Cumartesi Anneleri: Hiçbir anne evlat acısı yaşamasın

 

Anneler Günü öncesi Cumartesi Anneleri, ‘Kutuplaştırıcı siyasetin anneliği de makbul ve sözde olarak ayrıştırdığı bir iklimde hiçbir anneye evlat acısı yaşatılmaması temennisinde bulunuyoruz’ dedi.

09.05.2020
Yazı Boyutu:  
Cumartesi Anneleri, 789’uncu hafta basın açıklamalarını koronavirüs salgını önlemleri sebebiyle sosyal medya hesaplarından canlı olarak gerçekleştirdi. Cumartesi Anneleri, bu haftaki açıklamalarında, 1992’de kaybedilen Üniversite Öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün akıbetlerini sordu. Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj da paylaşan Cumartesi Anneleri, “Kutuplaştırıcı siyasetin anneliği de ‘makbul’ ve ‘sözde’ olarak ayrıştırdığı bir iklimde hiçbir anneye evlat acısı yaşatılmaması temennisinde bulunuyoruz” dedi. 

‘ANNELER AĞLAMASIN, ÇOCUKLAR ANNESİZ KALMASIN’

Açıklamada ilk olarak Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe konuştu. “Çocuklarımız nerede, onları katledenler kim?” diyen Tepe, bu soruları sormaktan ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Anneler günü olduğunu hatırlatan Tepe, şöyle devam etti: “Anneler için en güzel şey, çocuklarının acılarını görmemeleri. Anneler ağlamasın. Hiçbir annenin evladı ölmesin. Anneler Günü’nde çocuklarımızın bize bir çiçek getirmesini isterdik.”

SORUMLULAR YARGILANMADAN HUZURA KAVUŞMAYACAĞIZ

Hüsamettin Yaman’ın ağabeyi Feyyaz Yaman, kardeşi ve Soner Gül’ün kaybedilme hikayesini hatırlatarak, Ayhan Çarkın’ın ifadelerine rağmen, açtıkları davalarda hâlâ bir sonuç alınamadığını belirtti. Yaman, şunları söyledi: “Hüsamettin kaybedildiğinde 22 yaşındaydı. Başvurduğumuz hukuki merciler ve devlet yetkilileri ‘Haberleri olmadığını’ tekrarlayıp durdular. Biz de tam 28 yıldır sormaya devam ediyoruz. Ayhan Çarkın’dan, Reşat Altay’dan, Mehmet Eymür’den, Mehmet Ağar’dan, dönemin tüm sorumluları bu adaletsizliğin ve hukuksuzluğun sorumlusudur. Sorumlular yargılanmadan huzura kavuşmayacağız.”

Galatasaray Meydanı’nın yasaklanması ve bugün salgın nedeniyle evlere kapanmak zorunda olmalarının adalet mücadelesini engelleyemeyeceğini vurgulana Feyyaz Yaman, dayanışmayı büyüten herkese teşekkür etti.

‘HİÇBİR ANNEYE EVLAT ACISI YAŞATILMASIN’

Haftanın açıklamasını Nur Sürer okudu. Anneler Günü’nü hatırlatan Nur Sürer, “Kutuplaştırıcı siyasetin anneliği de ‘makbul’ ve ‘sözde’ olarak ayrıştırdığı bir iklimde hiçbir anneye evlat acısı yaşatılmaması temennisinde bulunuyoruz” dedi. İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğrencisi Hüsamettin Yaman ile Soner Gül’ün gözaltına alınarak kaybedildiğini hatırlatan Sürer, adaletsizliğin 28 yıldır sürdüğünü, dosyanın cezasız bırakıldığını söyledi.

‘ZORLA KAYBETME BİR SUÇTUR’

Yetkililere seslenen Sürer sözlerine şöyle devam etti: “Zorla kaybetme süreklilik taşıyan bir suçtur ve kaybedilenin akıbeti ve yeri kesin bir şekilde saptanana kadar devam eder. Devletler, zorla kaybedilen kişilerin akıbetini ve yerini saptamak, sorumluları belirlemek ve yargılamak zorundadır. 789. haftamızda bir kez daha adli ve siyasi makamlara sesleniyoruz: Hukukun evrensel ilkelerini, temel insani değerleri çiğnemekten vazgeçin; Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün akıbetlerini saptama, sorumlularını cezalandırma görevinizi yerine getirin. Hüsamettin Yaman ve Soner Gül için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.” 

Üye Ol



Üye Girişi