CNN Türk boykotunu delen Sevigen ve Kocasakal da sessizliğini bozdu

 

CHP'nin boykot kararına rağmen CNN Türk programlarına katıldıkları gerekçesiyle ihracı istenen CHP üyesi İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal ve eski milletvekili Mehmet Sevigen de, Avukat İrem Çiçek'ten sonra sessizliklerini bozdular.

15.02.2020
Yazı Boyutu:  
Söz konusu iki isim konuya ilişkin olarak Hürriyet'ten Rifat Başaran'a konuştu. 

Deniz Baykal'ın CHP Genel Başkanlığı döneminde en yakınında bulunan Genel Başkan Yardımcısı eski bakanlardan mehmet sevigen ile İstanbul Barosu eski başkanı CHP milletvekili aday adayı Ümit Kocasakal'ın CHP merkez yönetimi tarafından  kesin ihraç istemiyle ilgili Disiplin kuruluna sevkine karar verilmesinden sonra Başaran'a yaptıkları açıklama söyle:

'Ekranda Atatürk'ü savundum'

Mehmet Sevigen: Yasak koydukları televizyon kanalına çıkmadım. İki aydır da ekranlara çıkmıyorum. Ama iki ay önce AHaber, Akit TV, Ulusal Kanal, Cem TV’ye çıktım. Benim çıktığım kanallarda yasak yok. CNN Türk dışında yasak koymadılar, nasıl oldu anlamıyorum. Bu kanallarda düşüncelerimi aktardım. Parti ile ilgili en küçük eleştirim olmadı. Sadece partiyi ve Atatürk’ü savunmak için çıktım. Üstelik Kemal Kılıçdaroğlu, sağ seçmene ulaşmanın öneminden sürekli söz eder. FETÖ’nün darbe girişimi sırasında CNN Türk basıldı. Yani gazi bir televizyon. O açıdan da bu yasak doğru değil. Ben partinin ikinci kurucu bakanıyım. 12 Eylül’den sonra biz geldik kurduk. Onlar ne hizmet etti ki beni disipline veriyorlar? Toptan gitmemizi istiyorlarsa bahane bulmaya gerek yok.

"Benim ifadem kutsaldır"

Ümit Kocasakal: Her şeyden önce benim CHP üyeliğim kütüğe yapılan kayıtla, rozetle sınırlandırılamaz. Gerekçelerde haklılık payı bulunsa da alınan boykot kararını doğru, tutarlı, partinin ilkelerine uygun bulmuyorum. Bunlar bir yana, boykot kararında deniyor ki ‘Tıpış tıpış oturacaksınız’. Bu partide biat kültürü, emir komuta zinciri olmaz; bizim partimize yakışmaz. Hayatım boyunca ifade özgürlüğünün değerine inanmış bir kişi olarak, kendi ifade özgürlüğümü de kutsal sayar, üzerine titrerim. Benim hangi ifade özgürlüğümü ve onun bir parçası olan eleştiri hürriyetimi, ne zaman, nerede, nasıl kullanacağımı kimse belirleyemez. Bu husus benim dokunulmaz bir kişilik alanımdır. Parti yöneticilerinin kendileri bakımından bir katılmama kararı almasını ve uygulamasını saygı ve anlayışla karşılarım. Ancak tüm üyeleri, dolayısıyla şahsımı kapsayacak şekilde böyle bir yasaklamayı kabullenmem mümkün değildir. Kaldı ki, şahsıma bu şekilde getirilen bu yasak sadece bana değil, hitap ettiğim izleyicinin, halkın da bilgilenme hakkını sınırlamaktadır. Bu kanallara CHP üyesi olduğum için değil akademik, hukukçu, baro başkanı kimliğiyle davet ediliyorum.


Üye Ol



Üye Girişi