Çoklu Baro'ya karşı Baroların mücadelesi sürüyor

 

Çoklu baro ve baroların seçim sistemine yönelik olarak Avukatlık Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliklere ilişkin avukatların mücadelesi sürüyor.

08.07.2020
Yazı Boyutu:  
TBMM'de Komisyon görüşmeleri boyunca gece gündüz TBMM önünde beklemelerine rağmen çalışmalara alınmayan baro başkanlarının kentlerine dönmesinin ardından eylemler bu kez tüm Türkiye’ye yayıldı.

O kentlerden biri olan İzmir’de de akşam saatlerinde İzmir Barosu’nun daveti üzerine toplanan çok sayıda avukatın katılımı ile Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkez önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

CUMHURBAŞKANI’NDAN BİR AY ÖNCE RANDEVU İSTEDİK

Aylardır kapalı kapılar ardında, Adalet Bakanı’nın, TBB’nin bile bilmediği bir kanun teklifinin çalışmalarının yapıldığını ve buna baro başkanlarının dahil edilmediğini ifade eden Av. Özkan Yücel, baro başkanlarının görüşmek istemedikleri şeklindeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Av. Özkan Yücel, “Yaklaşık bir ay önceden beri cumhurbaşkanından randevu almak için baro başkanlarımız uğraştı. Verilmedi randevu. Sonra ne yaptık?  Barolar Birliği’ne dedik ki komisyondaki Barolar Birliği temsilcisinin yerine baro başkanlarını temsilci olarak görevlendir. Hiç değilse bu şekilde komisyona derdimizi anlatabilelim. TBB Yönetim Kurulu oy çokluğu ile bunu reddetti. Sonra döndük Birlik Başkanı’na dedik ki, ‘madem baro başkanlarının katılmasını istemiyorsun ve hala Birliğin başında oturmaya devam ediyorsun, görevinin gereğini yerine getir, git komisyonda görev ifa et, bizzat komisyonda bulun ve orada bütün bu söylenenlere, 19 Mayıs ve 1 Haziran’da 80 baro başkanının karşı çıktığı şekilde çoklu baroya karşıyız bu düzenlemenin geri çekilmesini istiyoruz de’ dedik, bunu da gerçekleştirmedi” dedi. Komisyon Başkanlığı’na da baro başkanlarının imzası ile toplantıya katılmak istediklerine dair dilekçe gönderdiklerini ancak bunun da kabul edilmediğini söyleyen Av. Özkan Yücel, “sonra hala halkın karşısına çıkıp şunu söyleyebiliyorlar: Biz çağırdık, gelmediler. Ayıptır. Bulunduğunuz makamdan, yaptığınız görevden yürüttüğünüz sorumluluktan utanın, yalan söylemeyi bırakın” dedi.

