DİSK'den 8 Mart'a özel Kadın Emeği Raporu

 

DİSK Genel-İş Sendikası'nın bugün açıkladığı raporda kadın işsizleri sayısının 3 milyona yaklaştığı, çocuk gelin ve çocuk anne sayısının hızla arttığı , yoksulluğun ençok kadınları etkilediği, günde en az 4 kadının şiddete maruz kaldığı ifade edildi.

06.03.2018
Yazı Boyutu:  

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne atfen her yıl kadın işçilerin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlarını görünür kılmak amacıyla Kadın Emeği Raporu hazırlıyor. Genel-İş’in emek araştırmalarının bu yılki sonuçlarına göre, Türkiye’de her 10 kadından sadece üçünün çalıştığına dikkat çekildi.

Kadın işsizleri sayısının 3 milyona yaklaştığı, çocuk gelin ve çocuk anne sayısının hızla arttığ , yoksulluğun ençok kadınları etkilediği  vurgulanan rapor aynen şöyle:

 
Ø 22017’DE KADINLARIN DURUMU
 
2017’de de kadınlar hayatın her alanında eşitsizlik, ayrımcılık, şiddet, cinsel istismara maruz kaldı. Türkiye nüfusunun %49,8’ini[1]oluşturan kadınların, toplumsal eşitsizliklerin etkisiyle siyasetten hukuka, eğitimden sağlığa kadar hayatın her alanında hakları kısıtlandı.
 
ü  Ç* Çocuk Gelin ve Çocuk Anne Sayısı Arttı: Kız çocuklarının eğitim ve yaşam haklarından mahrum bırakılarak evlenmeye ve anne olmaya zorlanması, çocuk gelin ve çocuk anne gerçeğini giderek büyütmektedir.Türkiye’de resmi rakamlara göre her 10 kadından en az 3’ü 18 yaşının altında evlendirildi.[2] 17 bine yakın kız çocuğu doğum yaptı. Doğum yapan kız çocuklarının 234’üise maalesef 15 yaşın altında.[3]Bu çocukların büyük bir kısmı çocuk gelin olmakla birlikte çocuk istismarları sonucu da doğum yapmak zorunda kalan kız çocukları olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çocuk gelinlerde ve çocuk annelerde resmi rakamların yanı sıra kayıtlara geçirilmeyen ve hakkında yasal işlem yapılmayan çocuk gelinler ve çocuk anneler de göz önünde bulunduğunda hiç kuşkusuz bu sayı daha da artacaktır.
* Her Gün En Az 4 Kadın Şiddete Maruz Kaldı: Kadına yönelik şiddet hayatın her alanında kadınların karşısına çıkmaya devam ediyor. Kadınlar aile içinde, sokaklarda, toplu taşıma araçlarında ya da işyerlerinde tanıdıkları veya tanımadıkları erkekler tarafından hemen her gün şiddete maruz kalıyor. 2017 yılında en az 286 kadın ve kız çocuğu öldürüldü. 101 kadın tecavüze, 248 kadın tacize, 377 kız çocuğuna cinsel istismara ve 418 kadına şiddete maruz kaldı.[4]Kayıtlı rakamlara göre her gün en az 4 kadın şiddete uğradı.
 

 
*Yoksulluk En Çok Kadınları Etkiliyor: Türkiye’de yoksulluktan en çok kadınlar etkileniyor. Türkiye’de resmi rakamlara göre 16 milyondan fazla yoksul var ve nüfusuna göre yoksulluk oranı yüzde 21,2’dir. Kadınların yoksulluk oranı ise 21,6’dır. Yani her 10 kadından 2’si yoksuldur.[5]
 
* Türkiye Cinsiyet Eşitliğinde Son Sıralarda: Küresel ölçekte yapılan toplumsal cinsiyet araştırmaları, Türkiye’de kadınların çalışma hayatından kaynaklanan sorunlarının temelinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayandığını ortaya koyuyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017 yılında hazırladığı Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi sonuçlarına göre; Türkiye 145 ülke içinde 131. sırada yer almaktadır. Aynı araştırmada, çalışma hayatındaki kadınların durumunu ortaya koyan “ekonomik katılım ve fırsat eşitliği” göstergesine baktığımızda da Türkiye 144 ülke içinde 128. sıradadır. Eğitime ulaşım fırsatlarında, siyasete katılımda, ekonomik katılım ve fırsatlarda 144 ülke içerisinde sonlardadır.[6]
 
