybetti. Kendisi iki ay önce, ‘bir oyla bile kaybetsek, sandığa saygı duyacağız’ dedi, fakat 13-15 binlik bir farkla kaybettiği seçimi iptal etti. Bu diktatörlüktür, başka hiçbir şey değildir. Belki 23 Haziran seçimlerini de tekrar iptal etmek adına yeni bir manevra yapabilir” dedi.

‘SAKLANAN DÜŞÜNCENİN KİMSEYE BİR FAYDASI YOK’ 

Ekrem İmamoğlu’nun ‘sanatçı susmayacak’ sözlerine ilişkin konuşan Salman, “Avaz avaz ses çıkarmanın; haykırmanın zamanıdır. Kavganın zamanıdır. Kavga derken, yumruklu, silahlı kavgadan söz etmiyorum. Düşüncelerin açıkla ilan edildiği, muhalefetin özgürce ayağa kalktığı, gürlediği zaman olmalı. Dünyada hiçbir şey saklanan düşünce kadar pis kokamaz. Para bile saklandığında pis kokar ama düşünce kadar kötü değildir kokusu. Saklanan düşüncenin kimseye bir faydası yoktur. Mezara götürülen düşüncenin ya da bilginin kimseye bir faydası yoktur. Her zaman açık ve net olmak zorundayız. Düşüncemizi ensemizin arkasına değil, masanın ortasına koymalıyız. Seçimler için de yardımcı olacağız” diyerek desteğini açıkladı.



AÇLIK GREVİNDEKİ TUTUKLULAR

İlyas Salman, açlık grevinde olan tutuklularla ilgili olarak, “Haklı olarak bedenlerini açlığa yatırdılar, ben sonuna kadar destekliyorum. İlk fırsatta da gidip onları ziyaret edeceğim. Umut aşılamak adına göreceğim onları. Umarım sağlıklarına bir şey olmadan kazanımlarını sağlarlar. Çünkü hak verilmez, alınır. Bugün AKP iktidarı Kürtlere ‘gelin uzlaşalım’ diyebilir. Hayır, hesaplaşmadan uzlaşma olmaz. Sen hangi istemle açlık grevine girdiyse onu karşılayacaksın ondan sonra ‘gelin uzlaşalım’ diyeceksin” diyerek tepki gösterdi.

"CENNET ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR AMA.."

Açlık grevindeki ve ölüm orucundaki tutukluların annelerinin polis tarafından şiddet maruz kalmasını da eleştiren İlyas Salman görüntülerini izlediğini belirterek şunları söyledi:

“İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor. Son ve keskin bir cümle ile yineleyeceğim; cennet anaların ayakları altındadır ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır. Bu baskılar, bu şiddet, bütün bunların hepsi korkunun ürünü, başka bir şey değildir. Ben 7 bin insana acımıyorum. O kahramanların ellerinden, gözlerinden öpüyorum. Umarım başaracaklar.”



‘DUYARLI DEĞİLİZ’

“Çok zayıfız bu konuda. Duyarlı değiliz. Kars’ta bir kedinin öldüğünü duyup da İstanbul’da yas tutmayan insan bu ülkenin insanı değildir. Açlık grevine yatan 7 bin insan, önemli, hatta devasa görülecek bir eylem içerisine girdi. Sonu, iyi olacak diye görüyorum” ifadeleriyle muhalefetin açlık grevlerine karşı tutumunu eleştiren Salman sözlerini, “Onlar kazanacaklar. Hiç yılmasınlar. ‘Senin karnın tok, tabi ki rahat olacaksın’ diyebilirsiniz. Hayır benim karnım tok değil. Ben doyasıya yemiyorum, yiyemiyorum, o insan aç, eylem içerisindeyken. İnsan denen varlık, tepesine çıkamayacağın kadar yüksek, dibine inemeyeceğin kadar da alçaktır. Önemli olan tepesine çıkıp taç olmak ya da ayağının dibinde kurak toprak olmak değildir; onunla lisan-ı hal ile bir yerde buluşabilmektir. 7 bin insan açlıkla, ölümle pençeleşiyor ve sen Suriye meselesini, seçim sorunlarını gündeme getiriyorsun. Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı” diyerek bitirdi.

Üye Ol



Üye Girişi