MARJİNAL OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Tasarıyı savunanların baroların marjinalleştiği yönündeki söylemlerine de değinen İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, “Nedir marjinalleşmek? Kazdağları'na sahip çıkmak mı? Devam edeceğiz. Kadın cinayetlerine karşı çıkmak, kadınlar öldürülmesin demek, kadınlar yaşamak istiyorum feryatları ile yaşama tutunmak için çaba gösterirken katledilmesinler istiyorsak bu mudur marjinalleşmek? Öyleyse marjinalleşmeye devam edeceğiz. Bundan sonra daha çok kadın cinayetleri olmasın diye, bu ülkede kadınlar ölmesin diye barolar mücadele etmeye devam edecek. Nedir marjinalleşmek dediğiniz şey? Altına imza attığınız uluslararası bir sözleşmenin altındaki imzanızı inkar etmenize izin vermiyor olmamız mı? İstanbul Sözleşmesi uygulansın, İstanbul Sözleşmesi’ndeki bütün tedbirler hayata geçirilsin diyor olmamız mı sizin için marjinalleşme? Eğer böyle düşünüyorsanız emin olabilirsiniz aynı marjinallikle devam edeceğiz. Nedir marjinalleşme dediğiniz şey? Ensar Vakfı’nda çocuklar istismara uğrarken sorumlular cezalandırılsın demek midir marjinalleşme dediğiniz şey? Bu ülkedeki her çocuk, her çocuğumuz özgür biçimde, istismardan korunacak biçimde, devlet kendi görevini yerine getirecek biçimde, özgür bir gelecek için yaşamaya hak kazandığı anda mücadelemiz bitecek. O ana kadar biz marjinalleşme dediğiniz bu tutumu devam ettirmeye kararlıyız. Nedir marjinalleşme dediğiniz şey? Seçilmişleri ucube gerekçelerle görevden alıp, yerine yine aynı ucube uygulamayla kayyumlar atıyor olmanıza karşı çıkıyor olmamız mı? Karşı çıkmaya devam edeceğiz. Milletvekillerini cezaevlerine sokup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamamak, yargıya cezaevlerindeki tutuklamaların devamı için talimat vermenize karşı çıkıyor olmamız mı marjinalleşmek? Marjinalleşmeye devam edeceğiz. Çünkü bir rehberimiz var. Biz mağdurun kimliğine değil, mağduriyetin kendisine odaklanıyoruz. Biz yönümüzü evrensel hukuk ilkelerinden alıyoruz. Biz insan haklarına dayalı özgür bir ülke istiyoruz, özgür bir ülke arıyoruz. Bunun için söylediklerimiz canınızı yakıyorsa, bunun için söylediklerimizi kabullenemiyorsanız söylediklerimizin haklılığından, söylediklerimizin doğruluğundan, söylediklerimize verecek cevabınızın bulunmamasındandır” dedi.

Teklifin yangından mal kaçırır gibi komisyondan geçirildiğini ifade eden Av. Özkan Yücel, “görüşmeleri bir gün uzatıp baro başkanlarını dinleyebilirlerdi. Ama kendi milletvekillerine bile gerçeği söyleyemedikleri için bizim orada konuşmamızı istemediler dedi.

SAVUNULACAK BİR TARAFI YOK

Teklifin içinde savunabilecekleri hiçbir şey olmadığını dile getiren Av. Özkan Yücel, “adliyelerdeki baro odalarını 1, 2, 3 numaralı barolar arasında paylaştıracaklarmış. Ne kadar habersizler yaşadıklarımızın farkında mısınız? O kadar çok odamız var ki her adliyede onları kime paylaştıracakları konusunda bir türlü karar veremediler. Biz adliyelerde yaşam savaşı veriyoruz. Bu düzenlemenin içinde, baroların adliyelerin yönetiminde temsil edilmesine ilişkin neden herhangi bir düzenleme yok? Neden baroları etkin kılacak düzenlemeler söz konusu değil? İşçi avukatlar var, ofisini kapatanlar var. Aylardır bu arkadaşlarımıza destek olunması için çağrı üstüne çağrı yapıyoruz, yazı üstüne yazı yazıyoruz. Hiçbirine yanıt vermiyorlar. Hiçbirine karşılık alamıyoruz. Sonra da avukatların yaşadıkları sorunları baroların seçim sistemini değiştirerek, delege yapısını değiştirerek çözeceklerini iddia ediyorlar” dedi.

“Biz gerçek niyetinizi biliyoruz” diyen Av. Özkan Yücel sözlerini “Barolar ak olsun istediniz, siyasete bağlansın istediniz, iktidarın baroları olsun istediniz. Ses çıkarmayalım, suskun kalalım, biat edelim istediniz, başaramadınız. Derdiniz bu. Bu yüzden barolara sürekli saldırıyorsunuz, bu yüzden baroları parçalamak, baroları ele geçirmek konusundaki gayretiniz. Ama biz izin vermeyeceğiz. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz, asla teslim olmayacağız, asla biat etmeyeceğiz. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

Basın açıklamasının ardından Baro binasına dönmek isteyen avukatlara ise polis uzun süre engel oldu. Uzun görüşmelerin sonunda avukatlar gruplar halinde baro binasına ulaştılar.

İzmir Barosu 8 Temmuz akşamı saat 19.30'da Gündoğdu Meydanı’nda bir oturma eylemi gerçekleştirdi. (Fotoğraf: İzmir Barosu)

Üye Ol



Üye Girişi