* Kadınlar Kendini Güvende Hissetmiyor: Kadına yönelik saldırıların artmasına karşın gerekli yasal ve koruyucu önlemlerin alınmaması nedeniyle kadınlar kendilerine güvensiz hissediyor.Her 10 kadından 4’ü kendisini güvende hissetmiyor. [7]
   
Ø  KADIN EMEĞİNDEKİ DURUM
 
Kadınların İşgücüne Katılma Oranları Düşük, İstihdama Katılımları Yetersiz…
Kadınların işgücüne katılma oranı, 2017 yılı Kasım ayında bir önceki yılın Kasım ayına göre1,1 puan artarak yüzde 33,8’e yükselmiştir.[8]Ancak bu artışa rağmen, Türkiye’de kadınların işgücüne katılma düzeyi, OECD ve AB’ye üye ülke ortalamalarının çok altındadır. Yıllık verilere göre 2016 yılında kadınların işgücüne katılma oranı Türkiye’de yüzde 32,5 iken OECD üye ülke ortalamalarında yüzde 51,9, AB üye ülke ortalamalarında yüzde 46’dır.

OECD, AB ve Türkiye’de Kadınların İşgücüne Katılma Oranları.[9]

Kaynak: OECD, EUROSTAT, TÜİK. (2017). İşgücüne katılma oranları yıllık sonuçlar
 
* Her 10 Kadından Yalnızca 3’ü Çalışıyor!
 
Kadınların istihdama katılım oranı,2017 yılı Kasım ayında bir önceki yılın Kasım ayına göre 1,8 puan artarak yüzde 29,3’e çıkmıştır.[10] Yıllık bazda bakıldığında ise artış oranı daha azdır. 2015 yılında kadınların istihdama katılım oranı yüzde 30,2 iken, 2016 yılında sadece 0,4 puan artarak 30,6’ya yükselmiştir. Bunda kadınların istihdama katılımına yönelik politikaların yeterli olmamasının yanı sıra kadınlara atfedilen toplumsal rollerin de önemli bir etkisi vardır. Örneğin 11 milyondan fazla kadın ev işleri nedeniyle çalışma hayatına katılamadığını belirtmiştir.[11]
 
Türkiye’de kadın istihdamı da OECD ve AB üye ülke ortalamalarının altındadır. Yıllık verilere göre 2016 yılında kadınların istihdama katılım oranı OECD üye ülke ortalamalarında yüzde 44,4, AB üye ülke ortalamalarında yüzde 45,9’dur.
 
OECD, AB ve Türkiye’de Kadınların İstihdam Edilme Oranları:

Kaynak: OECD, EUROSTAT, TÜİK. (2017). İstihdamoranları yıllık sonuçları.
 
İstihdam edilen kadınların işteki durumuna bakıldığında ise; ücretli, maaşlı veya yevmiyeli olarak çalışan kadınların sayısı artarken, kendi hesabına ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların sayısı düşmüştür.  Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli olarak çalışan kadın oranı 2014 yılında yüzde 60 iken, 2016 yılında yüzde 63’e, 2017 yılı Kasım ayında ise yüzde 65,2’e yükselmiştir. Ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların oranı ise 2014 yılında yüzde 29,4 iken, 2016 yılında yüzde 26,3’e gerilemiş, 2017 yılı Kasım ayında ise yüzde 24 olmuştur.
 
İstihdam Edilen Kadınların İşteki Durumlarına Göre Dağılımı:
 
Kaynak: TÜİK.(2017). İşgücü istatistikleri yıllık sonuçlarından yararlanarak Araştırma Dairesi tarafından hesaplanmıştır.
 
