Davalı kocaya 'senden tiksiniyorum' diyen kadına tazminat yok

 

Yargıtay hukuk Genel Kurulu, kocasına 'senden tiksiniyorum' diyen kadını kusurlu bulurken, maddi ve manevi tazminat talebini reddetti.

09.10.2019
Yazı Boyutu:  
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşine 'Senden tiksiniyorum' diyen kadını kusurlu buldu. Yüksek mahkeme,  eşine 'köpek, şerefsiz, çingene, mahalle karısı, kültürsüz, seviyesiz' ifadelerini kullanan kocaya ise nafaka ödemesi gerektiğine hükmetti.

Bursa'da her hafta sonu alkol alan kocasının kendisine ve çocuklarına hakaret ettiğini, kızgınlık anında eşyalara zarar verdiğini öne süren Ş.A., Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı.

Davacı kadın, kocası N.A.'nın, 'köpek, şerefsiz, çingene, mahalle karısı, kültürsüz, seviyesiz' şeklinde  sözler söyleyerek devamlı aşağıladığını, küfürlü sözler sarf ettiğini, sık sık alkol alıp evdeki eşyalara zarar verdiğini dile getirdi.

Davalı koca da davacı eşinin 'Senden tiksiniyorum' dediğini öne sürdü. Mahkeme, davacı kadının maddi ve manevi tazminat talebini geri çevirirken, davalı kocayı nafaka ödemeye mahkum etti.

Karar temyiz edildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalının, davacıya göre baskın kusurlu olduğunun kabulü gerektiğine hükmedip kararı bozdu. Mahkeme ilk kararında direnince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

'DAVALI ERKEK, KADINA NAZARAN DAHA FAZLA KUSURLU'

Davalı N.A.'nın, eşine ağır sözlerle hakaret ettiği, sık sık alkol aldığı, alkol aldığında sehpayı duvara vurmak, televizyonu kırmak gibi eylemlerde bulunarak evdeki eşyalara zarar verdiği hatırlatıldı.

Kararda şöyle denildi:

''Davacı kadının boşanmaya sebebiyet veren kusurlu eylemleri değerlendirildiğinde ise eşinin ameliyat olduğu bir süreçte onunla yeterince ilgilenmediği, kızdığında çocuklarına karşı 'eşeğoğlu eşek' sözleriyle bağırdığı ortadadır. Davacı kadın da eşi için 'senden tiksiniyorum' demiştir. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı kadının kusuru bulunmakla birlikte davalı erkeğin kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, tarafların birinin kusurunu diğerinden baskın kabul etmek mümkün olmamıştır. 

Evlilik birliğinin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu, buna bağlı olarak mahkemece davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu sebeple direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca, boşanmaya yol açan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı kadının talep ettiği maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünde direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeplerle direnme kararı oy çokluğu ile bozulmuştur.'' (DHA)

Üye Ol



Üye Girişi