CHP'li belediyede kadın güvenlik görevlisi 'devriye atmaması' yüzünden işten atıldı

 

Lüleburgaz Belediyesi’nde uzun yıllar özel güvenlik görevlisi olarak çalışan DİSK işyeri temsilcisi Tülay Aybaş’ın sözleşmesi tazminatsız olarak tek taraflı olarak feshedildi.

08.04.2020
Yazı Boyutu:  
Lüleburgaz Belediyesi Personel Hizmetleri Anonim Şirketi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Tülay Aybaş'ın tazminatsız işten çıkarılmasına gerekçe olarak "devriye atmaması, bir ay içinde 3 gün işe gelmemesi ve nöbet tutmaması"  gösterildi. 

Lüleburgaz Belediyesi tarafından 2, 3 ve 18 Mart tarihlerinde işyerine gitmediği iddiasıyla tazminatsız işten atıldığını kaydeden Aybaş, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. 

Elinde işe gittiğine dair belgelerin olduğunu ifade eden Aybaş; “Ben o tarihlerde Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi ile Ayvalı’daki ayaklı su deposunda 08.00 ile 16.00 saatleri arasında nöbetteydim. Nöbete gittiğime dair nöbet defterinde, imza sirkülerinde imzalarım var. Elimde buna ilişkin belgeler var” dedi.

“HAK SAVUNUCUSU OLDUĞUM İÇİN…”

Aynı zamanda DİSK Güvenlik Sen’in işyeri temsilcisi olduğunu hatırlatan Aybaş, sendika temsilcisi olduğu için işten çıkarıldığını öne sürdü.

Aybaş, “Ayrıca DİSK Güvenlik Sen işyeri temsilcisi olduğum için ve 95 güvenlik personelinin hak savunucusu olduğum için nöbet noktalarında yaşanan sıkıntıların aşılmasını istediğim için Lüleburgaz Belediyesi’yle anlaşamadığımız için işten çıkarıldığımı biliyorum” diye konuştu.

“BENDEN SAVUNMA İSTENMEDİ”

Aybaş, Lüleburgaz Belediyesi’nin kendisi hakkında tutanak tuttuğu iddiasına ilişkin ise; “İşe gelmediklerini iddia ettikleri tarihlerde tutanaklar tutulduğu iddia ediliyor. Bana hiçbir tutanak tebliğ edilmedi. Benden imza alınmadı. Benden hiç kimse bu konuda savunma istemedi. Asıl hedef benim işyeri savunucusu olup doğruları söylememden ibarettir” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZÜYLE YÜKLENDİ

Evde sadece kendisinin çalıştığını ve bakması gereken kızı ve annesi olduğunu söyleyen Aybaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun koronavirüs salgını günlerinde işten çıkarmalarla ilgili söylediği sözleri hatırlattı.

Aybaş, “Başka hiçbir gelirim yok. Lüleburgaz Belediyesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun günlerdir dünyayı kasıp kavuran salgından dolayı hiçbir işçiyi işten atmayın diye yasaklamasına rağmen, kendi belediyesinin bunu yapmış olmasını kınıyorum. Böyle bir salgında bunun olmaması gerekirdi. Özellikle biz CHP’lilerin belediyesinde bu olmamalıydı. Kendi çıkardıkları yasaklara kendileri uymuyor. Kendi yaptıklarıyla çelişiyorlar” ifadelerini kullandı.

“BENİ AÇLIĞA MAHKUM ETTİLER”

İşten çıkarılmasının kabul edilir bir durum olmadığını savunan Aybaş, koronavirüs salgınının her geçen gün arttığı bugünlerde iş bulmasının zor olduğunu söyledi. Aybaş, “ Bu kabul edilir bir şey değil. Ben hakkımı, hukuk mücadelemi sonuna kadar vereceğim. Çünkü 10 yıllık bir emeğim var. Böyle bir salgın döneminde ben kirada oturuyorum. Kiramı kim karşılayacak, faturalarımı kim ödeyecek. Tazminat alamıyorum. Hatta 10 ay boyunca almam gereken işsizlik maaşını bile almamı önlemiş bulunuyorlar bana gönderdikleri yazıdaki maddede. O yüzden Lüleburgaz Belediyesi dünyada salgının olduğu böyle bir günde beni açlığa mahkum etmiştir” dedi.

Öte yandan Aybaş, KHK ile kadroya geçtiğini belirterek, işten ancak yüz kızartıcı suç işlediği takdirde çıkarılabileceğini söyledi.

BELEDİYE: “DİSİPLİN BOZUCU DAVRANIŞ İÇİNDEDİR”

Öte yandan Lüleburgaz Belediyesi yetkilileri de Aybaş’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Lüleburgaz Belediyesi’nden alınan açıklamada şu ifadeler yer aldı; “Kendi iş disiplinini bozucu davranışlar içerisindedir. Sürekli uyarılmasına rağmen, defalarca kendisinden savunma istenmesine rağmen savunma vermekten imtina etmiştir. İş Kanunu’na aykırı hareketlere devam etmiştir. Uyarılara uymamıştır. Bu nedenle Lüleburgaz Belediyesi olarak İş Kanunu’nun ilgili maddelerine göre Tülay Aybaş’ın iş akdini sona erdirdik. Yapılan iş tamamıyla kanunlar çerçevesinde yapılmıştır. Kendisi uzun süredir izleniyordu. Sürekli uyarılıyordu. Bu süreç Temmuz ve Ağustos’ta başlamış bir süreçtir. Biz Tülay Aybaş’ın düzelmesi için kendisine fırsat verdik. Ancak sonunda gerekeni yapmak zorunda kaldık. İş kanununun ilgili maddelerine baktığımızda 3 gün işe gelmemek, amirlerinin söylediklerini yerine getirmemek tazminatsız olarak iş akdinin sona erdirilmesi kararına bağlanır” (Görünüm Gazetesi)

Üye Ol



Üye Girişi