Kadınların Yarıya Yakını Kayıt Dışı Çalıştırılıyor!
Kadınlar istihdam içerisinde yeterince yer almamakla birlikte çalışma hayatında karşı karşıya kaldıkları en önemli sorun kayıt dışı çalıştırılmalarıdır. 2017 yılı Kasım ayı verilerine göre istihdam edilen kadınların yüzde 43’ü kayıt dışıdır. Ücretsiz aile işçisi her 10 kadından 9’u, kendi hesabına çalışan her 10 kadından 7’si, ücretli maaşlı veya yevmiyeli çalışan her 10 kadından 2’si kayıt dışı çalıştırılmaktadır. [12] Bu durum kadınların çalışma hayatında daha güvencesiz olmalarının yanı sıra en temel sağlık, emeklilik gibi haklardan mahrum kalmalarına neden olmaktadır.

Tablo.4. Kayıt Dışı Kadın İstihdamı
Bin Kişi
İstihdam Edilen Kadınların Toplamı
Kayıtlı İstihdam Edilen Kadınlar
Kayıt Dışı İstihdam Edilen Kadınlar
Kayıt Dışı İstihdam Oranı
2014
7.688
3.964
3.724
48,4
2015
8.058
4.347
3.711
46,0
2016
8.314
4.636
3.678
44,2
2017/11
8.905
5.064
3.841
43,13











Kaynak: TÜİK.(2017). İşgücü İstatistikleri
 
*Geniş Tanımlı Kadın İşsizliği 3 Milyona Yaklaştı ![13]
İşsizlikten en çok kadınlar etkilenmekte ve işsizlik yıldan yıla artmaktadır. 2014 yılında yüzde 11,9 olan kadın işsizlik oranı, 2016 yılı sonunda yüzde 13,7’ye çıkmış,2017 yılı Kasım ayında ise yüzde 13,4 olmuştur. OECD ve AB ülkelerinde ise kadın işsizliği düşme eğilimindedir.  OECD’ye üye ülkelerde kadın işsizliği ortalaması 2014 yılında yüzde 7,4 iken, 2016 yılında yüzde 6,4’e gerilemiştir. AB’ye üye ülkeler ortalamasında ise kadın işsizliği yüzde 10,3’ten yüzde 8,8’e gerilemiştir. 2014 yılında 2 milyon 788 bin olan geniş tanımlı kadın işsizliği 2016 yılında 2 milyon 959 bine, 2017 yılı Kasım ayında 2 milyon 896 bine ulaşarak yüzde 24,5 olmuştur.

İşsizlikten En Çok Genç Kadınlar Etkileniyor!
Ülkemizde genç kadın işsizliği OECD ve AB üye ülke ortalamalarının yaklaşık 2 katıdır. 2014 yılında yüzde 20 olan genç kadın işsizliği, 2016 yılında yüzde 23,5’e, 2017 yılı Kasım ayında ise yüzde 25’e çıkmıştır. 2014 yılında yüzde 36,1 olan geniş tanımlı kadın işsizliği 2016 yılında yüzde 36,4,  2017 yılı Kasım ayında ise 760 binle yüzde 35,8 olmuştur. Türkiye’de olduğu gibi OECD ülkelerinde de genç kadın işsizliği artarken, AB ülkelerinde düşmektedir. OECD’ye üye ülke ortalamalarındagenç kadın işsizliği 2014 yılında yüzde 13,6 iken, 2016 yılında yüzde 17,9’a çıkmıştır. AB’ye üye ülke ortalamalarında ise 2014 yılında yüzde 21,4 olan genç kadın işsizliği, 2016 yılında yüzde 12,5’a gerilemiştir.

Tablo.6. 15-24 Yaş Arası Genç Kadın İşsizliği

Kaynak: OECD, EUROSTAT, TÜİK. (2017). İşsizlikoranları yıllık sonuçlarından yararlanarak Araştırma Dairesi tarafından hesaplanmıştır.
 
Üniversite Mezunu Kadın İşsizliği, OECD ve AB Üye Ülke Ortalamalarının 4 Katına Ulaştı!
Kadınlar için işsizlik yükseköğrenim mezunu olma durumunda da çok fazla değişmiyor. Yükseköğrenim mezunu kadınların işsizlik oranı 2016 yılı için yüzde 16,9 olarak gerçekleşti. Ancak bu oran AB ve OECD’ye üye ülke ortalamalarının oldukça üstündedir. OECD’ye üye ülke ortalamalarında yükseköğrenim mezunu kadın işsizliği yüzde 4,9 iken, AB’ye üye ülke ortalamalarında yükseköğrenim mezunu kadın işsizliği yüzde 5,6’dır.

 Tablo.7. Yükseköğretim Mezunu Kadın İşsizliği

Kaynak: OECD, EUROSTAT, TÜİK. (2016).İşsizlik oranları yıllık sonuçları.
 
1 Milyondan Fazla Kadın Haftalık 45 Saatten Fazla Çalıştırılıyor!
Kadınlar, haftalık yasal 45 saat olan çalışma süresinin çok üzerine çalıştırılıyor. 2017 Kasım ayı verilerine göre 3 milyon 99bin kadın yani kadın çalışanların yüzde 34’ü haftalık 45 saatin üzerinde çalıştırılıyor.1 milyon 26 bin kadın ise haftalık 45 saattin üzerindevekayıt dışı çalıştırılıyor. [14]
Bununla birlikte çalışma sürelerini ayrıntılı incelediğimizde ise kayıt dışı çalıştırmanın en fazla kısmi süreli çalışmada yoğunlaştığı görülmektedir. Haftalık 1-16 saat arası çalışan kadınların yüzde 87’si, haftalık 17-35 saat çalışan kadınların ise yüzde 67’sının kayıt dışı istihdam edildiği görülmektedir.

Tablo.8. Çalışma Süreleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Kayıtlılıklarına Göre Kadın İstihdamı
2017 Kasım
(Bin Kişi)
1-16 saat
17-35 saat
36-45 saat
46 saat ve üstü
İş Başında Olmayanlar[15]
Toplam
Kayıtlı
106
730
2.021
2.073
131
5.063
Kayıt Dışı
731
1.498
490
1.026
96
3.841
Kaynak: TÜİK.(2017). İşgücü istatistikleri bilgi edinme sistemi.
 
 
Kadınların Gerçek Sendikalaşma Oranı Yüzde 6!
Kadınların çalışma hayatına katılımlarının yetersiz olması, kadın istihdamının kayıt dışı ve küçük işletmelerde yoğunlaşması, toplumsal cinsiyet ayrımına dayalı rol ve sorumluluklar ile sendikalarda erkek egemen politikaların varlığı kadınların sendikalara katılımını engellemektedir.
Türkiye’de sendikal örgütlenme kadın ve erkek işçiler için yıldan yıla artış gösterse de yine de yetersizdir. 2014 Ocak ayında yüzde 4,6 olan kadınların sendikalaşma oranı, 2018 Ocak ayında yüzde 8,1’e çıkmıştır. Ancak bu oran erkek işçilerin sendikalaşması ile kıyaslanamayacak kadar azdır. Erkek işçilerin sendikalaşma oranı ise yüzde 10,6’dan yüzde 13,5’e yükselmiştir.
Kayıt dışı istihdamı da içine alarak yapılan yaptığımız hesaplamada kadın işçilerin gerçek sendikalaşma oranı yüzde 6’lara düşmektedir. [16]

Tablo.9. Cinsiyete Göre Sendikalaşma Sayı ve Oranları.
Yıllar
Ocak Ayı
Sendikalı Erkek İşçi
Sendikalı Kadın İşçi
Toplam Sendikalı İşçi
Sayı
Oran
Sayı
Oran
Sayı
Oran
2014
914.204
10,6
133.992
4,6
1.096.540  
9,4
2015
1.051.594 
11,7
185.454
5,8
1.297.464  
10,6
2016
1.195.053  
12,9
255.029
7,5
1.514.053
11,9
2017
1.214.373 
13,1
268.927
7,9
1.546.565
12,1
2018
1.336.283  
13,5
317.606  
8,1
1.714.397
12,3
Kaynak: ÇSGB bilgi edinme sisteminden edinilen bilgilerle Araştırma Dairesi tarafından hesaplanmıştır.[17]
 
 
NE İSTİYORUZ?
Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için öncelikli taleplerimiz;
  1. Kadın istihdama katılımını güçlendiren ve cinsiyet eşitliğini gözeten sosyal politika önlemleri alınmalıdır. Kadınlara özgü görülen ev içi sorumlulukların çözümü için kamu politikaları hayata geçirilmelidir. Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından ücretsiz kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılmalıdır.
  2. Kadınların çalışma hayatında insana yakışır iş, gelir ve sosyal güvencesinin olduğu çalışma koşulları yaratılmalıdır.
  3. Kadınların iş hayatında karşılaştıkları ücret eşitsizliği, terfi sürecinde ayrımcılık gibi sorunlarına karşı ayrımcı ve cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmelidir.
  4. Ücrette kesinti olmadan ebeveyn iznikadın ve erkeğin eşit bir şekilde kullanması şartıyla yeniden düzenlenmelidir.
  5. İşyerlerinde kadınlara yönelik şiddet ve tacizde kadının beyanı esas alınmalı, denetim ve ceza mekanizmaları işletilmelidir. 
  6. Sendikalar, kadınların yoğun olduğu işkollarına ve istihdam biçimlerine yönelik örgütlenme modelleri geliştirmelidir. 
  7. Sendikalı kadın işçilerin özgün sorunlarına yönelik toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı toplu sözleşmeler yapılmalıdır.


KAYNAKÇA:
[1]TÜİK. (2017). Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi. Kadın nüfusu: 40 milyon 275 bin 390
[2] TÜİK. (2016). Aile Yapısı Araştırması.
[3] TÜİK.(2016). Doğum İstatistikleri.
[4]BİANET. (2017). Erkek Şiddet Çetelesi.
[5] TÜİK. (2016).Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre hesaplanan cinsiyet bazında yoksul sayıları ve yoksulluk oranı.
[6]Dünya Ekonomik Forumu. (2017). Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi Raporu. Ss. 324-325
[7]TÜİK. (2016). Yaşam Memnuniyeti Araştırması.
[8]İşgücü, referans dönemi içinde ekonomik mal ve hizmetlerin üretimi için emek arzında bulunan çalışma çağındaki nüfusu kapsar. İşgücü, istihdamda olanlar ile işsizlerin toplamı olarak ifade edilmektedir. İşgücüne katılma oranı,işgücünün, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus içindeki oranıdır.
[9] Grafiklerde yer alan AB ortalamaları AB üyesi 28 ülkeyi kapsamaktadır.
[10]İstihdamın, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus içindeki oranıdır.
 
[11] TÜİK.(2017). İşgücü İstatistikleri. Kasım 2017 verilerine göre 11 milyon 160 bin kadın ev işleri nedeni ile işgücüne dahil olamadıklarını belirtmiştir.
[12] TÜİK.(2017). İşgücü İstatistikleri
[13]Geniş tanımlı işsizlik hesaplaması klasik dar tanım kapsamında yer alan işsizler yanında, iş bulma ümidini kaybeden işsizleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizleri, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları kapsayan alternatif işsizlik tanımıdır. Çalışma ekonomisi literatüründe kullanımı giderek artan bir hesaplama yöntemidir.(DİSK-AR)
[14]TÜİK.(2017). İşgücü istatistikleri bilgi edinme sisteminden elde edilen verilerle hesaplanmıştır.
[15]İş başına olmayanlar; istihdamda olanlardan anket döneminde işinin başında bulunmayanlar için çalışma süreleri hesaplanamamaktadır.
[16]2017 Ocak ayı kayıt dışı çalıştırılan ücretli, yevmiyeli veya maaşlı çalışan kadın sayısı 1 milyon 2 bin’dir.
[17](*)Bilinmeyen: banka, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri SGK'a devri ertelendiği için ve çalışanlar ve üyeler için toplu bildirim yapıldığından dolayı cinsiyet ayrımı yapılamamaktadır.  Bu nedenle bilinmeyen grubu hesaplamalara dahil edilmemiştir.





Üye Ol



Üye Girişi